İSTANBUL (Medyascope) – Çanakkale Bienali, 10 Ekim – 20 Kasım 2026 tarihleri arasında “Metcezir // Ebb & Flow” başlığıyla 10. edisyonunu gerçekleştirecek. Türkiye’den ve dünyadan 60’ın üzerinde sanatçının katılımıyla düzenlenecek bienal izleyicileri, su, toprak, hafıza ve dönüşüm kavramları etrafında Çanakkale’den Troya’ya uzanan yaygın bir coğrafyada çağdaş sanatla buluşturacak. Bienal’in arkasındaki Çanakkale Bienali İnisiyatifi (CABININ) ise yirminci yılında.

Çanakkale Bienali, 2008’de başlayan yolculuğunun 10. edisyonunda mühim bir eşiğe ulaşıyor. Çanakkale Bienali İnisiyatifi (CABININ), 20 yıllık kültür-sanat birikimini bu edisyonda güncel sanatsal üretimler, ülkeler arası iş birlikleri ve değişik disiplinlerden katılımlarla geleceğe içeriyor.
Bienal’in bu edisyonu, Dardanel’in ve Kale Grubu – Kale Tasarım ve Sanat Merkezi’nin ana desteği, Çanakkale İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Çanakkale Belediyesi ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi iş birliği, Troya Kazı Başkanlığı, ÇATKAV ve Troia Vakfı’nın yöresel paydaşlığı ve 1915 Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu’nun kurumsal desteğiyle hayata geçirilecek.
Kolektif kurgu, 9 ülkeden 60’ın üzerinde sanatçı
Bienal’in katılımcı ve kolektif üretime dayalı yaklaşımı 10. edisyonda da sürüyor. Deniz Erbaş, Ebru Nalan Sülün, Halil Yoleri, Loukia Thomopoulou, Seyhan Boztepe, Vince Briffa, Yasemin Ülgen ve Gu Zhenqing’den oluşan kurul aracılığıyla belirlenen sanatçı ve eserler Çanakkale Bienali’nin değişik sergi mekanlarında sanatseverlerle buluşuyor. Türkiye’nin yanı sıra Hollanda, Almanya, Güney Kore, İngiltere, Çin, Romanya, Fransa ve Belçika’dan sanatçıların katılımıyla gerçekleşecek bienalde 60’ın üzerinde sanatçı, 15 sergi ve organizasyon mekânında bir araya geliyor.
Bu edisyonda bir araya gelecek sanatçılar arasında A. Serkan Aka, Adina Mocanu, Alex Long Yuan, Andreas Treske, Annika Boll, Ayça Telgeren, Aylin Zaptçıoğlu, Burçak Bingöl, Burcu Erden, Can Altay, Canan Bozbağ, Carmen Bouyer, Derya Geylani, Dilara Akay, Ece Kibaroğlu, Eda Çekil, Edward Burtynsky & Alkan Avcıoğlu, Elif Uras, Evren Karayel Gökkaya, Eymen Aktel, Fulya Çetin, Funda Susamoğlu, Füreya Koral, Gerrit Frohne-Brinkmann, Gizem Boyacıoğlu, Gökçe Kınay, Gözde Mimiko Türkkan, Gülden Ataman, Gülfidan Özmen, Hakan Yılmaz, Halil Yoleri, Hyeseung Lee, İlhan Sayın, Johannes Vogl, Kay Aplin, Kemal Tizgöl, Lara Ögel, Laurent Lacotte, Leyla Pekmen, Manfred Heinze, Meliha Coşkun, Melike Abasıyanık Kurtiç, Mark Verkerk, Meral Değer, Merve Mepa, Mesut Öztürk, Murat Yıldız, Mustafa Tunçalp, Nermin Kura, Oddviz, Ozan Atalan, Öznur Işır, Renée Levi, SENA – SEDNA, Serdar Yılmaz, Stijn Ank, Süleyman Yılmaz, Sunbin Lim, Tardu Kuman, Uğur Cinel, Volkan Aslan, Yaren Yıldız, Yasemin Özcan bulunuyor.
Çanakkale’den Troya’ya uzanan metcezir
“Metcezir // Ebb & Flow” başlığı, Çanakkale’nin kıyı coğrafyasından hareketle suyun ilerleyişi ve geri çekilişi aracılığıyla bir devinim metaforu kuruyor. Metcezir, su ile toprağın birbirine temas ederek aralıksız güncel şekiller oluşturdukları tabii bir devinim alanıdır. Gelgitlerin, kıyıların ve deltaların sessiz ritimlerinde olduğu gibi her maç güncel biçimler üretir, kimi zaman aşındırır kimi zaman da biriktirir. Bu döngü, doğanın durağan değil, dönüşüm ve karşılıklı etkileşim konusunda kurulu özünü görünür kılar. Toprak ve suyun birlikteliği, yaşamın en yalın ama en kuvvetli temsillerindendir.
Çanakkale Bienali’nin 10. edisyonu, “Toprak ve Su” arasındaki ilişkiler etrafında şekillenerek Çanakkale’nin hem tabii ekosistemine hem de yaşayan kültüre dair mirasına odaklanıyor. Tema, bu iki esas unsuru sadece fiziksel özellikleriyle değil; zaman, hafıza ve gündelik yaşamın içinde örülen çok boyutlu ilişkiler aracılığıyla ele alıyor. İnsanın doğayla kurduğu dairin üretme, öğrenme ve yaşama yollarını nasıl şekillendirdiği, bienalin yoğunlaştığı alanları oluşturuyor.
10. Çanakkale Bienali, il merkezinden köylerine, güncel yerleşimlerden tarihsel alanlara uzanan özgün coğrafyasını serginin faal bir parçası olarak ele alıyor. Sergiler, performanslar, paneller, söyleşiler, atölyeler ve değişik disiplinleri kapsayan etkinliklerden oluşan etkinlik; çağdaş sanatı galeri ve müze sınırlarının ötesine taşıyarak ilin, kırsalın ve gündelik yaşamın içine yerleştiriyor. Çanakkale’den Troya’ya, Ayvacık’tan Adatepe’ye uzanan coğrafyada sanatçıların üretimleri aracılığıyla havzanın tabii, kültüre dair ve tarihsel katmanlarına yeni baştan okumaya açıyor.
Bienal sergileri, Troya Müzesi ve MAHAL sanat ekosisteminde mevcut kültür kurumlarının yanı sıra, Ayvacık Tartışık Köyü, Adatepe Zeytinyağı Müzesi – Küçükkuyu, Adatepe İda Blue ve Assos Güneşane Vakfı gibi Çanakkale’nin değişik noktalarında sanata alan açan girişimlere de yayılacak. Kentin önem taşıyan buluşma noktalarından biri olan Balıkhane ise Çanakkale’nin denizle kurduğu ilişkiye odaklanan bir seçkiye ev sahipliği yapacak.
Projeler ve ülkeler arası iş birlikleri
CABININ’ın son yıllarda MAHAL ve StudioMAHAL merkezli olarak geliştirdiği ülkeler arası plan ve iş birliklerinin sanatsal çıktıları, 10. Çanakkale Bienali dahilinde ilk defa bir arada izleyiciyle buluşuyor.
Deniz Villaları – Ekolojik Geçişler, 2025’te Institut Français de Turquie ve Goethe-Institut İzmir iş birliğiyle başlatılan ülkeler arası bir sanatçı rezidans etkinliki. Akdeniz coğrafyasının ekolojik, kültüre dair ve toplumsal dönüşümlerini sanat aracılığıyla araştıran etkinlik, değişik ülkelerden sanatçıları yöresel çevre, ekolojik geçişler ve Akdeniz’in müşterek meseleleri konusunda düşünmeye ve üretmeye çağırıyor. Program dahilinde gerçekleştirilen sanatçı üretimleri bienal dahilinde ilk defa bir araya getiriliyor. Bienal’in su ve denizle kurduğu ilişkiye odaklanan bu kendine has içerik, ülkeler arası sanatçıların üretimleriyle zenginleşirken, 2018’den bu yana bienali destekleyen DARDANEL’in katkılarıyla Çanakkale’nin denizle kurduğu tarihsel, kültüre dair ve gündelik bağları güçlendirecek perspektifler ortaya koyuyor.
Bir diğer plan olan Gravitas – Kültürel Miras Bölgesel Sanat Ağı, CultureCIVIC: Kültür Sanat Destek Programı dahilinde Avrupa Birliği’nin desteğiyle hayata geçiriliyor. Tekirdağ, Edirne, Çanakkale ve Balıkesir’i bir araya getiren plan, kültüre dair mirasın çağdaş sanat ve bölgesel iş birlikleri aracılığıyla yeni baştan düşünülmesini ve iller arasında kalıcı bir kültür-sanat ağı kurulmasını planlıyor. Proje dahilinde dört ilden sanatçıların üretimleri de 10. Çanakkale Bienali dahilinde görülebilecek.
Çanakkale’den ilham alan güncel üretimler
10. Çanakkale Bienali, kalabalık bir sanatçının Çanakkale’de gerçekleştirdiği güncel üretimlere de ev sahipliği yapıyor. “Metcezir // Ebb & Flow” temasına aracısız yöresel bağlam aracılığıyla yaklaşan bu faaliyetler, ilin coğrafyası, tarihsel, kültüre dair mirası ve gündelik yaşamıyla kurulan özgün ilişkiler aracılığıyla şekilleniyor.
Fransız Enstitüsü, Goethe Enstitüsü, Tarabya Akademi ve Hollanda Konsolosluğu’nun yanı sıra SAHA Derneği, ClubHouse, Dereli Art ve ORMOS’un destekleriyle gerçekleştirilen güncel üretimler, Çanakkale Bienali’nin yıllar içinde geliştirdiği ülkeler arası sanat birikimine güncel faydalar ortaya koyuyor.

Topraktan seramiğe: Çanakkale’nin malzeme hafızası
10. Çanakkale Bienali, “Metcezir // Ebb & Flow” teması dahilinde seramiğe kendine has bir odak geliştiriyor. Su ve toprak arasındaki ilişkiyi aracısız malzeme aracılığıyla ele alan bu bölüm, Çanakkale’nin kuvvetli seramik üretim faaliyeti geleneği ile çağdaş sanat pratikleri arasında güncel bir diyalog kurmayı planlıyor. Yasemin Ülgen aracılığıyla kurgulanan ve Troya Müzesi’nde gerçekleştirilecek özgün seçki ise seramik odağının merkezini oluşturuyor. Kale Grubu’nun ana desteği ile Kale Tasarım ve Sanat Merkezi’nin (KTSM) yürütücülüğünde seramik, bienalde sadece bir sanat disiplini olarak değil, Çanakkale’nin kültüre dair ve endüstriyel hafızasını güncel üretim faaliyeti biçimleriyle buluşturan bir bağlam olarak ele alınıyor.
Geleneksel detayı taşıyan, zanaat ile endüstriyel üretim faaliyeti teknolojileri ve çağdaş sanat arasındaki ilişkiler, geçmiş, gelecek arasında devam eden sürekliliği görünür kılıyor. Bienal bu yaklaşım aracılığıyla Çanakkale’nin seramik mirasını sadece hatırlamakla kalmıyor; bu mirası güncel sanat, güncel üretim faaliyeti teknolojileri ve kamusal alanla ilişkilendirerek geleceğe içeriyor.
British Council Kültür Yoluyla Bağlantılar Programı desteğiyle sanatçı ve the Ceramic House kurucusu Kay Aplin ile sürdürülen müşterek faaliyet, seramiğin kamusal alandaki olanaklarını araştırıyor. Aplin’in, KALE Grubu desteğiyle Çanakkale’de ürettiği güncel eser, Çanakkale Bienali’nin peşi sıra ilde kalıcı bir kamusal alan sanat yapıtı olarak varlığını sürdürecek.
20 yıllık birikim, güncel bir eşik
2026, Çanakkale Bienali yönünden iki önem taşıyan dönüm noktasını aynı anda içeriyor: Bienalin 10. edisyonu ve onu hayata geçiren CABININ’ın kuruluşunun 20. yılı.
CABININ’in 2006’dan itibaren Çanakkale’de gerçekleştirdiği yaygın katılımlı ve ülkeler arası çağdaş sanat sergilerinin devamında 2008’de başlattığı bienal yolculuğu sırasında değişik kuşaklardan sanatçıları, kültür profesyonellerini, yöresel aktörleri ve izleyicileri Çanakkale’de bir araya getirdi. Yıllar içinde ile kazandırdığı kalıcı kültüre dair altyapılar, çağdaş sanat odaklı topluluk ve sanat üretimleriyle özgün bir çağdaş sanat platformuna dönüştü. 10. Çanakkale Bienali, uzun soluklu kültür-sanat yapılanmasının sürekliliğini görünür kılarak Çanakkale’yi bu sonbaharda yeni baştan ülkeler arası çağdaş sanat dolaşımının önem taşıyan duraklarından biri olarak konumlandıracak.
10 Ekim – 20 Kasım 2026 arasında gerçekleşecek 10. Çanakkale Bienali, ziyaretçilerini suyun hareketi, toprağın hafızası ve zamanın dönüştürücü gücü aracılığıyla Çanakkale’nin değişik katmanlarını yeni baştan keşfetmeye çağırıyor.













SON YORUMLAR