Özer Akdemir
Çanakkale — Çanakkale'nin yaşam damarı, içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşılayan Atikhisar Barajı'nda gözlenen toplu balık ölümleri, kent sakinlerini derin bir endişeye sevk etti. Sahile vuran cansız balıkların görüntüleri, yerel medya ve sosyal medyada hızla yayılarak halkın tepkisini çekerken, su kalitesi ve çevre sağlığına yönelik yetkili mercilerden ivedi bir açıklama ve kapsamlı bir inceleme talebi yükseldi.
Bu üzücü olay, kısa süre önce İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından baraj gölüne bırakılan 348 bin aynalı sazan yavrusunun akıbeti ve genel olarak bölgedeki hassas ekolojik denge üzerinde soru işaretleri oluşturdu. Çanakkale Belediyesi yetkilileri, durum karşısında hemen harekete geçerek baraj suyundan ve ölen balıklardan numuneler alındığını ve analiz sonuçlarının en kısa zamanda kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi.
Fotoğraf: Çanakkale Belediyesi
Çanakkale İçin Vazgeçilmez Bir Yaşam Kaynağı: Atikhisar Barajı
Atikhisar Barajı, Çanakkale kent merkezi ve civar yerleşimler için yegane içme suyu kaynağı olma özelliğini taşıyor. Yaklaşık 40 milyon metreküp normal işletme hacmine sahip olan bu stratejik yapı, kentin yıllık 25 ila 28 milyon metreküp arasında değişen içme suyu gereksinimini tek başına karşılıyor. Sadece içme suyu sağlamakla kalmayıp, Saraycık, Işıklar, Kurşunlu ve Karacaören gibi köylerin de dahil olduğu 43,78 kilometrekarelik geniş bir tarım alanının sulanmasına olanak tanıyor.
Bununla birlikte, Sarıçay vadisi boyunca taşkın kontrolünü sağlayarak bölgeyi olası afetlerden koruyan baraj, ev sahipliği yaptığı zengin su kuşları ve balık türleriyle de yerel ekosistemde hayati bir rol üstleniyor. Uzmanlar, küresel iklim değişikliğinin ve artan kuraklık tehdidinin gölgesinde, Atikhisar Barajı'nın Çanakkale için sahip olduğu stratejik önemin her geçen gün daha da arttığını vurguluyor.
Baraj Gölüne Yakın Madencilik Faaliyetleri ve Sızma Riski: Tehlike Kapıda mı?
Atikhisar Barajı ve onun beslenme havzası, son yıllarda altın ve gümüş madenciliği projelerinin yoğun baskısı altında bulunuyor. Biga Yarımadası'ndaki su havzalarının %80'inden fazlasının maden ruhsatları kapsamına alınmış olması, içme suyu kaynakları üzerinde ciddi bir tehdit oluşturuyor. Baraj gölüne kuş uçuşu sadece 1,4 kilometre mesafedeki Terziler ve Serçiler köyleri yakınlarında konumlanan Koza Altın projesi ile Kanadalı Alamos Gold'dan sonra TÜMAD tarafından işletilen Kirazlı altın madeni sahası, barajın su toplama alanını doğrudan hedef alıyor.
Bu madencilik projelerinde kullanılan siyanürle zenginleştirme metodu ve ortaya çıkması muhtemel ağır metal atıklarının yer altı sularına karışma riski, Çanakkale halkının en büyük kaygılarından biri. Ayrıca, havza içerisindeki geniş çaplı ağaç kesimleri ve yüzey tahribatları, özellikle şiddetli sağanak yağışlar sonrasında baraj gölüne çamur ve alüvyon taşınmasına yol açarak su depolama kapasitesini olumsuz etkiliyor ve su kalitesini düşürüyor.
Görsel: ÇED Dosyası
Bilirkişi Raporları Endişeleri Doğruluyor: Maden Tehdidi Atikhisar'ı Kuşatıyor
Baraj çevresindeki madencilik faaliyetlerine karşı sivil toplum örgütleri, belediye ve vatandaşlar tarafından açılan davalar neticesinde hazırlanan bilirkişi raporları, bölge üzerindeki tehlikenin ne kadar büyük olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Mahkemelere sunulan bu raporlarda, Atikhisar havzasının yoğun fay hatlarıyla kaplı olduğu ve gözenekli volkanik kayaç yapısı nedeniyle oluşacak asidik kaya drenajı ve ağır metal sızıntılarının, yer altı suları aracılığıyla doğrudan baraj suyuna karışma potansiyeli taşıdığına dikkat çekiliyor. Nitekim, Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından verilen olumsuz görüş doğrultusunda Kuşçayırı maden projesinin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci, koruma alanlarını ihlal ve ciddi kirlilik riski gerekçeleriyle iptal edilmişti.
Benzer şekilde, Koza Altın projesine verilen ÇED Olumlu kararları hakkında da yargı mercileri yürütmeyi durdurma kararları vermişti. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Jeoloji Mühendisleri Odası tarafından yapılan incelemelerde ise, yer altı suları ile yüzey sularının etkileşim halinde olduğu ve maden depolama alanlarından sızacak kirleticilerin, Çanakkale'nin yegane içme suyu kaynağını geri dönülemez bir şekilde zehirleme riski taşıdığı açıkça belirtiliyor. Bu bulgular, Atikhisar Barajı'nın geleceği üzerindeki tehdidin ciddiyetini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Fotoğraf: Kazdağı Ekoloji Platformu
Haber Kaynağı: Haber Merkezi




SON YORUMLAR