Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2027-2029 deviri Orta Vadeli Program'ın (OVP) Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz aracılığıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde açıklanmasının akabinde soruları yanıtladı.
Kamuda tasarruf tedbirleri çerçevesinde alınan önlemlere hakkında veri veren Şimşek, yatırımlardan gerçekleştirilen kesintiyle kamuda tasarruf olduğu algısının doğru olmadığını belirtti.
Şimşek, yatırımların milli hasılat içindeki payının 2027 bütçesinde 2026'ya göre düşmediğini dile getirerek, "Tam aksine yedek ödenekte park ettiğimiz, yatırımların hızlandırılması çerçevesinde kullanmayı planladığımız ödeneklerle eşliğinde milli hasılata oranla kamu yatırımlarının payında cüzi de olsa bir yükseliş var. Yani yüzde 1,8'e yükseltme gibi bir vaziyet söz hususu. Dolayısıyla 'Tasarrufu yatırımları azaltarak yapıyorsunuz' ifadesi tam gerçeklerle uyuşmuyor." diye söz aldı.
Kamuda tasarrufta muvaffakiyet olduğuna işaret eden Şimşek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu hususta etkili bir iradesi olduğuna dikkati çekti.
Şimşek, 2024'te yayımlanan tasarruf genelgesinde çeşitli bir çerçeve oluşturulduğunu, etkili bir izleme, denetleme, raporlama ve yaptırım çerçevesi oluşturulduğunu hatırlattı. Bakanlığın yaptırım boyutu hariç izleme, denetleme ve raporlama boyutlarında çok etkili bir fonksiyon ifa ettiğini ve çıktı aldığını aktaran Şimşek, kamunun cari tüketiminin dikkat çekici boyutlarının savunma hariç bu çerçevede olduğunu anlattı.
Kamu taşıtları, kamu binaları, haberleşme giderleri, seyahat giderleri, enerji, su, kırtasiye, demirbaşlar gibi alanlarda gerçekleştirilen tasarruflara değinen Şimşek, "Tasarruf Genelgesi'nden önceki 10 yılda bu kalemlerin mali kaynak harcamaları içindeki payı yüzde 4,6'ydı. Bugün bu kalemlerin mali kaynak içindeki payı 2025 sonu itibarıyla yüzde 2,9. Muhtemelen 2026'da da çok fazla değişmeyecek. Cari fiyatlarla baktığınız zaman bu tasarruf 484 milyar liraya tekabül ediyor. Bu da aslında 6 bakanlığın bütçesinden daha önemli bir tasarrufa karşılık geliyor. Onun için bunu önemsiyoruz. Mesela en çok vatandaşlarımızın alanda bize ilettiği hususlardan bir tanesi, kamuda taşıt kullanımı. Örneğin, Tasarruf Genelgesi'nin yayımlanmasının akabinde, sözleşmesi sona eren kiralık taşıtların yenileme sürecinde kiralık otomobil sayısını yüzde 21 azalttık. Yani diyelim ki 100 taşıtın kiralama sözleşmesi bitti, yenilerken bunu 79 olarak yenilemişiz. Dolayısıyla burada çok etkili bir tasarruf var. Yatırımlar boyutuyla bakarsanız yalnız ve yalnız servis bina yapımlarını gözden geçirdik, onları sınırladık." ifadelerini kullandı.
Zorunlu haller dışında servis binalarının yenilenmesinde temkinli olduklarının altını çizen Şimşek, bilhassa enerji ve su kullanımında ağır tedbirler alındığını dikkat çekti.
“Vergide adaleti sağlamak için çok ciddi tedbirler aldık”
Şimşek, kayıt dışılıkla çaba ederken gönüllü uyumu önceliklendirdiklerini ve vergiye uyumda sıkıntı yaşayan kesimleri cezalandırma gibi bir yaklaşımları olmadığını belirtti. Tespitlerin yapılmasının akabinde, denetlemeden önce düzeltme için mükellefler ve temsilcilerle tespitlerin paylaşıldığını bildiren Şimşek, sözlerine şöyle sürdü:
“Peki denetim nerede yoğunlaşıyor ve sahada algı çeşitli ama her 100 dev kuruluşun 31'ini denetliyoruz. Yani dev şirketlerde denetim oranı 2026 yılı için yüzde 31,3. Mesela 2024'te bu yüzde 11 civarıydı. Dolayısıyla dev şirketlerde üçe katlamışız denetim oranını. Orta ölçekli şirketlerde yüzde 3,6'dan yüzde 7,3'e artırmışız. Toplumda ufak işletmelerde uğraşılıyor gibi bir algı var, öyle bir şey yok. Küçük ölçekli şirketlerde denetim oranı 2024'te yüzde 2,1 iken, bu sene yüzde 1,1'e geriledi. Dolayısıyla gönüllü uyum esas, rehberlik esas ama burada tabii ki büyüklere bir yoğunlaşma var.”
Şimşek, hasılat vergisi beyannamesi sayısının 3,8 milyondan 5,5 milyon gibi rekor bir düzeye ulaştığını altını çizerek, bu vaziyetin vergi gelirlerine yansıdığına da dikkati çekti. 2022'de vergi gelirlerinin milli hasılata oranının yüzde 15,4 iken, 2023'te yüzde 16,6'ya, 2026'da ise 17'nin konusunda çıktığı bilgisini paylaşan, Şimşek, 2027'de tahminin ise yüzde 17,9 olduğunu kaydetti.
Dolaylı vergilere de değinen Şimşek, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Vergide adaleti sağlamak için çok ağır tedbirler aldık ve bu tedbirler yardımıyla dolaylı vergilerin toplam vergiler içindeki payını azalttık. Bakın, 2023 yılında dolaylı vergilerin toplam vergiler içindeki payı yüzde 65,5'e kadar çıkmıştı. 2026 için tahminimiz yüzde 60'ın belki biraz altına kadar inebilir yani yüzde 59 küsur yüzde 60 civarı. Bu ağır bir ilerleme, oran hala üst düzey ama ağır bir ilerleme söz hususu.”
“Enflasyonunun kontrolden çıkmaması önemliydi”
Şimşek, programların performansının küresel ve içerideki konjonktürle ilişkili olduğuna dikkati çekerek, son birkaç yılda gerek yörede, gerekse küresel ekonomide çoklu şoklar yaşandığını belirtti. Zor bir coğrafyada, risklerin üst düzey olduğu bir devirden geçildiğini ifade eden Şimşek, önceki dönemlere göre daha çetinli bir aşamayla karşı karşıya olunduğuna vurgu düzenledi.
OVP'nin en dikkat çekici getirisinin, öngörülebilirlik olduğunu ifade eden Şimşek, hedeflerin tartışılabiliceğini ama uygulanan etkinlikin öngörülebilirliği artırdığını söyledi. Kural bazlı yaklaşım ve proaktifliğin bu devirde esas olduğunu ve tamponlar inşa ettiklerini bildiren Şimşek, sözlerine şöyle sürdü:
“Bu çetin coğrafyada, bu çetin devirde ekonominin şoklara karşı dayanıklılığında ağır bir yükseliş var, bu rakamlara da yansıyor. Programın dayanıklılığı artırma noktasında Sayın Cumhurbaşkanımızdan çok etkili bir siyasi irade var. Enflasyon böylesine çetinli bir konjonktürde bırakın düşmeyi denetimden çıkabilirdi, çıkmadı. Evet arzuladığımız noktada değiliz, başlangıçta hedeflerimiz tabii ki iddialıydı. Biz ataleti muhtemelen düşük gördük. Bakın, açık konuşuyorum. Bu çetinli konjonktürde enflasyonun, dış koşulların yanı sıra bilhassa 2023’te yer sarsıntısı, KKM ve EYT’nin etkileri de var. Böylesine çetinli bir konjonktürde, enflasyonun denetimden çıkmaması önemliydi.”
Bakan Şimşek bunun yanı sıra, ana mal enflasyonunun yüzde 16'nın altına düştüğünü, kira ve eğitim gibi bazı alanlarda önceki düzenlemelerin etkilerinin bu etkinlik dönemine taşındığını söyledi.
Şimşek, cari açıkta kırılganlığın azalmasının ve yapısal olarak bir bozulma olmamasının çok saygın olduğunu da belirtti.
Gelir dağılımında son 2 yıldır iyileşmenin olduğunu ve daha da iyileşmenin gerektiğine vurgu yapan Şimşek, şunları ifade etti:
"KKM dikkat çekici bir koşullu yükümlülüktü, oradan çıkış önemliydi bizim açımızdan. Vatandaşlarımızın bütün bu şoklara rağmen geçmişe oranla döviz talebi ağır ölçüde düştü, yani liraya olan güven çok çeşitli bir noktada. Bütün bunları ben etkinlikin kazanımları olarak görüyorum. Yani vakanın yalnız birkaç gayenin takibi biçiminde olmaması gerektiğine inanıyorum."
Bakan Şimşek, şunları ifade etti:
"Finansmana erişimi, üretken kapasiteyi destekleyecek nitelikte etkili tarzda destekliyoruz. KOBİ kredilerinin toplam krediler içindeki payı yüzde 27'ye çıktı."




SON YORUMLAR