Yeni eğitim‑öğretim yılına hazırlık sürecinde, uzmanlar çocukların boy‑kilo gelişimini düzenli takip etmenin ve okul döneminde dengeli beslenme, yeterli uyku ve fiziksel aktiviteyi sürdürmenin hayati önem taşıdığını belirtti.
Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Klinik Şefi Prof. Dr. Fatih Gürbüz ile Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Metin Yiğit, AA muhabirine çocukların büyüme takibi ve sağlıklı beslenme konularında ailelerin göz önünde bulundurması gerekenleri anlattı.
Okul çağındaki çocukların fiziksel gelişimi, büyümenin sadece mevcut boy ve kilo değerleriyle değil, zaman içinde gösterdiği değişimle değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Gürbüz, tek bir ölçümle çocuğun yaşıtlarına göre kısa ya da uzun olduğuna karar vermenin yanıltıcı olduğunu ifade etti.
Gürbüz, büyüme hızının yıllık en az 5‑6 cm olması gerektiğini ve ailelerin üç‑altı ayda bir boy‑kilo ölçümlerini yaptırarak uzama hızını kontrol etmelerinin önemine işaret etti.

"Anne baba kısa, çocuk da kısa kalacak" yanılgısı doğru değildir
Uzmanlar, çocuğun uzun süre aynı kıyafetleri giymesi, ayakkabı numarasının değişmemesi ya da sınıf arkadaşlarıyla boy farkının belirginleşmesi gibi günlük ipuçlarının büyüme yavaşlamasını işaret edebileceğini belirtti.
Anne‑babanın boyunun çocuğun boyunu belirlemediğini, uzama hızı normal ise boy kısalığının endişe nedeni olmayacağını, ancak uzama hızı yetersizse “kısa kalacak” gibi genellemelere başvurmanın yanlış olduğunu vurguladı.
Büyüme geriliğinin sık karşılaşılan nedenleri arasında yetersiz protein, vitamin ve mineral alımı yer aldığını, tiroit, çölyak, büyüme hormonu eksikliği ve kronik karaciğer‑böbrek hastalıklarının da büyümeyi olumsuz etkileyebileceğini hatırlattı.
Okul açılmadan önce ailelerin bir çocuk hekimine başvurarak boy‑kilo takibi, ergenlik muayenesi ve gerekirse endokrinoloji uzmanına yönlendirme yaptırmalarının önemine değindi.
Her çocuğun en az bir spor dalıyla ilgilenmesinin, erken yatmanın ve düzenli, dengeli beslenmenin büyüme hormonu salgısını desteklediğini sözlerine ekledi.

Serbest şeker ve ultra işlenmiş gıdalardan kaçının
Doç. Dr. Metin Yiğit, okul çağındaki çocukların beslenmesinin içerik, çeşit ve miktar bakımından dengeli olması gerektiğini belirtti. Öğün hazırlarken gramaj hesabı yapmaya gerek olmadığını, çocuğun el ölçülerine göre bir avuç protein, bir avuç tam tahıllı ekmek, bir avuç kuru yemiş ve bir yumru meyve gibi pratik ölçülerle dengeli bir tabak oluşturulabileceğini söyledi.
Okulda geçirilen uzun saatlerde ara öğün olarak meyve ve kuru yemiş eklemenin faydalı olduğunu, ancak hazır meyve suları, kolalar, paketli atıştırmalıklar, kek ve bisküvi gibi yüksek serbest şeker içeren ürünlerin çocuğun kan şekeri dengesini bozarak açlık‑tokluk algısını olumsuz etkilediğini vurguladı.

Biga’da 45 Dekarlık Ceviz Bahçesi Yakın Takipte! İçeriği Görüntüle Kahvaltı yapmadan okula gitmek riskli
Doç. Dr. Yiğit, gereğinden fazla kalori alımının çocuklarda obezite, karaciğer yağlanması ve metabolik bozukluklara yol açabileceğini, fazla yemenin boy uzamasını artırmadığını hatırlattı. Çocuğun okula gitmeden önce kahvaltısını yapmasının, açlık nedeniyle yüksek şekerli atıştırmalıklara yönelmesini önleyerek akademik başarı ve fiziksel sağlığı desteklediğini belirtti.
Anadolu Ajansı
Haber Kaynağı: Haber Merkezi




SON YORUMLAR