Çanakkale’nin doğal zenginlikleri arasında yer alan Biga’da, uzun yıllardır ormanlık alanlarda mantar toplayan doğasever Kamuran Arslan, toplama teknikleri üzerine gözlemlerini paylaştı.
Arslan, beş‑altı yıldır aynı bölgelerde yaptıklarını belirterek, mantar toplama şeklinin değil, sürecin doğaya etkisinin esas olduğunu vurguladı.
Mantarın Yapısı ve Köklü Yanılgılar
Doğada gördüğümüz yapının, mantarın meyve gövdesi olduğunu hatırlatan Arslan, mantarın gerçek yaşam birimi olan miselyumun toprak, yaprak ve odun içinde yaygınlaştığını açıkladı. Bu yüzden mantarın “kök” bırakılarak kesildiği iddiasının bilimsel temeli olmadığını belirtti.
Kesmek mi, Sökmek mi?
Amerika ve İsviçre’de yürütülen uzun vadeli araştırmalara değinen Arslan, iki yöntemin ekosistem üzerindeki etkilerini karşılaştıran sonuçların, sökme ile kesme arasında belirgin bir fark ortaya koymadığını söyledi.
Bakan Şimşek: Fon piyasalarında "sistemik problem yok" İçeriği Görüntüle Arslan, kendi saha deneyimlerinin de bu bulgularla uyumlu olduğunu, aynı alanda hem keserek hem de nazikçe kökünden çıkararak mantar topladığını ifade etti.
Çevresel Koşulların Önemi
Yağış miktarı, toprak nemi, sıcaklık, ağaç sağlığı, rakım ve mikroiklim gibi faktörlerin, mantarın bir sonraki sezon ortaya çıkmasında belirleyici olduğunu vurgulayan Arslan, toplama yönteminin ikincil bir rol oynadığını söyledi.
Türlerine göre farklı yaklaşımlar izlediğini belirten Arslan, kuzugöbeği ve bazı Pleurotus türlerini genellikle keserek toplarken, Boletus, Lactarius ve Russula gibi toprakta yetişen mantarları bazen kesip bazen de dikkatli bir şekilde kökünden çıkardığını anlattı.
Doğaya En Az Zarar Nasıl Verilir?
Mantar toplarken toprağın ve yaprak tabakasının bozulmamasına özen gösterdiğini dile getiren Arslan, toplama sonrası oluşan boşlukları mümkün olduğunca kapatarak doğal dengeyi korumaya çalıştığını belirtti.
"Yaprağı yaprağın, toprağı toprağın üzerine koyuyorum" diyerek, mantarın yetiştiği ortamın yeniden inşa edilmesinin önemine işaret etti.
Mantarın Azalması ve Gerçek Nedenler
Arslan, mantar popülasyonundaki azalışın tek başına toplama yöntemine bağlanamayacağını, iklim değişikliği, kuraklık, orman tahribatı ve toprak sıkışması gibi geniş ölçekli etkenlerin de rol oynadığını vurguladı.
"Kesmeye de saygım var, sökmeye de... Asıl mesele mantarı nasıl aldığımız değil, ardımızda ne kadar doğal alan bıraktığımızdır" diyerek, sürdürülebilir bir toplama kültürünün gerekliliğine dikkat çekti.
Çanakkale ve Biga çevresinde mantar toplama faaliyetinde bulunan vatandaşlara, habitatı korumaları, açtıkları boşlukları kapatmaları ve doğayı mümkün olduğunca az rahatsız etmeleri tavsiye edildi.

Haber Kaynağı: Haber Merkezi




SON YORUMLAR