Antalya Amerikan Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Umut Doğan, son yıllarda dünya genelinde ölüm nedenlerinin başında kalp ve damar hastalıklarının yer aldığını vurguladı.
Uzman, kalp krizlerinin artık daha genç bireylerde de görülmeye başlandığını ve "40 yaşında, düzenli spor yapan ve sağlıklı görünen bir kişi aniden kalp krizi geçirerek hayatını kaybediyor" şeklindeki haberlerin artış gösterdiğini belirtti.
Yeşilay, tütün kontrolüne yönelik kamuoyu araştırmalarının sonuçlarını açıkladı İçeriği Görüntüle Doğan, bu durumun temelinde yüksek tansiyon, diyabet, kolesterol yükselmesi, fazla kilolu olma ve sigara ya da elektronik sigara tüketiminin genç yaşlara kayması olduğunu ifade etti.

Hastaların henüz belirti göstermediği için kalp krizi geçirmeyeceklerini düşünmelerinin tehlikeli bir yanılgı olduğunu söyleyen Doğan, "Kalp krizi riski, hastanın göğüs ağrısıyla hastaneye gelmesinden çok önce, yaklaşık otuz yıl öncesine dayanır. Damar sertliği beş ila on yaş arasında ortaya çıkabilir" dedi.
Sigara ve tüm tütün ürünlerinden uzak durulması gerektiğini vurgulayan Doğan, elektronik sigaranın da aynı derecede kalp ve damar hastalıklarına yol açabileceğini belirtti.
Homosistein, yüksek duyarlı CRP, interlökin gibi biyokimyasal belirteçlerin kalp krizi riskini artırdığını hatırlatan Doğan, şu açıklamayı yaptı:
"Kulak memesinde görülen 'Frank işareti' ile kalp hastalıkları arasında bir ilişki olduğu biliniyor. Ancak bu işareti tek başına tanı aracı olarak kullanmak doğru değil; tansiyon, şeker, kolesterol gibi risk faktörlerinin ölçülmesi daha güvenilir bir yaklaşım sağlar."
Bel çevresindeki yağ birikiminin damar sertliği ve inflamasyon riskini yansıttığını söyleyen Doğan, şu önerileri sundu:
"Düzenli yürüyüş, bel çevresini inceltme, insülin direncini azaltma gibi yaşam tarzı değişiklikleri kalp krizi riskini önemli ölçüde düşürür. Kalp krizi, önceden tahmin edilemeyen bir deprem gibidir; önlem alarak hayat süremizi uzatabiliriz. Tansiyon, şeker ve kolesterol değerlerinizi düzenli ölçtürün ve kontrol altında tutun. Bu faktörler genellikle belirti vermez. Haftada beş‑altı gün, 20‑30 dakika, 2‑3 kilometre tempolu yürüyüş yapmanız yeterli olacaktır."
"İhmal edilirse geri dönüşü olmayan hasarlara yol açar"
Göğüs ortasında baskı, yanma, ağırlık hissi, soğuk terleme, bulantı ya da kusma gibi belirtiler ortaya çıktığında "Biraz dinlenirim" düşüncesi yerine vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirtti.
Kalp krizi geçiren hastaya müdahalenin hızı, kalp kasının korunmasında kritik bir faktördür. Doğan, şu sözlerle vurguladı:
"Belirtiler göz ardı edilirse kalp kasında geri dönüşü olmayan hasarlar oluşur. Kalp krizi anında zaman, kas demektir. Semptomlar ortaya çıktığında acilen en yakın hastaneye gidip EKG çektirmek hayat kurtarabilir. Stent uygulaması tıpkı tıkanmış bir su borusunu açmak gibidir; sorunu geçici olarak çözer, ancak damar sistemindeki hasarlar devam eder ve riskler sürer."
Anadolu AjansıHaber Kaynağı: Haber Merkezi




SON YORUMLAR