Bakan Memişoğlu, raporlu ilaç kullanan hastaların, tedavilerinde değişiklik olmadığı sürece her üç ayda bir reçete yazdırmak hedefiyle doktora gitmeden ilaçlarını eczaneden alabilmelerini sağlayacak güncel bir sistem üzerinde çalıştıklarını duyurdu.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, AA muhabirine yaptığı beyanda, evde sağlık hizmetlerinin yeni baştan yapılandırıldığını, başta olmak üzere yaşlı ve yatağa bağımlı kişilerin hastaneye gitmeden sağlık hizmetine ulaşabilmesi için güncel bir sistem oluşturduklarını aktardı.
Sağlık faaliyeti alma ihtiyacının yaşlılık döneminde kişinin yanı sıra ailesi için de mühim bir desteğe dönüştüğünü dile getiren Memişoğlu, evde sağlık hizmetlerini teknoloji, mevzuat ve yapısal açıdan yeni baştan ele aldıklarını aktardı.
Memişoğlu, Türkiye'de 2005 yılından bu yana evde sağlık faaliyeti verildiğini anımsatarak, bu faaliyetin güncel bir yapılanmaya dönüştüğünü aktardı.
Evde sağlık hizmetlerini, uzaktan sağlık hizmetlerini, palyatif faaliyetler ve aile hekimliğini birbiriyle koordineli çalışacak biçimde yeni baştan yapılandırdıklarını dile getiren Memişoğlu, bu dört yapının koordinasyonunu sağlayacak evde sağlık koordinasyon merkezlerinin oluşturulduğunu aktardı.

Palyatif belirleyici bakım alanları oluşturuldu
Yoğun bakımda tedavisi tamamlanan ancak makineye bağlı olması veya daha sık sağlık ve bakım desteğine ihtiyaç duyması sebebiyle hastaneden ayrılamayan hastalar bulunduğuna dikkati çeken Memişoğlu, bu konumun hem hasta ve civardakiler hem de kesif bakım ihtiyacı yer alan diğer hastalar bakımından mesele oluşturabildiğini aktardı.
Bu hastalar için "palyatif kritik bakım" alanları tanımladıklarını dile getiren Memişoğlu, Türkiye'de şimdi 747 palyatif belirleyici bakım alanı bulunduğunu duyurdu.
Kemal Memişoğlu, bu alanlarda hastanelerin makineye bağlı olarak kesif bakım desteği gibi sağlık faaliyeti alabildiğini, ayrıca yakınlarının da hastayı uğrama edebildiğini ifade ederek, "Bu alanlardan sonra da eğer hastayı artık çok kapsamlı sağlık desteğe ihtiyacı yoksa palyatif servisler dediğimiz servisler oluşturduk." dedi.
Türkiye'de kamu sağlık tesislerinde 7 bin 229, üniversite hastanelerinde 522 ve hususi sağlık tesislerinde 120 palyatif bakım yatağı bulunduğunu aktaran Memişoğlu, 747 palyatif belirleyici bakım yatağı ile toplamda palyatif bakım yatak kapasitesinin 8 bin 618'e ulaştığını, hastaların elverişli koşullar oluştuğunda evlerine gönderilebildiğini aktardı.
Hastaların evde uzaktan takibi yapılacak
Memişoğlu, palyatif servisten evine gönderilen hastaların uzaktan sağlık hizmetlerinin elektronik sistem vasıtasıyla izleme edilebildiğini ifade etti.
Bu sistemle yaşlı hastaların uzaktan muayenesinin yapılabildiğini, ilaçlarının yazılabildiğini ve gerekli minik müdahalelerin gerçekleştirilebildiğini anlatan Memişoğlu, ihtiyaç halinde sağlık personelinin hastanın evine gönderilebildiğini aktardı.
Bakan Memişoğlu, hastanın ailesine de gerekli eğitimlerin verilerek bakım sürecine yardım olunmasının sağlandığını kaydederek, makineye bağlı hastaların dahi gerekli yardım tedavileriyle kendi evlerinde izleme edilebilmelerini hedeflediklerini aktardı.
Sistemin, sağlık ekiplerinin hastanın durumundan birbirlerinin haberdar olmasını sağlayan bir yazılım altyapısıyla yürütüldüğünü aktaran Memişoğlu, şöyle hitap etti:
"Hastayı uzaktan izleme ve muayene eden gerektiği zaman bir kadro göndererek sağlık hizmetini evde sunar hale geldik. İnsanları tıbbi yardım cihazıyla bile evine gönderip yardım tedavisiyle onları o cihaza bağlı biçimde evinde kendi ortamında izleme edebiliyoruz.
Sistemi şimdi iki ilde örnek olarak çalıştırıyoruz. Bu faaliyeti evde sağlık koordinasyon merkezinin koordine ettiği, herkesin birbirinden haberdar olduğu ve hastanın birebir izleme edildiği yazılım altyapısıyla sağlıyoruz. Esasında buna benzer bir yapılanmamız vardı ama bu kadar elektronik sistem altyapısıyla desteklenmiyordu. Çok civardakide bunu Türkiye tamamında yaygınlaştıracağız. Şu ana kadar iki ilde arkadaşlar sonuç veren bir biçimde bunu yaptılar."
80 yaş üstüne evde sağlık raporu
Kemal Memişoğlu, yaşlıların hastaneye gitmeden sağlık hizmetlerine ulaşabilmesi için ilaç, malzeme ve engelli sağlık raporu işlemlerinde de güncel uygulamalar başlattıklarını aktardı.
80 yaş üstündeki kişilerin ilaç, malzeme ve engelli sağlık raporlarının evlerinde düzenlenmeye başlandığını dile getiren Memişoğlu, aile hekimleri eliyle reçete edilebilen ilaç sayısının arttırıldığını aktardı.
Aile hekimlerinin ilaç reçete etme, ilaç ve malzeme raporu düzenleme yetkilerinin genişletildiğini aktaran Memişoğlu, "Bugün mevcutlara ilave olarak 1859 ilacı daha yazabilir hale getirdik. İlaç ve malzeme raporlarının da aile hekimi uzmanlarınca düzenlenebilmesini sağladık." dedi.
Memişoğlu, bir hastanın önce uzman hekime muayene olması ve ilacının uzman hekim eliyle raporlanması halinde, sonraki dönemlerde tedavide değişiklik olmadığı sürece hastanın ilacının aile hekimi eliyle reçete edilebildiğini kaydederek, böylece hastanın her ilaç ihtiyacında yeni baştan uzman hekime başvurmasının önüne geçildiğini aktardı.
Raporlu ilaç için güncel sistem hazırlanıyor
Memişoğlu, raporlu ilaç kullanan hastaların ilaçlarına erişimini daha da kolaylaştıracak güncel bir faaliyet yürüttüklerini aktardı.
Bakan Memişoğlu, şu detaylar duyurdu:
"Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından bunu istedik ve onlar hazırlık içindeler. 6 ay ilaç raporunuz var ve bir rapor yazıldı diyelim. Bir kere ilaç yazıldığı zaman doktor eliyle o ilaçla alakalı değişiklik olana kadar siz eczaneden direkt alabilir hale geliyorsunuz. Yani bir daha doktora gidip de ikinci bir ilaç reçete ettirmenize gerek yok.
İlaç raporunun geçerli olan süre süresince o ilacın aylık dozda eczaneden alınabilir olmasını sağlayacak bir sistem üzerinde çalışıyoruz. Çok civardaki zamanda inşallah onu da insanlarımızın hizmetine sunacağız.
Böylece, kronik hastalığı sebebiyle ilaç raporu olan yaşlı insanlarımız her seferinde gidip ilaçlarını doktora yazdırmaktansa ilaç raporunun geçerli olduğu sürece ilacın ulaşılabilir hale gelmesi planlamamız var. Birden fazla rapora bağlı olan ilaç kullanan, bu ilaçları değişik zamanlarda reçete ettirmek zorunda kalan hastalarımıza rahatlık sağlayacağız.
Bu da mühim bir şey çünkü biz sağlık hizmetini vatandaşlarımızın ayağına getirmeye çalışıyoruz. Özellikle yaşlı grubun hastaneye gelmeden sağlık hizmetine evinde ulaşmasına çalışıyoruz.
"Sağlık hizmetini vatandaşımızın ayağına getirmeye çalışıyoruz"
Yaşlı veya yatağa bağımlı kişilerin hastaneye giderek kan tahlili yaptırması, muayene olması ve tedavi görmesinin enfeksiyon ve düşme gibi riskleri de beraberinde getirdiğini dile getiren Memişoğlu, bu sebeple sağlık hizmetlerinin mümkün olduğunca hastanın bulunduğu yere götürülmesinin önem taşıdığını altını çizdi.
Sağlık hizmetlerinin salt hastalıkların tedavisine odaklanmaması gerektiğini vurgulayan Memişoğlu, koruyucu sağlık hizmetlerinin de daha fazla kullanılmasını istedi.
"Toplum bizden sağlık talep etsin"
Toplumun Sağlık Bakanlığından en çok "hastalığımı tedavi et" olarak başvuruda bulunduğunu dile getiren Memişoğlu, sağlık hizmetlerinde önceliğin hastalık ortaya çıkmadan önce sağlıklı yaşamın desteklenmesi olması gerektiğini aktardı.
Memişoğlu, "Bizim toplumdan esas isteğimiz bizden sağlık başvuru etsinler. Sağlıklı nasıl kalacağıyla alakalı onlara yardım verme başvuru etsinler. Hastalanmama başvuru etsinler. Biz ona hazırız zaten." diye hitap etti.
Vatandaşlara aile hekimlerine ve Sağlıklı Hayat Merkezlerine başvurmaları çağrısında yer alan Memişoğlu, bu merkezlerde fizyoterapist ve diyetisyen hizmetlerinin ücretsiz verildiğini ifade etti.
Aile hekimliklerinde koruyucu sağlık faaliyetler dahilinde kanser taramaları ve farklı tetkiklerin yapılabildiğini ifade eden Memişoğlu, "Önemli olan insanların sağlıklı kalmasıdır. Sağlıklı yaşlanmasıdır." dedi. Bir insanın sağlıklı yaşamasıdır.
Sağlık hizmetlerinin bu amaçı karşılayabilecek altyapı ve insan gücüne sahip olduğunu vurgulayan Memişoğlu, yurttaşların hastalanmadan önce koruyucu sağlık hizmetlerinden daha fazla yararlanmasını istedi.




SON YORUMLAR