Özel Royal Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mehmet Ali Aktamar, mide ve bağırsak hastalıklarının tanısında dikkat çekici bir yere sahip olan endoskopi ve kolonoskopinin, bilhassa bazı hastalıkların erken devirde saptama edilmesine önem taşıyan destek sağladığını dile getirdi.

Sindirim sistemi hastalıklarının bazen uzun süre belirgin bir şikâyete yol açmadan ilerleyebildiğine dikkat çeken Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mehmet Ali Aktamar, hastaların geçmeyen veya tekrarlayan sindirim sistemi şikâyetlerini ihmal etmemesi gerektiğini belirtti.

“Şikâyetler uzun süre devam ediyorsa mutlaka değerlendirilmelidir”

Endoskopinin yemek borusu, mide ve onikiparmak bağırsağının aracısız değerlendirilmesine olanak sağladığını ifade eden Op. Dr. Mehmet Ali Aktamar, şu veriler verdi:

“Uzun süren mide ağrısı, yanma, reflü şikâyetleri, yutma güçlüğü, nedeni açıklanamayan bulantı ve kusma gibi yakınmalarda hastanın durumuna göre endoskopik inceleme gerekebilir. Endoskopi yardımıyla sindirim sisteminin üst bölümünü aracısız değerlendirebiliyor, gerekli durumlarda şüpheli şahıs bölgelerden biyopsi alabiliyoruz. Böylece hastalıkların tanısında önem taşıyan veriler elde edebiliyoruz.”

“Kolonoskopi yalnızca şikâyeti olan hastalara yapılan bir işlem değildir”

Kolonoskopinin kalın bağırsak ve rektumun değerlendirilmesinde kullanılan dikkat çekici bir yöntem olduğunu ifade eden Aktamar, bilhassa bağırsak alışkanlıklarında değişiklik, dışkıda kan görülmesi, açıklanamayan demir eksikliği anemisi ve bazı uzun süreli bağırsak yakınmalarında hekim değerlendirmesinin önem taşıdığını dile getirdi.

“Kolonoskopinin önem taşıyan özelliklerinden biri, sadece hâlihazırdaki hastalıkların tanısında değil, kolorektal kanser taramasında da kullanılabilmesidir. İşlem süresince saptama edilen bazı poliplerin çıkarılabilmesi, ileride kansere dönüşme potansiyeli taşıyan oluşumlara erken devirde müdahale edilmesine olanak sağlayabilir.”

Bigalılar, hiç tanımadığınız birine hayat verebilirsiniz!
Bigalılar, hiç tanımadığınız birine hayat verebilirsiniz!
İçeriği Görüntüle

“Erken tanı tedavi sürecini değiştirebilir”

Sindirim sistemi kanserlerinde erken tanının önemine dikkat çeken Op. Dr. Aktamar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Birçok hastamız şikâyetleri çok ilerlemeden hekime başvurmayı erteliyor. Endoskopi ve kolonoskopi bize hastalığı aracısız görme, gerektiğinde biyopsi alma ve bazı durumlarda aynı işlem süresince müdahalede bulunma imkânı sağlar.” Oysa bilhassa mide ve bağırsak sistemiyle bağlantılı uzun süren veya tekrarlayan yakınmaların altında yatan nedenin belirlenmesi önemlidir.

“45 yaşından itibaren tarama konusu hekiminizle görüşülmeli”

Güncel ülkeler arası önerilerde, kolorektal kanser yönünden ortalama risk taşıyan bireylerde düzenli taramaya 45 yaşından itibaren başlanmasının önerildiğini hatırlatan Aktamar, aile öyküsü veya kişisel risk faktörleri mevcut kişilerde ise tarama planının kişiye göre değişebileceğini dile getirdi.

“Özellikle ailesinde kolon veya rektum kanseri ya da önem taşıyan bağırsak polipleri mevcut kişilerin bu vaziyeti hekimleriyle paylaşmaları gerekir. Taramanın hangi yaşta başlayacağı ve hangi yöntemin tercih edileceği kişinin yaşı, aile öyküsü, sağlık vaziyeti ve risk faktörlerine göre belirlenmelidir.”

“Belirtileri ihmal etmeyin”

Op. Dr. Mehmet Ali Aktamar, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Dışkıda kan görülmesi, açıklanamayan kansızlık, bağırsak alışkanlıklarında belirgin değişiklik, geçmeyen karın ağrısı, yutma güçlüğü veya uzun süren mide şikâyetleri ‘nasıl olsa geçer’ düşüncesiyle ertelenmemelidir. Erken tanının hayat kurtarabileceğini unutmamak gerekir.” Her belirti ağır bir hastalık anlamına gelmez; ancak doğru zamanda gerçekleştirilen değerlendirme, olası hastalıkların erken devirde saptama edilmesi yönünden geniş çaplı önem taşır.

Haber Merkezi