Bezmialem Vakıf Üniversitesi Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkoloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Nihan Bayram, AA muhabirine, kırtasiye ürünlerinin oluşturabileceği risklerin, çocuğun yaşı ve gelişim düzeyiyle yakinen ilişkili olduğunu belirtti.

Özellikle okul öncesi devirde çocukların çevrelerini nesneleri ağızlarına götürerek de keşfettiklerini, ufak yaşlarda bir nesnenin yiyecek olmadığını ayırt etme ve dürtü kontrolünün henüz tam gelişmediğini belirteren Bayram, "Renkli, kokulu, şeker veya başka bir yiyecek görünümündeki bir silgi ya da oyun hamuru, ufak bir çocuk aracılığıyla ağza alınabilir, ısırılabilir hatta yutulabilir. Bu nedenle risk değerlendirilirken sadece ürünün içeriğine değil, hangi yaş grubundaki çocuğun o ürünü nasıl kullanabileceğine de bakmak gerekir." diye söz aldı.

Bayram, ufak çocuklarda ağza alma davranışının hem ufak parçaların yutulması ve boğulma riskini hem de ürünün içerdiği kimyasal maddelere ağız yoluyla maruziyeti artırabileceğini, bu yüzden bilhassa ufak yaş grubundaki çocuklar için ürün seçiminde daha hassas davranılması gerektiğini dikkat çekti.

Bazı kırtasiye ürünlerinde kurşun ve kadmiyum gibi ağır metallerin, ftalatların, PAH adı verilen maddelerin veya nikelin bulunabileceğine işaret eden Bayram, söz hususu maddelerin oluşturabileceği riskin ürünün yapısına ve maruziyet şekline göre değiştiğini ifade etti.

Biga’da ailelere önemli uyarı!
Biga’da ailelere önemli uyarı!
İçeriği Görüntüle

Bayram, kurşun ve kadmiyumun bazı boya ve pigmentlerde bulunabileceğini dile getirerek, "Kurşun içeren boyalı bir yüzeye kısa süre dokunulmasıyla kurşun zehirlenmesi beklemeyiz. Burada bilhassa çocuklarda dikkat çekici olan maruziyet yolu, ürünü ağza alma, emme veya çiğneme ya da ele bulaşan maddenin el ve ağız yoluyla alınmasıdır." diye söz aldı.

Kurşunun yeterli miktarda ve tekrarlayan tarzda vücuda alınması halinde gelişmekte olan sinir sistemi ve kan yapımı üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini aktaran Bayram, bazı ftalatların ise hormon sistemi ile üreme ve gelişim sistemi üzerindeki etkileri yüzünden sınırlandırıldığını söyledi.

"Markası, kaynağı ve çiftçisi belli olmayan, bilhassa ambalajsız ürünlerden kaçınılmalı"

Bayram, yumuşak plastik silgiler, kalem kaplamaları, kalemlikler ve benzeri aksesuarlarda ftalatların gündeme gelebildiğini, burada ana kaygının tek seferlik cilt temasından ziyade bilhassa ufak çocukların ürünleri ağızlarında tutması veya çiğnemesiyle oluşabilecek tekrarlayan maruziyet olduğunu aktardı.

Bayram, kauçuk, lastik ve bazı plastik materyallerde PAH'ların, kalemtıraş, pergel ve makas gibi ürünlerin metal bölümlerinde ise nikelin bulunabileceğini aktararak, nikele duyarlı çocuklarda tekrarlayan temasın alerjik kontakt dermatite, kaşıntı ve egzamaya yol açabileceğini ifade etti.

Bir ürünün sadece üretildiği ülkeye bakılarak emniyetli veya güvensiz kabul edilmesinin doğru olmadığının altını çizen Bayram, "Aynı ülkede hem ülkeler arası emniyet standartlarına münasip üretim faaliyeti yapan kuruluşlar hem de standart dışı üretimler bulunabilir. Dolayısıyla 'ithal ürün' veya 'Çin malı' olmak tek başına bir sağlık riski göstergesi değildir." diye söz aldı.

Tüketiciler yönünden daha dikkat çekici unsurun ürünün izlenebilirliği olduğuna dikkati çeken Bayram, "Veliler, çiftçisi veya ithalatçısı belli, güvenilir satış noktalarından temin edilen ve gerekli ürün bilgilerini taşıyan ürünleri tercih etmeli. Markası, kaynağı ve çiftçisi belli olmayan, bilhassa ambalajsız ürünlerden kaçınılmalı, ürünün etiket ve emniyet veriler mutlaka denetim etmeli." ifadelerini kullandı.

"Ürünün mevzuata uygunluğu değerlendirilirken hangi kategoriye girdiği de önem içeriyor"

Türkiye'de kimyasal maddelerin kullanımına hakkında birçok düzenlemelerin bulunduğunu ifade eden Bayram, bazı ftalatların oyuncak ve çocuk bakım ürünlerinin plastik materyallerinde belirli sınırların üzerinde kullanılmasının yasaklandığını belirtti.

Bayram, kırtasiye ürünleri ile oyuncaklar arasında ayrım olduğunu, her kırtasiye ürününün oyuncak olarak değerlendirilmediğini. Ancak oyun amacı taşıyan veya oyuncak niteliği mevcut bazı kırtasiye ürünlerinin oyuncaklara hakkında kendine has emniyet kurallarının kapsamına girebildiğini anlattı.

Bu nedenle uygulanacak emniyet kurallarının ürünün niteliğine göre değişebildiğini ifade eden Bayram, "Bir ürünün mevzuata uygunluğu değerlendirilirken ürünün hangi kategoriye girdiği de önem içeriyor." dedi.

Bayram, bir kırtasiye ürününün sadece görüntüsüne veya kokusuna bakılarak kanserojen ya da sağlığa zararlı olduğunun söylenemeyeceğini dile getirerek, ürünlerin taşıdığı risklere göre laboratuvar analizlerinden geçirildiğini ifade etti.

Güvensiz olduğu belirlenen ürünlerin piyasaya arzının yasaklanabildiğini, toplatılabildiğini ve sorumlu çiftçi veya ithalatçıya idari yaptırım uygulanabildiğini kaydeden Bayram, tüketicilerin de Güvensiz Ürün Bilgi Sistemi (GÜBİS) aracılığıyla güvensiz ürünlere hakkında bildirimleri gözlem edebileceğini belirtti.

"CE işareti her kırtasiye ürününde aranması gerekiyor"

Bayram, okul alışverişinde velilerin sadece ürünün fiyatına veya çocukların ilgisini çeken görünümüne odaklanmaması gerektiğini altını çizerek, çiftçisi veya ithalatçısı belli, Türkçe kullanım ve emniyet uyarılarını içeren, gerekli yaş sınırlamalarının belirtildiği ve izlenebilir ürünlerin tercih edilmesini önerdi.

Özellikle ufak çocuklarda ufak parça ve boğulma uyarılarının önem taşıdığını, keskin ve rahatsız edici kimyasal kokusu mevcut ürünlere karşı da temkinli olunması gerektiğinin altını çizen Bayram, şunları ifade etti:

“CE işareti her kırtasiye ürününde aranması gerekiyor. CE, bir ürünün genel anlamda kaliteli olduğunu gösteren bir kalite belgesi değildir. Ürünün tabi olduğu uygulamalı mevzuatın ana sağlık ve emniyet gereklerine uygunluğunu gösteren bir işarettir. Çocuğun yaşına münasip, çiftçisi veya ithalatçısı belli, Türkçe etiketi ve gerekli emniyet uyarıları mevcut, izlenebilir ürünleri güvenilir satış noktalarından tercih edin. Özellikle ufak çocuklarda emniyetli ürün seçiminin yanında kırtasiye malzemelerini ağıza götürmeme alışkanlığının kazandırılması ve kullanım süresince gözetim de önemlidir.”

"Yumuşak plastik ürünlere, boyalara, oyun hamurlarına ve yapıştırıcılara dikkat edilmeli"

Memorial Bahçelievler Hastanesi Pediatri Bölümünden Uzm. Dr. Pınar Karadeniz ise kırtasiye ürünlerinde sadece kimyasal içeriğin değil, ürünlerin fiziksel özelliklerinin de çocuk sağlığı yönünden değerlendirilmesi gerektiğini, ufak parçaların yutulması, solunum yoluna kaçması ile ürünlerin göz ve ciltle temasının da risk oluşturabileceğini aktardı.

Çocukların vücut ağırlıklarının daha düşük olması ve sinir ile hormonal sistemlerinin gelişimini sürdürmesi yüzünden bazı kimyasallara karşı erişkinlerden daha hassas olabildiğini vurgulayan Karadeniz, kırtasiye ürünlerinde kurşun gibi toksik metaller, bazı ftalatlar, boya maddeleri ve çözücülerin önem taşıdığını belirtti.

Kurşun maruziyetinin çocuklar yönünden bilhassa önem taşıdığını vurgulayan Karadeniz, "Kurşun maruziyetinde çocuklar için emniyetli kabul edilen bir düzey yok. Uzun süreli maruziyet gelişmekte olan sinir sistemini etkileyebilir, öğrenme, dikkat, davranış ve bilişsel gelişim üzerinde olumsuz sonuçlara yol açabilir." dedi.

Karadeniz, "Bazı ftalatlar ise hormonal sistem ve üreme sistemi üzerindeki etkileri yüzünden önem içeriyor. Bazı boya maddelerinden açığa çıkabilen aromatik aminler arasında kanserojen olarak sınıflandırılan maddeler de bulunuyor. Burada aileleri gereksiz yere endişelendirmemek de dikkat çekici. Bir ürünle temas etmek aracısız kanser ya da başka bir hastalık gelişeceği anlamına gelmez. Risk, hangi maddeye, ne miktarda ve ne kadar süre maruz kalındığıyla ilişkilidir." diye söz aldı.

Küçük çocuklarda kokulu ve yiyeceğe benzeyen silgiler, kalem kapakları ve ufak parçalar noktasında dikkatli olunması gerektiğini ifade eden Karadeniz, şunlar ifade etti:

"Yumuşak plastik ürünlere, boyalara, oyun hamurlarına ve yapıştırıcılara dikkat edilmeli. Çocuklara kırtasiye malzemelerini ağızlarına götürmemeleri öğretilmeli, boya ve oyun hamuru kullanımından sonra eller mutlaka yıkanmalı. Ailelere en dikkat çekici önerim, çocuğun yaşına münasip ürünleri seçmeleri ve gereksiz kimyasal maruziyeti mümkün olduğunca azaltmaları. Özellikle ufak çocuklarda çok aralıksız kokulu, yiyeceğe benzeyen veya ağıza götürmeyi teşvik eden ürünlerden uzak durmak basit ama dikkat çekici bir koruyucu tedbir."

AA