Çanakkale'nin gözde simalarından, “Faruk Optik” ismiyle tanınan Faruk İnceyaprak'ın iki tekerlekli macera serüveni, henüz 10 yaşındayken Çan'ın sanayi bölgesinde başladı. Bu çocukluk tutkusu, zamanla bir yaşam felsefesine dönüşerek onu Türkiye'nin dört bir yanına ve dünyanın farklı coğrafyalarına taşıdı.
Yıllar içinde motosikleti, Faruk İnceyaprak için sadece bir ulaşım aracı olmaktan çok öte bir anlam kazandı. O, yeni keşiflerin kapısını aralayan, özgürlüğün tadını doyasıya çıkaran ve bambaşka insanlarla tanışmasına vesile olan bir yol arkadaşıydı.
Bugüne kadar 100 bin kilometreyi aşkın yol kat eden İnceyaprak, Türkiye'nin 65 ilini geride bırakırken, uluslararası arenada da dikkat çekici rotalara imza attı. Onun hikayesi, Çanakkale'den yola çıkarak tutkunun sınır tanımayışının ilham verici bir örneği.
Çan Sanayisinde Başlayan Bir Motosiklet Rüyası
Faruk İnceyaprak, motosikletle ilk buluşmasının 1988 yılında Çan'daki sanayi sitesinde gerçekleştiğini anlatıyor. O dönemi, ilk kez debriyajlı bir motosiklete bindiği an olarak tarif ediyor.

Çocukluk yıllarındaki motosiklet aşkını şu samimi ifadelerle özetliyor İnceyaprak:
“Motosiklete olan merakım çok küçük yaşlarda filizlendi. 1988'de babam beni Çan'da sanayiye çalışmaya yollamıştı. Orada sevgili Okay Toy abimin bir motoru vardı. O zaman 10 yaşındaydım ve ilk kez debriyajlı bir motosiklete bindim. Bir kez o koltuğa oturdum, elim debriyaja alıştı ve bir daha bırakmadım.”
Çocukken kendi motosikletine sahip olamayan İnceyaprak, Çan Panayırı'nda kiralık motosikletlere binerek bu tutkusunu canlı tuttuğunu belirtiyor.
“Rahmetli Zehir Ağa'nın kiralık motosikletleri vardı, 1 liraya bir tur attırırdı. Bütün harçlığımı oraya yatırırdım, elli tur attığım olurdu. Motosiklet aşkım böylece başlamış oldu.”
İlerleyen yıllarda motosiklet kullanmak, İnceyaprak için yalnızca bir hobi olmaktan çıktı ve adeta bir yaşam biçimi haline geldi.

Genişleyen Ufuklar: Adıyaman Nemrut'tan Küresel Rotalara
Yıllar içinde Peugeot, Kanuni ve Mondial gibi çeşitli motosiklet modellerini kullanan Faruk İnceyaprak, şimdilerde Honda CRF Rally 250 cc ile yollara düşüyor.
Bu motosikletle gerçekleştirdiği ilk büyük yolculuğun Adıyaman Nemrut'a olduğunu belirten İnceyaprak, yaklaşık 3 bin kilometrelik bu deneyimin kendisine önemli bir özgüven kazandırdığını dile getirdi.
“Motosikletimle 3 bin kilometre kat ettikten sonra kendimde birtakım gelişimler fark ettim. Cesaretlendim, özgüvenim arttı ve öngörü yeteneğim gelişti.”
Bu deneyimin ardından motosikletiyle Gürcistan'a doğru yola çıkan İnceyaprak, daha sonra Karadeniz'i de baştan başa gezdi. Türkiye genelinde 65 farklı ili ziyaret ettiğini belirten İnceyaprak, tüm illeri motosikletiyle gezme hedefine çok az kaldığını da sözlerine ekledi.

Mesleğiyle Bütünleşen Bir Kimlik: “Motorcu Gözlükçü”
33 yıldır gözlükçülük mesleğini icra eden İnceyaprak, motosiklet tutkusunun mesleğiyle birlikte anılmasından duyduğu memnuniyeti dile getiriyor.
Motosiklet sürmenin en büyük hobilerinden biri olduğunu vurgulayan İnceyaprak, balık tutmak, okçuluk ve ata binmek gibi başka ilgi alanları da olsa da, motosikletin kendisi için ayrı bir yere sahip olduğunu ifade etti. Kendisini esprili bir dille “motorcu gözlükçü” olarak tanımlayan İnceyaprak, bu tanımın hem mesleğini hem de tutkusunu yansıttığını belirtiyor.
Yılların Hayali Gerçek Oldu: Kutsal Topraklara Motosikletle Yolculuk
Faruk İnceyaprak'ın motosikletle yaptığı yolculuklar arasında en çarpıcı olanlardan biri, uzun yıllar kurduğu hac hayalini gerçekleştirmesi oldu. 1990'lı yıllardan beri motosikletle hac veya umre yolculuğu yapıp yapamayacağını düşündüğünü anlatan İnceyaprak, bu büyük hayalini geçtiğimiz şubat ayında gerçekleştirdi.
Çanakkale'den tek başına yola çıkan İnceyaprak, motosikletiyle Suriye üzerinden Ürdün'e, oradan da kutsal topraklara, Mekke'ye ulaştı. Yaklaşık 8 bin kilometre yol kat ettiği bu kutsal yolculuk, tam 20 gün sürdü.
Yolculuğun belirli bir bölümünde Ankara'dan gelen bir motosiklet grubuyla karşılaştığını belirten İnceyaprak, onlarla birlikte yoluna devam ettiğini söyledi.
“Bu seyahate Çanakkale'den yalnız çıktım. Sonra yolda Ankara'dan gelen bir motosiklet ekibiyle tanıştım. Onlarla birlikte bu yolculuğa devam ettik. Gerçekten güzel bir deneyimdi.”

Çanakkale'nin Yeni Uluslararası Motosiklet Durağı: Faruk Optik
Çanakkale merkezde kendi adını taşıyan Faruk Optik, zaman içinde motosiklet tutkunlarının önemli buluşma noktalarından biri haline geldi. Yaklaşık 3,5 yıl önce açtığı dükkanının, motosiklet tutkusunun çevresindeki motorcular arasında daha fazla duyulmasıyla birlikte, Türkiye'nin farklı bölgelerinden gelen motosiklet kullanıcılarını ağırlamaya başladığını belirtiyor İnceyaprak.
Çanakkale'ye gelen motorculara şehri tanıttığını ve onlara misafirperverlik gösterdiğini vurgulayan İnceyaprak:
“Türkiye'nin dört bir yanından motorcular Çanakkale'ye geldiğinde, onlara rehberlik ederim. Şehrimizi tanıtırım. Misafir ederim onları, çayını, kahvesini, yemeğini ikram ederim.”
Bu dostlukların zamanla yurt dışına da uzandığını ifade eden İnceyaprak, dünyanın farklı ülkelerinden motosiklet kullanıcılarını da Çanakkale'deki dükkanında ağırlamaya başladığını anlatıyor.
Dünyanın Dört Bir Yanından Gelen Konuklar
Faruk İnceyaprak'ın paylaştığı bilgilere göre, Faruk Optik'in ziyaretçileri arasında sadece Türkiye'den değil, Sırbistan, Avustralya, Hindistan, Nepal, İtalya, Fransa, İsviçre ve Danimarka gibi ülkelerden gelen motosiklet tutkunları da bulunuyor. İş yerinin duvarlarını süsleyen sayısız motosiklet stickerı, bu uluslararası ziyaretlerin adeta birer hatırası olarak dikkat çekiyor.
İnceyaprak, motorcuların Faruk Optik'e geldiklerini belgelemek amacıyla stickerlarını dükkanının duvarına bıraktıklarını belirterek, farklı insanlarla tanışmanın ve karşılıksız paylaşımlarda bulunmanın kendisine büyük mutluluk verdiğini dile getiriyor.
Her Kilometre Bir Hikaye: Unutulmaz Rotalar ve Anılar
100 bin kilometrenin üzerinde yol kat eden Faruk İnceyaprak için motosiklet yolculuklarında her kilometrenin ayrı bir hikayesi var.
Türkiye'de kendisini en çok etkileyen güzergahlardan birinin Erzincan Karanlık Kanyon olduğunu belirten İnceyaprak, motosiklet tutkunlarının ilgisini çeken zorlu rotalara da değindi.
“Biz motorcular için her kilometre aslında bir anıdır. Şurada otursak size şu an yüzlerce anı anlatabilirim. Çünkü 100 binin üzerinde kilometre yaptım. Her kilometre ayrı bir anı.”
Karanlık Kanyon'un kendisi üzerinde özel bir etki bıraktığını vurgulayan İnceyaprak, henüz gitme fırsatı bulamadığı Derebaşı Virajları'nı da ilerleyen dönemde keşfetmek istediğini ifade etti. Yurt dışı yolculukları arasında ise Suriye'nin kendisi üzerinde farklı bir izlenim bıraktığını belirten İnceyaprak, ülkedeki savaşın ardından devam eden yeniden yapılanma sürecine dikkat çekti.

Güvenli Sürüşün Önemi: Faruk İnceyaprak'tan Önemli Tavsiyeler
Motosikletin iki tekerlekli olması nedeniyle potansiyel olarak tehlikeli görülebileceğini kabul eden İnceyaprak, güvenli sürüş açısından doğru eğitim ve uygun ekipmanın vazgeçilmezliğine dikkat çekiyor.
Motosiklet kullanıcılarına mutlaka eğitim almaları ve kaliteli ekipman kullanmaları yönünde tavsiyelerde bulunan İnceyaprak şunları söyledi:
“Motosiklet iki tekerlidir, evet, tehlikeli olarak algılanabilir. Ancak aynı zamanda son derece güvenlidir. Bu güvenliğin iki temel dayanağı vardır: birincisi ekipman, ikincisi ise eğitimdir. Tüm motosiklet kullanıcılarına eğitim almalarını ve kaliteli ekipman kullanmalarını kesinlikle öneririm.”
Motosiklet sürerken sürücünün sadece önündeki yola değil, çevresindeki gelişmelere de dikkat etmesi gerektiğini belirten İnceyaprak, aynaları ve genel çevreyi sürekli kontrol etmenin sürüşteki öngörü yeteneğini ciddi anlamda geliştirdiğini vurguladı.
“Bir motorcu, 360 dereceyi görmek zorundadır. Yolda giderken çevresini tam anlamıyla algılayamazsa her an bir kaza riskiyle karşılaşabilir. Önündeki yüz metreyi taramak, aynalardan etrafında olan biteni sürekli takip etmek, öngörü yeteneğini büyük ölçüde geliştirir.”
Çanakkale'den Dünya Yollarına Uzanan Bir Yaşam Felsefesi
Çanakkale'nin Çan ilçesinde 10 yaşında filizlenen motosiklet tutkusu, Faruk İnceyaprak'ı Türkiye'nin kalbine ve dünyanın farklı coğrafyalarına taşıyan, özgürlük ve keşif dolu bir yaşam felsefesine dönüştü. Onun hikayesi, tutkunun insanı nasıl dönüştürebileceğinin ve bir şehirde başlayan hayalin nasıl küresel bir köprü kurabileceğinin canlı bir kanıtı.
Muhabir: Ogün İnalHaber Kaynağı: Haber Merkezi




SON YORUMLAR