Çanakkale Yeni Parti’de il kongresi heyecanı yaşanıyor. Cumhuriyet Meydan’ında yer alan parti binası önünde gerçekleşen bilgilendirmeye sağanaka rağmen pek çok partili ilgi gösterdi. Yakın zamanda gerçekleşecek kongre öncesinde, Yeni Parti Merkez yerleşim Kurucu Başkanı İbrahim Can Ergun il başkanlığına adaylığını ilan etti.
Ayrıca, Yeni Parti Çanakkale İl Başkanı Levent Gürbüz, Yeni Parti Merkez İlçe Başkanı Ahmet Can Aktuna, Milletvekili İsmet Güneşhan, Belediye Başkanı Muharrem Erkek, Çanakkale İl Genel Meclisi Başkanı Halil Ertuğrul, Çan Belediye Başkanı Harun Arslan, Kepez Belediye Başkanı Birol Arslan, önceki devir Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan da Ergun’un adaylık açıklamasına yer aldı.
Açıklamasına İl Başkanı Levent Gürbüz’e teşekkür ederek başlayan İbrahim Can Ergun, “Anlayışımızı ve hedeflerimizi üstlenmeye hazır olduğumuz sorumluluğu sizlerle paylaşmak için birlikteyiz. Zor bir devirde sorumluluk üstlendiler, üstlendik. Öncelikle bugüne kadar önemli bir özveriyle il başkanlığı görevimizi yürüten Levent Gürbüz başkanımıza ve eşliğinde vazife yaptığı yönetim kadrosu kurulu üyelerine teşekkür ediyorum. Örgütümüz için emek verdiler, eşliğinde emek verdik. Mücadele ettik ve birlikte pek çok zorluğun üstesinden geldik. Bu savaşım sürecek vazifeler değişebilir ama verilen emek ortaktır. Değerli yol arkadaşlarım bilhassa son üç senede yaşadıklarımız siyasi tarihimizde ilkler olarak yerine aldık. Yaşadıklarımızı her platformda dile getirdik. Ancak bugün itibarıyla artık geçmişi değil geleceği konuşmak istiyorum” dedi.
Ergun konuşmasını şöyle sürdürdü; “Bugün umudu iktidara dönüştürme zamanıdır. İnsanlarımız yaşadıkları sıkıntıları zaten biliyor. Türkiye'nin bizden beklediği tam da budur. Emekli geçinemediğini, asgari bedelli ay sonunu getiremediğini genç kuşak geleceklerini kuramadıklarını her gün yaşayarak görüyorlar. Toplum bizden zaten bildiği sıkıntılar tekrar etmemizi istemiyor. O sıkıntılar nasıl çözeceğimizi ve ülkeyi nasıl yöneteceğimizi görmek istiyorlar. Ve biz buna hazır olmak zorundayız. Değerli arkadaşlarım dünyada kazanç eşitsizliği için dikkat çekici bir kavram var. Bir ülkede kazanç eşitsizliği büyüdükçe yoksul bir ailede doğan çocuğun geleceği kayboluyor. Muhteşem bu eğri bize çok çarpıcı bir gerçeği anlatıyor. Yani çocuğun geleceğini yeteneğinden ve çalışmasından önce ailesinin ekonomiye dair koşulları belirliyor.
Bir düşünün bugün itibarıyla gençlerimiz anne babalarından daha öğretimli, dünya algıları daha ileride teknolojinin deneyimlerini en iyi tarzda kullanıyorlar. Ancak anne babalarıyla aynı yaşta onların kurduğu yaşamı kuramıyorlar. Tıpkı Silivri Cezaevi'nde olan Ekrem Başkanımız gibi çalışıyorlar ama birikim yapamıyorlar. Diplomaları var ama güvenceleri yok. Hayal kuruyorlar ama geleceklerini başka ülkelerde arıyorlar. İşte bizim itirazımız bunadır.
Hiçbir çocuğun kaderi doğduğu evin yoksulluğuna mahkum edilemez. Bizim mücadelemiz kazançın daha adil paylaşılmasının yanı sıra fırsatların, imkanların ve geleceğin de adil paylaşılması içindir. Cumhuriyetin eşit yurttaşlık ilkesi tam da bunu ifade eder. Bir işçi çocuğunun, bir tarım üreticisi çocuğunun hayalleri bir varlıklı ailenin çocuğunun hayallerinden daha değersiz olamaz, olmamalıdır. Çünkü biz eşitsizliği kader olarak kabul etmiyoruz. Değerli yol arkadaşlarım yaşadığımız sıkıntı yalnız ekonomiye dair olmanın dışında adalet ve demokrasi meselesidir. Son devirde yaşananlar bize dikkat çekici bir gerçeği bir kez daha hatırlatıyor. Herkesin devamlı cesaret göstermesini doğruyu savunmak için her defasında bedel ödemesini bekleyemeyiz. Ahlak kahramanlara emanet edilemez.
İhtiyacımız olan haksızlığa itiraz edenin korunduğu haksızlık yapanın kim olduğuna bakılmaksızın hesap verdiği bir düzendir. Halkın oylarıyla seçilmiş belediye başkanlarına hedefleyen yargısal süreçlerde hukuk siyasetin bir aracı haline getirilmemelidir. Bu noktada yalnız seçilmişlere sorumluluk düşmüyor. Aynı zamanda milletimizin de yurttaşlık bilinciyle itiraz etme hakkını fazla sesle dile getirmesi gerekiyor. Bu mesele mahalli demokrasi bakımından da hayati önemdedir. Bağımsız yargı tesirli denetim ve hesap verebilirlik bunun için vazgeçilmezdir. Hukuk siyasi rakipleri tasfiye etmenin aracı olmak yerine herkesin hakkını korumanın güvencesi olmalıdır. İşte bu yüzden diyoruz herkes için hukuk, herkes için adalet. Sevgili yol arkadaşlarım bugün itibarıyla burada bulunmamın arkasında son derece kıymetli bir örgütsel dönem var.
On iki yerleşim başkanımız toplandı ve ve dikkat çekici bir kolektif irade ortaya koydular. İlçe kongrelerimizin akabinde örgütümüzün geleceğini yaklaşan devirin sorumluluklarını ve birlik içinde yürümenin imkanlarını değerlendirdiler. Bu irade için her birine teşekkür ediyorum. Ancak bir hususun altına bilhassa çizmen gerekiyor. Bu irade benim girişime kazanılmış bir zafer değil. Daha çok omuzlarıma yüklenmiş önemli bir sorumluluktur. Çünkü kolektif irade eşliğinde alınacak hükümü olgunlaştırmak, eşliğinde çalışmak, birbirimizi dinlemek ve gerektiğinde eşliğinde fedakarlık yapabilmektir. Hepimizin çeşitli düşünceleri ve çeşitli beklentileri olabilir. Bunlar örgütümüzün zenginliğidir. Ama birlikte yürütülen edeplerimiz söz meselesi olduğunda asgari müştereklerde buluşabilmeliyiz. Birbirimize karşı değil, eşliğinde iktidara yürümek için siyaset yapıyoruz. Çünkü örgütümüzün birlikte yürütülen geleceği kişisel beklentilerden daha önemlidir. Tüm il örgütümüzü etkili bir ilişkiyle birbirine bağlayacağız. Çanakkale'de birlik ve dayanışmayı daha ileri taşıyacağız.
Türkiye'nin demokrasi ittifakını kuran ve temsil eden çağdaş toplumsal demokrat bir parti olarak Çanakkale'nin bütün demokratlarını Çanakkale Yeni Parti çatısı altında buluşturacağız. Yeni yıl itibariyle her yerleşimde bütün örgütümüzün katılımıyla geniş çaplı sağ girişimler gerçekleştireceğiz. Değerli arkadaşlarım ben bugün itibarıyla salt inandığımız şeyleri değil bunun yanı sıra neyi hedeflediğimizi ve nasıl çalışacağımızı anlatmak istiyorum. Teknolojinin bütün imkanlarını kullanarak devamlı iletişim halinde olacağız. Sorunları büyümeden konuşacağız ve kararları eşliğinde olgunlaştıracağız. Çanakkale'nin on iki ilçesinin tamamına aynı kararlılıkla çalışacağız. Çünkü önümüzde yalnız bir il kongresi yok. Güçlü bir kadroyla planlı ve disiplinli bir girişimle geliyoruz. Hedefimizi açıkça ifade ediyoruz; Çanakkale'de en az üç milletvekilini Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne göndereceğiz. Türkiye'nin geleceğini belirleyecek bir genel seçim var. Hedefimiz Çanakkale'nin bütün ilçelerinde partimizin toplumsal bağlarını güçlendirmek, halkın güvenini büyütmek ve Türkiye'de iktidar sorumluluğunu üstlenmektir. Türkiye'nin demokratlarını iktidar yapacağız. Biz bu ülkeyi yönetmeye talibiz. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında layık, demokratik, tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti hedefini toplumsal adaletle, özgürlükle ve halkın refahıyla buluşturmaya talibiz.
2023 yılında umutsuz konumlar yoktur diye yola çıkmıştık. Tek bir şeye ihtiyacımız var. Şimdi tekrar Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bir sözüne dayanıyorum. O da çalışkan olmak ve daha çok çalışacağız. Daha disiplinli çalışacağız. Birbirimize güvenerek çalışacağız. Çünkü umut etmek başlangıçtır. Örgütlenmedir, mücadeledir. Umudu gerçeği dönüştüren ise emektir. Ben bu sorumluluğa, bu savaşıma ve bu girişim azmine talibim ve bugün itibarıyla huzurunuzda önemli bir onurla ve aynı ölçüde önemli bir sorumluluk duygusuyla Yeni Parti Çanakkale İl Başkanlığı'na adayım. Genel seçimi kazanmakla yetinmeyip seçimden sonra ülkeyi yönetebilecek toplumsal güveni bugünden inşa etmek için çalışacağız. Örgütlü mücadelemiz, birbirimize güvenimiz. Ama bildiğimiz bir şey vardı. Üç yıl önce çıktığımız yolda neyle karşılaşacağımızı bilmiyorduk. Bugün de aynı inançla buradayız. Yolumuz uzun olabilir, engeller çıkabilir. Ama eşliğinde yürüdüğümüz sürece değiştiremeyeceğimiz hiçbir şey yok.”




SON YORUMLAR