Çanakkale'nin Ezine ilçesine bağlı Kösedere köyünde yaşayan Sabahattin Demirol, dedelerinden ve babasından devraldığı iki zorlu zanaatı aynı çatı altında sürdürüyor. Yaklaşık 25 yıldır demir doğrama atölyesinde çekiç sallayan Demirol, bir yandan da baba toprağında çiftçilik yapmaya devam ediyor. Köy hayatının getirdiği üretim temposuyla iki işi bir arada yürüttüklerini belirten emektar usta; tarlasında yonca, mısır, arpa ve buğday yetiştirirken aynı zamanda hayvancılıkla da uğraşıyor.
Girdi Maliyetleri Üreticiyi Zorluyor
Tarım ve hayvancılıkta yaşanan yüksek girdi maliyetlerinin üreticiyi her geçen gün daha da zorladığına dikkat çeken Demirol, artan masraflar nedeniyle köylünün üretimden uzaklaşmaya başladığını vurguluyor. Zorlu doğa koşullarının yanı sıra ekonomik yüklerin de eklenmesiyle köydeki genç nüfusun toprağı terk ettiğini belirten Demirol, kendi çocuklarının da bu nedenle şehre göç etmek zorunda kaldığını söylüyor. Oğullarının köydeki üretimi bırakarak Çanakkale merkezde asgari ücretli işlerde çalışmayı tercih ettiğini dile getiren usta, kırsaldaki gençsizleşmenin mesleklerin geleceğini tehdit ettiğini belirtiyor.
Dört Kuşaktır Süren Örs ve Çekiç Sesleri
Ailesindeki demircilik geleneğinin dördüncü kuşağa dayandığını anlatan Sabahattin Demirol, bu köklü hikayenin gazilik unvanı bulunan büyük dedesinin ufak çaplı ateş işleriyle başladığını aktarıyor. Dedesinden babasına, babasından da kendisine aktarılan zanaat zamanla gelişmiş; tarım aletlerinin tamiratından çatı, ferforje ve kapı-pencere imalatına kadar geniş bir yelpazeye ulaşmış. Asıl branşının alüminyum doğrama olduğunu belirten Demirol, babasının yanında mesleği ilerletip ustalık belgesini aldıktan sonra kendi dükkanının başına geçtiğini ifade ediyor.
"Bizden Sonra Devredecek Kimse Yok"
Sıcak demirin karşısında ve toprağın başında geçen bir ömrün ardından geleceğe dair kaygılarını gizleyemeyen Demirol, kendisinden sonra bu iki mesleği de devralacak yeni bir neslin yetişmediğini belirtiyor. Köydeki tarım arazilerinin ve tarihi atölyenin ilerleyen yıllarda satılabileceğini dile getiren Demirol, hem geleneksel zanaatların hem de tarımsal üretimin geleceği adına endişeli olduğunu söylüyor.
Haber Kaynağı: Haber Merkezi




SON YORUMLAR