BURAK AKAY/BÜLENT ERSÖZ - Çanakkale'nin Eceabat ilçesindeki Maydos Kilisetepe Höyüğü'nde gerçekleştirilen arkeolojik kazıda, görevliler 4200 yıllık savunma duvarını gün yüzüne çıkardı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün izni, Çanakkale Valiliğinin desteği ve İÇDAŞ'ın sponsorluğunda "Geleceğe Miras Projesi" bünyesinde Tarihi Gelibolu Yarımadası'nda bulunan Maydos Kilisetepe Höyüğü'ndeki kazı mesailer sürdürülüyor.
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Göksel Sazcı başkanlığındaki ekip, yerleşim merkezinde denize civardaki konumdaki kazıların 17'nci yılında, 7 metre derinlikte savunma duvarını gün yüzüne çıkardı. Dr.
Kazı Başkanı Prof. Göksel Sazcı, AA muhabirine, 2026 kazı dönemine 1 Temmuz'da başladıklarını ve eylül sonuna kadar sahadaki çalışmalar sürdüreceklerini ifade etti. Dr.
Bu yıl iki ayrı alanda mesai yürüttüklerini dile getiren Sazcı, 2010 yılında başladıkları kazılarda 4 başlıca amaç belirlediklerini ifade etti.
Sazcı, birinci hedeflerinin yerleşim yeri içinde kalan höyüğü hem fiziki olarak koruma altına almak hem de bölgesel halkı bilgilendirip öğretime dahil ederek alanın korunması gereken bir kültür varlığı olduğunu onlara bunu öğretmek olduğunu aktararak, "Bunu başardık sanırım. Burada kazılara başladığımız günden bu yana herhangi bir tahribat söz meselesi olmadı." dedi.
İkinci hedeflerinin ise Erken Demir Çağı (Karanlık Çağ) dönemine dönük araştırmalar olduğunu ifade eden Sazcı, içinde bulunduğumuz yıl söz meselesi evreyi yakalamak adına hususi bir alanda çalıştıklarını ve evreye ait kalıntılar ile yıkıntıları kısmen ortaya çıkardıklarını belirtti.
"MÖ ikinci binde Trakya ve Doğu Avrupa ile ilişkiler ortaya çıkarıldı"
Üçüncü mühim hedeflerinin alanın milattan önce (MÖ) ikinci bindeki siyasi durumunu ve Homeros'un anlattığı evrenin bölgedeki yapısını anlamak olduğuna dikkati çeken Sazcı, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bu meseleyle alakalı önceki yıllarda araştırdığımız alanlarda mühim neticeler elde ettik. Özellikle MÖ ikinci binde alanın Trakya ve Doğu Avrupa ile ilişkisi bilinmiyordu. Bölgede daha önce bilinmeyen kültür unsurlarını ortaya çıkardık. Kazıda ortaya çıkardığımız buluntularla alanın Bulgaristan'dan Romanya'ya kadar olan ilişkileri ile ilgili yepyeni yorumlar yapabiliyoruz. O açıdan da mutluyuz, yani istediğimiz sonucu elde ettik."
Sazcı, dördüncü hedeflerinin ise Troya'da iyi bilinmeyen ve İlk Tunç Çağı'ndan Orta Tunç Çağı'na geçişi karakterize eden "Troya III-IV-V" dönemlerini araştırmak olduğunu kaydetti.
Önceki yıllarda höyüğün kuzeybatı kısmında bu evreyle alakalı buluntular elde ettiklerini hatırlatan Sazcı, şöyle sürdürüldü:
"Bu yıl da uzun yıllardır araştırma yaptığımız bir alanda takriben 7 metrelik dolgu kazarak İlk Tunç Çağı'na ait savunma duvarına ulaştık. 2 metreden biraz daha fazla yüksekliğe sahip bir taş başlıcayı olduğunu, üzerinde de kerpiç üst yapısının bulunduğunu belirleme ettik. Duvarın takriben 4 metrelik bir uzantısını burada ortaya çıkarmış olduk. Yine kazılarımızda zamanla bu duvarın yükseltilerek işlevini yitirene kadar kullanımda kaldığını gördük. Bu savunma duvarı milattan önce 2100-2200 yıllarına tarihleniyor. Yani takriben 4 bin 200 yıllık bir yaşı var bu duvarın."
Maydos yerleşiminin deniz kenarında yer aldığına işaret eden Sazcı, karaya bakan taraftaki çalışmalarda daha önce kuzeybatı kısmında muhtelif dönemlere ait surlar bulduklarını, bu kez de güneybatı kesiminde savunma duvarını gün yüzüne çıkardıklarını ifade etti.
"Troya ile aynı boyutlara sahip, henüz yüzde 5'i gözden geçirildi"
Prof. Sazcı, 17 yıldır sürdürdükleri kazı çalışmalarında alanın henüz takriben yüzde 5'lik kısmını inceleyebildiklerini ifade ederek, şunları belirtti: Dr.
"Yüzdeye vuracak olursak daha yolun çok başındayız. Buranın tamamı için benim ömrüm yetmez, öğrencilerimin de yetmez, onların öğrencilerinin de yetmez. 17 yıldır çalışıyoruz ama benim tahminim henüz alanın yüzde 5'i incelenmiştir. Gelibolu Yarımadası'nın en büyük ölçekli höyüğü. Çok kapsamlı bir alan. Burası Troya'daki Hisarlık Tepesi ile aynı boyutlara sahip. Troya 150 yıldır belki daha fazla süredir kazılıyor. Oranın da en fazla yüzde 20'lik alanının kazıldığını tahmin ediyorum."
Haber Kaynağı: Haber Merkezi



SON YORUMLAR