İda Dayanışma Derneği, Türkiye Petrolleri Trakya Bölge Müdürlüğü’nün hazırladığı Çimpe-2 Kuyusu Doğalgaz Arama ve Çıkarma Faaliyetleri projesine ilişkin Proje Tanıtım Dosyası’nı (PTD) titizlikle inceledi.
Dernek, dosyanın 2026 Ağustos tarihli versiyonunun bilimsel ve teknik açıdan bağımsız bir değerlendirme sunduğunu kabul ederken, birçok kritik eksikliği vurguladı. Özellikle sera gazı emisyonları, biyolojik çeşitlilik, gürültü‑ışık kirliliği ve jeolojik‑hidrolojik risklerin yeterince ele alınmadığı iddia edildi.
İda Dayanışma Derneği’nin raporunda öne çıkan başlıklar şunlardır:
1. Sera Gazı Azaltım Planı Eksikliği: PTD’de yer alan “V‑2.3 Sera Gazı Azaltım Planı” bölümü, sadece yasal çerçeveyi aktarırken gerçek bir azaltım stratejisi sunmuyor. Projenin 20 MW altındaki ısıl gücü nedeniyle izleme yükümlülüğünün kaldırılması, sera gazı etkisinin ÇED sürecinde değerlendirilmesini engelliyor.
2. Metan Kaçağı ve Yanma Senaryoları: Sondaj ve tamamlama aşamalarında ortaya çıkabilecek kaçak metan (fugitive) emisyonları ve olası venting/flaring durumları hiçbir yerde sayısallaştırılmamış. Metanın küresel ısınma potansiyelinin CO₂’den yaklaşık 80 kat olduğu göz önüne alındığında bu boşluk büyük bir risk oluşturuyor.
3. Motorin Tüketimi ve CO₂ Hesaplaması: Tek bir sondaj için öngörülen 35.000 litre motorin tüketiminin yol açacağı CO₂ emisyonu raporda yer almıyor; toz emisyonu hesabı gibi basit yöntemler burada da uygulanabilirdi.
4. İklim Hedefleriyle Uyum: Türkiye’nin 2053 net sıfır hedefi, güncellenmiş Ulusal Katkı Beyanı (NDC) ve İklim Kanunu çerçevesinde projenin nasıl bir fosil yakıt yatırımı olduğu konusunda tek bir değerlendirme bulunmuyor.
5. Bölgesel İklim Kırılganlığı: Gelibolu Yarımadası’nın Akdeniz iklimi, artan sıcak hava dalgaları, kuraklık ve kızılçam ormanlarının yangın riski gibi faktörlerin saha güvenliği, su temini ve gürültü‑ışık kontrol önlemlerine etkileri hiç ele alınmamış.
Flora‑fauna incelemesi de aynı şekilde yetersiz. PTD, Gelibolu’yu kuş göçleri açısından kritik bir geçiş koridoru olarak tanımlasa da, “Biyolojik Çeşitlilik Raporu” sadece “Nuh’un Gemisi” veri tabanına dayanıyor ve sahada yapılan tür envanteri eksik. Işık kirliliği, gece operasyonları sırasında göçmen kuşlar üzerindeki etkisi ve potansiyel çarpışma riski de raporda yer almıyor.
Gürültü, ışık ve titreşim risklerinin uzun vadeli etkileri, jeolojik ve sismik tehlikelerle birlikte raporda net bir şekilde tanımlanmadı. Dernek, bu eksikliklerin giderilmesi ve halkın katılımının sağlanması için şeffaf bir süreç talep ediyor; özellikle yerel muhtarlar ve sivil toplum kuruluşlarının görüşlerinin rapora entegre edilmesi gerektiğini vurguluyor.
Haber Kaynağı: Haber Merkezi




SON YORUMLAR