Turan’dan Bayramiç’te Kardeşlik ve Üretim Mesajı
Spot: İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, Bayramiç Tarım ve Teknoloji Panayırı’nda yaptığı geniş çaplı konuşmada Terörsüz Türkiye sürecinden tarımsal imalata, Çanakkale ve Bayramiç’e gerçekleştirilen yatırımlardan Mehmet Akif Ersoy’un ilçedeki mirasına kadar çok sayıda başlığa değindi. Çanakkale’de 46 bin ailenin tarımla uğraştığını, 2025 yılında yaklaşık olarak 1 milyar 360 milyon liralık tarımsal katkı sağlandığını dile getiren Turan, Bayramiç Devlet Hastanesi ve yaklaşık olarak 800 hak sahibini ilgilendiren TOKİ arsa sürecine hakkında de aktardı. Türkiye’nin en büyük ölçekli gücünün 86 milyonun kardeşliği olduğunu vurgulayan Turan, “Silah bırakmak, önce dildeki silahı bırakmakla olur” dedi. Turan bunun yanı sıra Gelibolu-Malkara otoyolunun bir hafta sonra seremoniyle açılacağını paylaştı.
İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, Çanakkale’nin Bayramiç ilçesinde gerçekleştirilen Tarım ve Teknoloji Panayırı’na yer aldı. Cuma namazının akabinde panayır alanına geçen Turan, burada yaptığı konuşmada hem Türkiye gündemine hem de Çanakkale ve Bayramiç’i titizlikle ilgilendiren konulara hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Tarım ve imalatın uzun vadeli önemine dikkat çeken Turan’ın konuşmasının mühim başlıklarından birini Terörsüz Türkiye süreci oluşturdu. Turan, Türkiye’nin huzur ve istikrarını güçlendirmesinin ekonomiye dair kalkınmadan tarımsal imalata kadar her alana direkt yansıyacağını belirtti.
“İki Yıldır Bu Memlekette Şehit Haberi Almıyoruz”
Terörsüz Türkiye hedefinin ilk gündeme geldiği devirde bazı kesimlerin bu amaçı gerçekçi bulmadığını söyleyen Turan, gelinen noktayı değerlendirirken:
“Bakın, ‘Terörsüz Türkiye’ dediğimizde çok sayıda insan güldü geçti. Geldiğimiz yerde hamdolsun iki yıldan beri bu memlekette şehit haberi almıyoruz.”
ifadelerini kullandı.
Türkiye’de artık terörün ve toplumu birbirinden ayıran söylemlerin gündemden çıkmasını istediklerini dile getiren Turan, “Bu ülkenin seksen altı milyonu kardeş olsun, omuz omuza yürüsün istiyoruz” dedi.
Toplumsal birlik ve beraberliğin Türkiye’nin en büyük ölçekli gücü olduğunu ifade eden Turan, sürecin karşılıklı sorumluluk gerektirdiğini belirtti.
Turan, birlik mesajını, “Rüzgâr sert eserse bırak söğüt ağacı düşünsün, çınara bir şey olmaz. Bu millete, bu beraberliğe bir şey olmaz” sözleriyle belirtti.
Taziye Çadırlarına Sert Tepki
Turan, konuşmasında son devirde bazı çevreler eliyle kurulan taziye çadırlarına da tepki gösterdi. Taziyenin belirli bir zaman içerisinde anlam taşıdığını söyleyen Turan, yıllar sonra aynı gerekçeyle çadır kurulmasını “istismar” olarak nitelendirdi.
“Taziye varsa ilk gün vardır. Üç sene sonra, beş sene sonra taziye mi olur? Olmadı üç gün, yedi gün, kırk gün olsun. Bu istismardan başka bir şey değildir.”
Türkiye’nin terörle mücadeledeki hukuki yaklaşımında bir taviz verilmediğini savunan Turan, sürecin yanlış anlaşılmaması gerektiğini söyledi.
“Silah Bırakmak Önce Dildeki Silahı Bırakmakla Olur”
Sürecin salt silahların bırakılmasıyla sınırlı olmadığını ifade eden Turan, kullanılan siyasi dil noktasında da ikazda bulundu.
Turan:
“Ne olur bu milletin sabrını sınamayın, ne olur yanlış yapmayın. Lütfen kendinize gelin, bu devletin sinir uçlarıyla, bu milletin hassasiyetiyle oynamayın.”
Silah bırakmak, önce dildeki silahı bırakmakla olur.
dedi.
Turan, Türkiye’nin huzur ortamını korumasının yatırımların, ekonomiye dair büyümenin ve tarımsal imalatın devamlılığı bakımından da büyük ölçekli önem taşıdığını belirtti.
“Tarım Artık Tercih Değil, Mecburiyet”
Konuşmasının mühim bölümünü tarıma ayıran Turan, dünyada ekonomiye dair ve siyasi dengelerin değiştiğini, tarımsal imalatın ülkeler bakımından uzun vadeli bir güç haline geldiğini söyledi.
Turan, “En etkili ülkeler en fazla petrolü ya da en fazla geçmişten gelen olan ülkeler değil; imalatı, tarımı etkili olan ülkeler” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin 84,2 milyar dolarlık tarımsal hasılayla dünyada yedinci, Avrupa’da ise birinci sırada bulunduğunu dile getiren Turan, ülkede 206 çeşit mahsul üretildiğini ve 186 ülkeye ihracat gerçekleştirildiğini belirtti.
Türkiye’nin bal üretiminde de dünyada ikinci, Avrupa’da birinci olduğunu belirtti.
Çanakkale’de 46 Bin Aile Tarımla Geçiniyor
Turan, Türkiye genelindeki verilerin akabinde Çanakkale’nin tarımsal potansiyeline hakkında rakamlar da dile getirdi.
Çanakkale’de 46 bin ailenin tarımla uğraştığını dile getiren Turan, 2025 yılında üreticilere yaklaşık olarak 1 milyar 360 milyon liralık tarımsal katkı verildiğini belirtti.
Kırsal kalkınma çerçevesinde sağlanan desteğin ise 300 milyon liranın üzerinde olduğunu ifade eden Turan, Çanakkale’de günlük 1.619 ton süt üretildiğini paylaştı.
831 Balıkçı Teknesi, 11 Ülkeye İhracat
Çanakkale’nin salt tarla ve hayvancılık üretiminde değil, su ürünlerinde de dikkat çekici bir potansiyele sahip olduğunu dile getiren Turan, ilin 671 kilometrelik sahil şeridiyle Türkiye’nin ikinci en uzun sahiline sahip olduğunu belirtti.
Çanakkale’de 831 balıkçı teknesinin çalışma gösterdiğini dile getiren Turan, şehirden 11 ülkeye balık ihracatı gerçekleştirildiğini ifade etti.
Bayramiç’te 7 Bin 500 Üretici
Bayramiç’in Çanakkale tarımındaki hususi konumuna da değinen Turan, yerleşimde 7 bin 500 imalatçının çalışma gösterdiğini belirtti.
Turan’ın verdiği bilgilere göre Bayramiç’te üreticilere faaliyet veren bir baraj, yedi gölet, 30 tarımsal kalkınma kooperatifi, yedi sulama kooperatifi ve bir su mahsullar kooperatifi bulunuyor.
Tarımda ortaya çıkan tablonun uzun vadeli politikalar ve siyasi istikrarla ilişkili olduğunu savunan Turan:
“Tarım politikalarına ısrarımız, iddiamız, desteğimiz olmasaydı bunlar olmazdı. Ama daha mühimi, ikincisi siyasi istikrar olmasa hep seçimle, hep kavgayla, hep polemikle zaman geçirseydik yine bunlar olmazdı.”
diye söz aldı.
Bayramiç’e Yapılan Yatırımları Anlattı
Bayramiç’te geçmiş yıllarda belediye başkanları ve kaymakamlarla bir araya gelerek yerleşimin ihtiyaçlarını belirlediklerini anlatan Turan, bu dönemde yerleşime kazandırılan yatırımları da sıraladı.
Doğalgazın yerleşime getirilmesi, imam hatip okulu ve öğrenci yurdu yapılması, spor salonunun kazandırılması ve geçmişten gelen yapıların restorasyonu için mühim girişimler gerçekleştirildiğini dile getiren Turan, yatırımların devam edeceğini belirtti.
Bayramiç Devlet Hastanesi İçin Süreç Takip Ediliyor
Turan’ın konuşmasında yerleşimin beklediği sağlık yatırımı da iştirak etti.
Bayramiç Devlet Hastanesi’nin sermaye aktarımı planlaması ve ihale sürecinin izleme edildiğini dile getiren Turan, çalışmanın hayata geçirilmesine hedefleyen çalışmaların sürdüğünü belirtti.
Yaklaşık 800 Hak Sahibini İlgilendiren TOKİ Açıklaması
Bayramiç’teki TOKİ girişimler noktasında da veri veren Turan, yaklaşık olarak 800 hak sahibini ilgilendiren arsa sözleşme sürecinin yaklaşan hafta başlayacağını paylaştı.
Turan’ın bu açıklamasıyla eşliğinde yerleşimde uzun süredir süreci bekleyen hak sahipleri için taze bir safhaya geçileceği ifade edildi.
Gelibolu-Malkara Otoyolu İçin Tarih Verdi
Çanakkale ve yöre ulaşımını ilgilendiren dikkat çekici bir bilgilendirme da otoyol yatırımı noktasında geldi.
Turan, Gelibolu-Malkara otoyolunun bir hafta sonra düzenlenecek seremoniyle açılacağını belirtti.
Ardından Malkara-Kınalı bağlantısının tamamlanmasıyla Çanakkale’den İstanbul ve İstanbul Havalimanı yönüne ulaşımın daha zahmetsiz hale geleceğini belirtti.
“Bayramiç’te Kürsüye Çıkan Önce Akif’i Ansın”
Konuşmasında Mehmet Akif Ersoy için ayrı bir bölüm açan Bülent Turan, Bayramiç’in Milli Şair bakımından taşıdığı geçmişten gelen önemin daha fazla öne çıkarılması gerektiğini belirtti.
Turan:
“Bayramiç'te kürsüye kim çıkıyorsa önce Akif'i ansın. Evi var, müzesi var, babasının camisi var. Akif burada doğmuş; nüfus kâğıtlarında hâlâ Bayramiç kaydı var. Bu, Bayramiçlilerin Akif'e, bu milletin de Bayramiç'e vefa borcudur.”
ifadelerini kullandı.
Mehmet Akif Ersoy’un evinin bulunduğu alanın geçmişte boş ve bakımsız konumda olduğunu hatırlatan Turan, gerçekleştirilen girişimler sonucunda alanın bugün itibarıyla binlerce kişinin uğrama ettiği bir müzeye dönüştürüldüğünü anlattı.
Akif’in hayatını mesele alan filmin galasının TBMM’de gerçekleştirildiğini de hatırlatan Turan, Mehmet Akif Ersoy’un Bayramiç ile olan bağının yerleşimin kültür odaklı kimliği bakımından dikkat çekici bir önem olduğunu kaydetti.
Bayramiç Beyazı’nın AB Tesciline Vurgu
Bayramiç’in salt geçmişten gelen değil, tarımsal değerlerinin de markalaştırılması gerektiğini ifade eden Turan, Bayramiç Beyazı’nın 2021 yılında Avrupa Birliği coğrafi işaret tescili almasını hatırlattı.
Bu tür ürünlerin hem imalatçının gelirinin artırılması hem de Bayramiç’in ulusal ve küresel ölçekli tanıtımı bakımından mühim olduğunu söyledi.
“Çanakkale Cumhuriyetin Ön Sözüdür”
Çanakkale’nin Türkiye tarihindeki yerine de değinen Turan, şehiri “Cumhuriyetin ön sözü” olarak tanımladı.
Çanakkale’nin tarımsal potansiyelinin yanında geçmişten gelen ve manevi mirasıyla da Türkiye’nin hususi şehirlerinden biri olduğunu ifade eden Turan, bu değerlerin korunarak gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini belirtti.
Turan, Tarım ve Teknoloji Panayırı’nın düzenlenmesinde emeği geçen kurumlara, mahalli yöneticilere, meslek kuruluşlarına, üreticilere ve stant açan iştirakçilere teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.
Haber Kaynağı: Haber Merkezi



SON YORUMLAR