Avrupa Birliği’nin prestijli Horizon Europe programı bünyesindeki EUROLakes projesinin Replication Call çağrısından destek alan RAMSES, Balıkesir Manyas Belediyesi koordinasyonunda yürütülüyor. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ve Balıkesir Üniversitesi ise bu önemli girişimin temel partnerleri arasında yer alıyor. Proje, 31 Mayıs 2028 tarihine kadar sürecek olan yoğun bir çalışma dönemini kapsıyor.
Manyas Gölü İçin Kapsamlı Doğa Temelli Çözümler
Manyas Gölü, barındırdığı zengin biyolojik çeşitlilik, balıkçılık potansiyeli ve çevresindeki yerleşimlerin yaşam kaynağı olmasıyla öne çıkan, ekolojik açıdan paha biçilmez bir sulak alanımızdır. Ancak, son yıllarda tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan kirlilik, besin maddesi yüklenmesi, doğal yaşam alanlarının tahribatı ve ötrofikasyon gibi ciddi baskılarla mücadele ediyor. Bu tehditler, gölün hassas ekosistemini derinden etkiliyor.
RAMSES projesi kapsamında, bu sorunlara karşı yenilikçi ve doğayla uyumlu çözümler hayata geçirilecek. Bitkisel tampon bölgelerin oluşturulması, mikro sulak alanların inşası, sazlık alanların yeniden canlandırılması ve sığ su habitatlarının iyileştirilmesi gibi doğa temelli uygulamalarla gölün su kalitesinin yükseltilmesi ve doğal yaşam alanlarının eski canlılığına kavuşturulması hedefleniyor.
Avrupa'nın Başarılı Deneyimleri Manyas’a Uyarlanıyor
Bu projede, Avrupa'dan ilham alınarak benzer ekosistemlerde başarıyla uygulanmış restorasyon yaklaşımları Manyas Gölü'nün özgün koşullarına adapte ediliyor. İtalya'daki Vico Gölü, Almanya'daki Dümmer Gölü ve Romanya'daki Bistreț Gölü'nde gerçekleştirilen başarılı çalışmalar, Manyas'ın geleceği için bir yol haritası sunuyor.
Uygulanacak çözümlerin etkinliğini artırmak amacıyla saha ölçümleri, uzaktan algılama teknolojileri, insansız hava araçlarıyla desteklenen haritalama ve vatandaş bilimi uygulamaları gibi modern teknikler kullanılacak. Bu sayede, göl ekosistemi üzerindeki değişimler anlık olarak izlenebilecek ve bilimsel verilerle desteklenecek.
“4 Getiri” Yaklaşımıyla Bütünsel Gelişim
RAMSES projesinin temel felsefesi, restorasyonu sadece çevresel bir iyileşme olarak görmekten öteye taşıyor. "4 Returns" (Dört Getiri) olarak bilinen bu bütüncül yaklaşım; ilham verici, sosyal, doğal ve ekonomik getiriler sağlayan çok yönlü bir süreci ifade ediyor. Bu sayede, projenin sadece ekolojik değil, aynı zamanda yerel topluluklar için de sürdürülebilir faydalar yaratması amaçlanıyor.
Bu doğrultuda, yerel yönetimler, çiftçiler, balıkçılar, sivil toplum kuruluşları, kamu kurumları ve bölge halkı gibi tüm paydaşlar aktif olarak sürece dahil edilecek. Manyas Gölü için katılımcı bir yönetişim platformu oluşturularak, karar alma süreçlerinde yerel dinamiklerin söz sahibi olması sağlanacak.
ÇOMÜ’nün Projedeki Öncü Rolü
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, projenin kritik aşamalarında önemli sorumluluklar üstleniyor. Ekolojik durum değerlendirmesi, doğa temelli çözümlerin planlanması, Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve uzaktan algılama teknikleri, ekolojik izleme, kapasite geliştirme ve yaygınlaştırma faaliyetleri, ÇOMÜ'nün liderliğinde yürütülecek. Bu görevler, üniversitenin çevre bilimi alanındaki derin bilgi birikimini ve uygulama kabiliyetini gözler önüne seriyor.
ÇOMÜ proje ekibinde, alanında uzman isimler Prof. Dr. Ahmet Evren Erginal ve Dr. Cumali Yaşar yer alıyor. Bu ekip, bilimsel titizliği ve saha deneyimini birleştirerek projenin başarıya ulaşması için yoğun çaba harcıyor.
Üniversitemiz, bu projeyle sadece Manyas Gölü'nün kurtuluşuna destek olmakla kalmıyor, aynı zamanda Türkiye'de göl ekosistemlerinin restorasyonunda doğa temelli çözümlerin geliştirilmesi ve uygulanması konusunda öncü bir akademik merkez olmayı hedefliyor. ÇOMÜ, Çanakkale'den tüm ülkeye yayılan bir çevre bilinci ve uygulama modeli oluşturuyor.
COP31 İklim Hedefleriyle Uyumlu Bir Model
Manyas Gölü projesi, iklim değişikliğine uyum sağlama, ekosistemlerin doğal direncini artırma, biyolojik çeşitliliğin korunması ve yerel toplulukların iklim eylemlerine aktif katılımını teşvik etme hedefleriyle COP31'in küresel iklim eylemi yaklaşımıyla güçlü bir paralellik gösteriyor.
Bu özelliğiyle RAMSES projesi, bilimsel teoriyi sahada uygulanabilir bir iklim eylemine dönüştürerek Türkiye'den dünyaya örnek teşkil eden somut bir model sunuyor.
Manyas’tan Başlayıp Tüm Türkiye Göllerine Yayılacak Model
RAMSES projesi kapsamında geliştirilen doğa temelli uygulamaların, Manyas Gölü'ndeki başarısının ardından ilk olarak Susurluk Havzası'na, daha sonra ise Türkiye'nin diğer göllerine adapte edilebilecek örnek bir model oluşturması hedefleniyor. 31 Mayıs 2028'e kadar devam edecek bu kapsamlı proje ile ÇOMÜ, bilimsel araştırmaları saha uygulamalarıyla birleştirerek göl restorasyonu, doğa temelli çözümler ve iklim dayanıklılığı alanlarında hem ulusal hem de uluslararası ölçekte katkısını güçlendirmeyi amaçlıyor. Çanakkale'den yükselen bu çevre dostu yaklaşım, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma vizyonumuzun önemli bir parçasıdır.
Haber: Duygu Karademir Aras - Fotoğraf: Ahmet Türker
ÇOMÜ Kampüs-Köy Akademisi’nin İlk Saha Buluşması Çıplak Köyü’nde Gerçekleştirildi
ÇOMÜ’den Eğitim Alanında Önemli Temas: Rektörümüz Prof. Dr. R. Cüneyt Erenoğlu, İbrahim Taşel’i Ziyaret Etti
ÇOMÜ’den TEKNOFEST’te Büyük Başarı: "FİTONANO" Takımı Biyoteknoloji İnovasyon Kategorisinde Finalde!
ÇOMÜ Öğrenci Topluluklarından ÜNİDES 5. Döneminde Büyük Başarı: 6 Projeye Destek!
ÇOMÜ’den Türkiye Sualtı Sporları Federasyonuna Ziyaret: Gökçeada Su Sporları MYO İçin Güç Birliği
Haber Kaynağı: Haber Merkezi




SON YORUMLAR