ÇOMÜ’den Manyas Gölü İçin Dönüşüm Hareketi: Türkiye’ye Örnek Olacak Doğa Temelli Restorasyon Projesi

Tekin Uğurlu Haber | Son Dakika
10:17
PAYLAŞ :
1GÖRÜNTÜLENME
ÇOMÜ’den Manyas Gölü İçin Dönüşüm Hareketi: Türkiye’ye Örnek Olacak Doğa Temelli Restorasyon Projesi

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ), Avrupa Birliği Horizon Europe kapsamında desteklenen “RAMSES” projesiyle Manyas Gölü'nde doğa temelli restorasyon çalışmalarına öncülük ediyor. Bu kapsamlı proje, göl ekosistemini tehdit eden kirlilik ve habitat kaybına karşı bitkisel tampon bölgeler ve sazlık restorasyonu gibi çözümler sunarken, ÇOMÜ'yü Türkiye'de çevre restorasyonunda lider bir akademik merkez konumuna taşıyor. Proje, COP31 iklim hedefleriyle uyumlu bir model oluşturarak Manyas’tan başlayıp Türkiye'nin diğer göllerine yayılmayı hedefliyor.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ), sadece bilimsel araştırmalarıyla değil, aynı zamanda somut çevresel projeleriyle de adından söz ettirmeye devam ediyor. Üniversitemiz, "Nature Based Restoration of Manyas Lake, a Ramsar Site, and Sustainable Management through the 4 Returns Approach (RAMSES)" adını taşıyan çığır açıcı projesiyle, Türkiye genelinde göl restorasyonu alanında doğa temelli yaklaşımların öncüsü olmayı hedefliyor. Bu proje, sadece Manyas Gölü'nün kurtarılmasına değil, aynı zamanda Çanakkale'nin bilim ve çevre alanındaki liderliğini de pekiştiriyor.

COP31 Yolunda ÇOMÜ’den Doğa Temelli Göl Restorasyonu İçin Öncü Adım

Avrupa Birliği’nin prestijli Horizon Europe programı bünyesindeki EUROLakes projesinin Replication Call çağrısından destek alan RAMSES, Balıkesir Manyas Belediyesi koordinasyonunda yürütülüyor. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ve Balıkesir Üniversitesi ise bu önemli girişimin temel partnerleri arasında yer alıyor. Proje, 31 Mayıs 2028 tarihine kadar sürecek olan yoğun bir çalışma dönemini kapsıyor.

Manyas Gölü İçin Kapsamlı Doğa Temelli Çözümler

Manyas Gölü, barındırdığı zengin biyolojik çeşitlilik, balıkçılık potansiyeli ve çevresindeki yerleşimlerin yaşam kaynağı olmasıyla öne çıkan, ekolojik açıdan paha biçilmez bir sulak alanımızdır. Ancak, son yıllarda tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan kirlilik, besin maddesi yüklenmesi, doğal yaşam alanlarının tahribatı ve ötrofikasyon gibi ciddi baskılarla mücadele ediyor. Bu tehditler, gölün hassas ekosistemini derinden etkiliyor.

RAMSES projesi kapsamında, bu sorunlara karşı yenilikçi ve doğayla uyumlu çözümler hayata geçirilecek. Bitkisel tampon bölgelerin oluşturulması, mikro sulak alanların inşası, sazlık alanların yeniden canlandırılması ve sığ su habitatlarının iyileştirilmesi gibi doğa temelli uygulamalarla gölün su kalitesinin yükseltilmesi ve doğal yaşam alanlarının eski canlılığına kavuşturulması hedefleniyor.

Avrupa'nın Başarılı Deneyimleri Manyas’a Uyarlanıyor

Bu projede, Avrupa'dan ilham alınarak benzer ekosistemlerde başarıyla uygulanmış restorasyon yaklaşımları Manyas Gölü'nün özgün koşullarına adapte ediliyor. İtalya'daki Vico Gölü, Almanya'daki Dümmer Gölü ve Romanya'daki Bistreț Gölü'nde gerçekleştirilen başarılı çalışmalar, Manyas'ın geleceği için bir yol haritası sunuyor.

Uygulanacak çözümlerin etkinliğini artırmak amacıyla saha ölçümleri, uzaktan algılama teknolojileri, insansız hava araçlarıyla desteklenen haritalama ve vatandaş bilimi uygulamaları gibi modern teknikler kullanılacak. Bu sayede, göl ekosistemi üzerindeki değişimler anlık olarak izlenebilecek ve bilimsel verilerle desteklenecek.

“4 Getiri” Yaklaşımıyla Bütünsel Gelişim

RAMSES projesinin temel felsefesi, restorasyonu sadece çevresel bir iyileşme olarak görmekten öteye taşıyor. "4 Returns" (Dört Getiri) olarak bilinen bu bütüncül yaklaşım; ilham verici, sosyal, doğal ve ekonomik getiriler sağlayan çok yönlü bir süreci ifade ediyor. Bu sayede, projenin sadece ekolojik değil, aynı zamanda yerel topluluklar için de sürdürülebilir faydalar yaratması amaçlanıyor.

Bu doğrultuda, yerel yönetimler, çiftçiler, balıkçılar, sivil toplum kuruluşları, kamu kurumları ve bölge halkı gibi tüm paydaşlar aktif olarak sürece dahil edilecek. Manyas Gölü için katılımcı bir yönetişim platformu oluşturularak, karar alma süreçlerinde yerel dinamiklerin söz sahibi olması sağlanacak.

ÇOMÜ’nün Projedeki Öncü Rolü

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, projenin kritik aşamalarında önemli sorumluluklar üstleniyor. Ekolojik durum değerlendirmesi, doğa temelli çözümlerin planlanması, Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve uzaktan algılama teknikleri, ekolojik izleme, kapasite geliştirme ve yaygınlaştırma faaliyetleri, ÇOMÜ'nün liderliğinde yürütülecek. Bu görevler, üniversitenin çevre bilimi alanındaki derin bilgi birikimini ve uygulama kabiliyetini gözler önüne seriyor.

ÇOMÜ proje ekibinde, alanında uzman isimler Prof. Dr. Ahmet Evren Erginal ve Dr. Cumali Yaşar yer alıyor. Bu ekip, bilimsel titizliği ve saha deneyimini birleştirerek projenin başarıya ulaşması için yoğun çaba harcıyor.

Üniversitemiz, bu projeyle sadece Manyas Gölü'nün kurtuluşuna destek olmakla kalmıyor, aynı zamanda Türkiye'de göl ekosistemlerinin restorasyonunda doğa temelli çözümlerin geliştirilmesi ve uygulanması konusunda öncü bir akademik merkez olmayı hedefliyor. ÇOMÜ, Çanakkale'den tüm ülkeye yayılan bir çevre bilinci ve uygulama modeli oluşturuyor.

COP31 İklim Hedefleriyle Uyumlu Bir Model

Manyas Gölü projesi, iklim değişikliğine uyum sağlama, ekosistemlerin doğal direncini artırma, biyolojik çeşitliliğin korunması ve yerel toplulukların iklim eylemlerine aktif katılımını teşvik etme hedefleriyle COP31'in küresel iklim eylemi yaklaşımıyla güçlü bir paralellik gösteriyor.

Bu özelliğiyle RAMSES projesi, bilimsel teoriyi sahada uygulanabilir bir iklim eylemine dönüştürerek Türkiye'den dünyaya örnek teşkil eden somut bir model sunuyor.

Manyas’tan Başlayıp Tüm Türkiye Göllerine Yayılacak Model

RAMSES projesi kapsamında geliştirilen doğa temelli uygulamaların, Manyas Gölü'ndeki başarısının ardından ilk olarak Susurluk Havzası'na, daha sonra ise Türkiye'nin diğer göllerine adapte edilebilecek örnek bir model oluşturması hedefleniyor. 31 Mayıs 2028'e kadar devam edecek bu kapsamlı proje ile ÇOMÜ, bilimsel araştırmaları saha uygulamalarıyla birleştirerek göl restorasyonu, doğa temelli çözümler ve iklim dayanıklılığı alanlarında hem ulusal hem de uluslararası ölçekte katkısını güçlendirmeyi amaçlıyor. Çanakkale'den yükselen bu çevre dostu yaklaşım, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma vizyonumuzun önemli bir parçasıdır.

Haber: Duygu Karademir Aras - Fotoğraf: Ahmet Türker

ÇOMÜ Kampüs-Köy Akademisi’nin İlk Saha Buluşması Çıplak Köyü’nde Gerçekleştirildi

ÇOMÜ’den Eğitim Alanında Önemli Temas: Rektörümüz Prof. Dr. R. Cüneyt Erenoğlu, İbrahim Taşel’i Ziyaret Etti

ÇOMÜ’den TEKNOFEST’te Büyük Başarı: "FİTONANO" Takımı Biyoteknoloji İnovasyon Kategorisinde Finalde!

ÇOMÜ Öğrenci Topluluklarından ÜNİDES 5. Döneminde Büyük Başarı: 6 Projeye Destek!

ÇOMÜ’den Türkiye Sualtı Sporları Federasyonuna Ziyaret: Gökçeada Su Sporları MYO İçin Güç Birliği

Haber Kaynağı: Haber Merkezi

EDİTÖR|23.09.202610:17

Bilge Adam

HİSSET

BU HABER SENİ NASIL HİSSETTİRDİ?

CANLI
OKUR ETKİLEŞİMİ

HABER YORUMLARI (0)

Fikrinizi Paylaşın

Güvenlik · = ?

Doğru sonuca dokunun — yazmanıza gerek yok.

SON YORUMLAR

TrendOkuma