Ersümer, Türkiye’nin enerji geleceğine dair değerlendirmelerini Çanakkale halkıyla paylaştı
Enerji ihtiyacının büyük bir kısmını dışarıdan karşılayan ülkemizin, yerli ve yenilenebilir kaynakların payını artırmasının kritik olduğunu vurgulayan Mustafa Cumhur Ersümer, bu alandaki ilerlemeleri olumlu buldu.
Ülkemizde tüketilen elektriğin yaklaşık yarısının yenilenebilir kaynaklardan sağlandığını belirten Ersümer, hidroelektrik, rüzgar ve güneş yatırımlarının bu oranı yükseltmeye katkı sağladığını dile getirdi.
Bakanlık döneminde rüzgar enerjisine yönelme çalışmaları yürüttüğünü hatırlatan Ersümer, Alaçatı ve Gökçeada’daki ilk rüzgar santrali projelerini örnek gösterdi. Güneş enerjisi konusunda da bir güneş atlası hazırladıklarını, özel sektörün de bu alana yatırım yaptığını söyledi.
Yenilenebilir enerjinin önemine değinen Ersümer, sadece bu kaynaklarla ülkenin toplam enerji ihtiyacını karşılamanın mümkün olmadığını, temel yük santrallerine hâlâ ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
Temel yük santralleri kapsamında kömür, doğal gaz, nükleer ve jeotermal enerji kaynaklarının rolüne işaret etti.
Akkuyu Nükleer Santrali’nin Türkiye için stratejik bir değer taşıyacağını vurguladı.
Çanakkale’ye 1 gün önceden kritik uyarı yapıldı İçeriği Görüntüle Nükleer enerjiyi ülke açısından hayati bir kaynak olarak gördüğünü söyleyen Ersümer, bakanlık döneminde nükleer santral kurulumu için hazırlıkların tamamlandığını ancak o dönemdeki siyasi kararlar nedeniyle ihale sürecinin iptal edildiğini açıkladı.
Şu anda Mersin’in Akkuyu bölgesinde inşa edilen nükleer santralin, tamamlandığında enerji üretim kapasitesine önemli bir ivme kazandıracağını ifade etti.
Projenin uzun vadeli bir yatırım olduğunu, ancak elde edilecek enerjinin maliyetinin yüksek olabileceğini, yine de nükleer teknoloji deneyimi açısından ülkemize büyük katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.
Mavi Akım ve Şah Deniz anlaşmalarının Türkiye’nin doğal gaz temininde kilit rol oynadığını hatırlattı.
Mavi Akım hattının süresinin uzatıldığını, Rusya ile yeni bir uzatma anlaşması yapıldığını ve bu hattın gaz arz güvenliğinde kritik bir konuma sahip olduğunu belirtti.
Şah Deniz anlaşmasının da Azerbaycan’dan gelen doğal gazın Türkiye’ye sağlanmasında stratejik bir öneme sahip olduğunu, zaman içinde bu anlaşmanın geliştirildiğini dile getirdi.
Ayrıca, Bakü‑Tiflis‑Ceyhan boru hattının Azerbaycan petrolünün Türkiye üzerinden uluslararası pazarlara taşınmasında hâlâ önemli bir geçiş yolu olduğunu vurguladı.
Gabar sahasındaki petrol ve Karadeniz’deki doğal gaz keşiflerinin ülke enerji ihtiyacına katkı sağladığını, fakat bu kaynakların tek başına toplam tüketimi karşılamada yeterli olmayacağını söyledi.
Türkiye’nin yıllık doğal gaz tüketiminin yaklaşık 70 milyar m³ olduğunu, Karadeniz üretiminin bu ihtiyacın sadece bir kısmını karşılayabildiğini, Gabar petrolünün de toplam petrol talebini tek başına karşılamadığını ifade etti.
Yerli kaynaklardan elde edilen her bir birimin değerli olduğunu, dışa bağımlılığı azaltmak için çalışmaların devam etmesi gerektiğini vurguladı.
Doğu ve Batı Akdeniz’deki denizaltı petrol‑gaz rezervlerinin de enerji politikalarında göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti.
Libya ile yapılan anlaşmanın olumlu bir örnek olduğunu, benzer bir çerçevenin Suriye ile de kurulabileceğini dile getirdi.
Akdeniz’deki enerji kaynaklarının Avrupa pazarlarına aktarımında Türkiye’nin coğrafi konumunun avantaj sağlayacağını, enerji hatları üzerinden bölgeye hizmet vermenin stratejik bir fırsat olduğunu söyledi.
Enerji maliyetlerinin düşürülmesi ve fiyat istikrarının sağlanması gerektiğini, bunun vatandaşların ve sanayinin daha uygun fiyatlarla enerjiye erişimini mümkün kılacağını ifade etti.
Gabar ve Karadeniz üretimi, yenilenebilir yatırımlar, nükleer projeler ve uluslararası anlaşmaların bütünsel bir çerçevede değerlendirilmesiyle, enerji fiyatlarının daha makul seviyelere çekilmesinin mümkün olacağını belirtti.
Son olarak, “Enerjinin daha uygun fiyatlarla sunulması için kesin bir yol bulmalıyız. Elektrik ve ısıtma hayatın vazgeçilmez ihtiyaçları; hükümetimizin bu konuda daha yapıcı adımlar atması şart” diyerek konuşmasını tamamladı.
Muhabir: Ogün İnal
Haber Kaynağı: Haber Merkezi




SON YORUMLAR