Prof. Dr. Reyhan Körpe’den Gökçeada’daki İkiz Lahit Değerlendirmesi

Tekin Uğurlu Haber | Son Dakika
12:22
PAYLAŞ :
9GÖRÜNTÜLENME
Prof. Dr. Reyhan Körpe’den Gökçeada’daki İkiz Lahit Değerlendirmesi

Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde bulunan ve devasa bir kayaya oyularak yapılmış 2 bin 400 yıllık ikiz lahit mezar, eşsiz mimari yapısı ve geçmişten gelen…

Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde bulunan ve devasa bir kayaya oyularak yapılmış 2 bin 400 yıllık ikiz lahit mezar, eşsiz mimari yapısı ve geçmişten gelen derinliğiyle dikkat çekmeye aralıksız devam ediyor.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Dekanı ve Öğretim Üyesi Prof. Reyhan Körpe, Imbros Antik Kenti sınırları içerisinde yer alan ve Ege Denizi’ne bakan bir yamaçta bulunan bu mühim kültür odaklı miras üzerine değerlendirmelerde bulundu. Dr.

“Bizans Dönemine Kadar Kullanılmış Önemli Bir Antik Yerleşim”

Gökçeada’nın antik dönemlerdeki adının “Imbros” olduğunu dile getiren Prof. Reyhan Körpe, adadaki yerleşimin günümüzden yaklaşık olarak 8 bin yıl öncesine, Neolitik Çağ’a kadar uzandığını kaydetti. Dr. Dr. Imbros’un bunun yanı sıra adadaki en mühim antik şehirin de adı olduğunu ifade eden Prof. Körpe, “Bu antik şehir günümüzde Gökçeada’daki Kaleköy’ün bulunduğu yerdir. Yani aslında Kaleköy, milattan önce 7. ve 6. yüzyıldan Bizans dönemine kadar kesintisiz kullanılmış oldukça dikkat çekici bir antik yerleşim alanıdır.” olarak söz aldı.

“İkiz Şekilde Oyulması İlgi Çekici Yapıyor”

Gökçeada çevresinde son derece ilgi çekici antik kalıntılara rastlamanın mümkün olduğunu aktaran Prof. Reyhan Körpe, lahit mezarın detaylarına hakkında şu veriler dile getirdi: Dr.

“Özellikle adanın güneyindeki, yani Ege Denizi’ne bakan yamaç üzerinde yer alan ‘ikiz mezar’ veya ‘ikiz lahit’ diyebileceğimiz taş mezar anıtı, Imbros’taki en mühim kalıntılardan biridir. Burada yer alan ikiz mezar, nekropolün bir parçası olup son derece ilgi çekici bir yapı sunmaktadır. Buradaki lahit aslında doğaya ait kayaya oyularak yapılmıştır. Muhtemelen milattan önce 4. yüzyıl ile milattan önce 3. yüzyıl arasına tarihlendirebileceğimiz bu mezar, bölgemizde yer alan pek çok taş mezara benzerlik gösterse de ikiz yapısıyla ayrışmaktadır.

Lahit muhtemelen Bizans döneminde soyulmuş; taş olan kapağı ise inşaat malzemesi olarak kullanılmak üzere yine Bizans döneminde alınıp götürülmüştür. Ancak lahitlerin tekneleri orada bırakılmış ve tahrip edilmeden günümüze kadar ulaşmayı başarmıştır. Bu eşsiz yapı, günümüzde Gökçeada’nın mühim sembollerinden biri konumundadır.”

Haber Kaynağı: Haber Merkezi

EDİTÖR|14.09.202612:22

Bilge Adam

HİSSET

BU HABER SENİ NASIL HİSSETTİRDİ?

CANLI
OKUR ETKİLEŞİMİ

HABER YORUMLARI (0)

Fikrinizi Paylaşın

Güvenlik · = ?

Doğru sonuca dokunun — yazmanıza gerek yok.

SON YORUMLAR

TrendOkuma