Türkiye’nin muhtelif bölgelerinde derelerde altın arayan Emre Aydın, çocukluk merakıyla başladığı işi profesyonel mesleğe dönüştürdü. Askerliği bırakan Aydın, geliştirdiği makinelerle günde 3-5 gram arasında altın çıkarıyor.
ÇOCUKLUK MERAKI MESLEĞE DÖNÜŞTÜ
Bursa’da yaşayan Emre Aydın’ın altın arama hikâyesi henüz 15 yaşındayken hayata geçti. Aile büyüklerinden doğada altın aramayı öğrenen Aydın, yıllar içerisinde bu merakını profesyonel bir işe dönüştürdü.
Yaklaşık 7 yıldır tam zamanlı olarak Türkiye’nin muhtelif bölgelerindeki derelerde doğaya ait yollarla biriken altınları arayan Aydın, bu uğurda askeri personellik mesleğini de bıraktı.
Sosyal basında “Emre Aydın Gold” adıyla çalışmalarını sürdüren Aydın, bugün itibarıyla hem altın arıyor hem de kendi geliştirdiği altın arama makinelerini üreterek muhtelif ülkelere ihraç ediyor.
“GÜNDE 3-4 GRAMIN ALTINA DÜŞMÜYORUZ”
Altın aramanın salt bir makine alıp dere yatağında mesai yapmak olmadığını dile getiren Aydın, bu işte araziyi ve doğayı tanımanın büyük ölçekli önem taşıdığını belirtti.
Özellikle kuvars taşlarının ve derelerde altının birikebileceği noktaların doğru belirleme edilmesi gerektiğini dile getiren Aydın, yıllar içerisinde kazandığı tecrübeyle üretimini artırdığını ifade etti.
Aydın, ilk dönemlerde altının tozunu bile bulmakta zorlandığını ifade ederek, zaman içerisinde günlük birkaç gram altın çıkarabilecek seviyeye ulaştıklarını anlattı.
Aydın, “İlk zamanlarda başladığımızda bir gram değil, tozu bile güç buluyorduk. Ama zamanla kendimizi geliştire geliştire bu işte günlük 4-5 gram altın almaya başladık. Tabii bu tamamen mesaiye ve araziye bağlı” dedi. Artık kurduğumuz makinelerden aldığımız altın 3-4 gramın aşağısına düşmüyor.
YILDA YARIM KİLODAN 1 KİLOGRAMA KADAR
Aydın, elde ettikleri altın miktarının mesai yoğunluğuna ve seçtikleri arazilere göre değiştiğini söyledi.
Yıllık ortalamalarının takriben yarım kilogram ile 1 kilogram arasında değişebildiğini söyleyen Aydın, altın aramanın sabır ve önemli bir arazi malumatı gerektirdiğine işaret etti.
Her dere yatağının aynı miktarda altın barındırmadığını ifade eden Aydın, randımanlı alanların doğru surette belirleme edilmesinin mesainin en mühim aşamalarından biri olduğunu söyledi.
ALTININ İZİNİ TAŞLARDA VE DERE YATAKLARINDA SÜRÜYOR
Doğada altın ararken öncelikle altının taşınabileceği ve birikebileceği alanları belirlediklerini anlatan Aydın, hususen ot kökleri ve çöplerin toplandığı bölgelerin dikkatle incelendiğini ifade etti.
Bu tür noktaların suyun taşıdığı ağır minerallerin ve altının çökelmesine elverişli alanlar olabileceğini dile getiren Aydın, araziyi metre metre taradıklarını belirtti.
Aydın, yaptıkları ilk kontrollerde belirli miktarda altın belirleme edilmesi halinde o alanda daha detaylı mesaiye başladıklarını ifade etti.
MAKİNELERİNİ KENDİSİ GELİŞTİRDİ
Altın arama sürecinde kullandığı sistemleri de zaman içerisinde geliştiren Aydın, bugün itibarıyla muhtelif kapasitelerde makineler üretiyor.
İlk olarak tava sistemiyle mesaiye başladıklarını dile getiren Aydın, ardından motorlu ve taşınabilir sistemlere geçtiklerini belirtti.
Ürettikleri sistemlerin kapasitesinin 10 tondan 100 tona kadar çıkabildiğini dile getiren Aydın, makinelerin muhtelif arazi ve mesai koşullarına göre tasarlandığını ifade etti.
Aydın, altın aramaya yepyeni başlayan kişilerin ise direkt büyük ölçekli makinelerle başlamaması gerektiğini ifade ederek önce tava sistemiyle tecrübe kazanılması gerektiğini kaydetti.
KARAVANLA TÜRKİYE’Yİ GEZİYOR
Aydın’ın mesai hayatı sabit bir noktada geçmiyor. Kendi karavanı ve ekipmanlarıyla Türkiye’nin muhtelif bölgelerini gezen Aydın, altın potansiyeli gördüğü alanlarda araştırmalar yapıyor.
Haftanın takriben 5 günü bölgede olduklarını dile getiren Aydın, hava ve su şartlarının da mesailer bakımından belirleyici olduğunu ifade etti.
Yağış ve su seviyesinin elverişli olmadığı bölgelerde verimin düşebildiğini dile getiren Aydın, bu konumda başka alanlara geçerek çalışmalarını devam ettiriyor.
KIŞIN ROTASI AFRİKA
Türkiye’de hususen yaz aylarında dere ve arazi çalışmalarına ağırlık veren Aydın, kış aylarında ise rotasını Afrika’ya çeviriyor.
Afrika kıtasında daha büyük ölçekli kapasiteli altın tesisleri kurduklarını dile getiren Aydın, 10 tondan 100 tona kadar muhtelif kapasitelere sahip sistemlerin kurulumunu gerçekleştirdiklerini ifade etti.
Yurt dışından gelen siparişler dolayısıyla kış aylarının mühim bölümünü Afrika’da geçirdiğini dile getiren Aydın, böylece altın arama deneyimini makine imalatı ve tesis kurulumuyla da birleştiriyor.
“TÜRKİYE’DE ALTIN ÇOK AMA ARAMA ÇALIŞMALARI KISITLI”
Türkiye’nin jeolojik açıdan kayda değer bir altın potansiyeline sahip olduğunu dile getiren Aydın, ancak bu potansiyelin her alanda aynı olmadığını ifade etti.
Özellikle Bursa ve çevresindeki bazı bölgelerin dikkat çekici olduğunu ifade eden Aydın, Bursa, İnegöl ve Orhaneli çevresini altın arama bakımından daha randımanlı gördüğünü söyledi.
Aydın, “Jeolojik olarak çok randımanlı alanlar var. Genellikle Bursa, İnegöl ve Orhaneli bölgelerinin altın hususunda potansiyelini daha kıymetli görüyorum. Türkiye'de altın çok ancak arama mesailer kısıtlı. Oralarda daha rahat altın çıkartabilirsiniz” diye konuşma yaptı.
DEREDEN ALTINA, ALTINDAN DÜNYAYA
Çocukluk yıllarında başlayan merakını yıllar içerisinde mesleğe dönüştüren Emre Aydın, bugün itibarıyla Türkiye’nin muhtelif bölgelerinde altın ararken aynı anda geliştirdiği makineleri dünyanın muhtelif ülkelerine gönderiyor.
Yaz aylarını Türkiye’de dere yataklarında altın arayarak, kış aylarını ise Afrika’da tesis kurarak geçiren Aydın’ın hikâyesi, bir hobi olarak başlayan altın arayışının nasıl profesyonel bir işe dönüşebileceğini ortaya koyuyor.
Ancak Aydın’ın çalışmalarında dikkat çeken salt derelerden çıkardığı altın değil. Asıl dikkat çeken nokta, yıllar içerisinde edindiği arazi tecrübesini kendi geliştirdiği teknolojilerle birleştirerek bunu küresel ölçekli bir işe dönüştürmesi.




SON YORUMLAR