Bebeğin Kulağındaki Bu Farklılığı “Büyüyünce Geçer” Diye Beklemeyin haberi

Tekin Uğurlu Haber | Son Dakika
15:15
PAYLAŞ :
11GÖRÜNTÜLENME
Bebeğin Kulağındaki Bu Farklılığı “Büyüyünce Geçer” Diye Beklemeyin haberi

Doğuştan kulak şekil bozuklukları sadece estetik bir sorun olarak değerlendirilmemeli. Bazı kulak farklılıkları ilerleyen yıllarda çocuğun gözlük ve kulaklık…

Doğuştan kulak şekil bozuklukları sadece estetik bir sorun olarak değerlendirilmemeli. Bazı kulak farklılıkları ilerleyen yıllarda çocuğun gözlük ve kulaklık kullanımını zorlaştırabilirken, daha ayrıntılı doğumsal anomalilere işitme meseleler da eşlik edebiliyor.

Acıbadem Kadıköy Hastanesi (Dr. Şinasi Can) Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı ve Gelişimsel Pediatrist Dr. Reyhan Tamer, ailelerin başta olmak üzere doğumdan sonraki ilk haftalarda dikkatli olmaları gerektiğini kaydederek, “Büyüdükçe düzelir” düşüncesiyle beklemenin ameliyatsız tedavi için mühim bir imkanın kaçırılmasına yol açabileceğini aktardı.

Her 5 Çocuktan Birinde Görülebiliyor

Doğuştan kulak şekil bozukluğu, bebeğin dış kulağının doğumdan itibaren normal anatomik görünümünden değişik olması biçiminde tanımlanıyor. Bu vaziyetin civarında her 5 çocuktan birinde görülebildiğini ifade eden Tamer, hafif şekil bozukluklarının yenidoğan muayenesinde gözden kaçabileceğine vurguladı.

Kulağın dışa doğru belirgin olması, üst bölümünün öne veya aşağı doğru katlanması, kulak kenarındaki kıvrımların düzensizliği, fazladan kıkırdak kıvrımı bulunması veya kulağın dar ve büzüşmüş görünmesi karşılaşılabilecek farklılıklar arasında yer alıyor.

İlk 1-2 Hafta Büyük Önem Taşıyor

Ameliyatsız kulak şekillendirme yönteminde zaman belirleyici önem içeriyor. Tedavi için en münasip süreç doğumdan sonraki ilk günler ve haftalar, başta olmak üzere de ilk 1-2 hafta olarak gösteriliyor.

Yenidoğan döneminde anneden geçen östrojen hormonunun etkisiyle bebeğin kulak kıkırdağı daha yumuşak ve şekillendirilebilir vaziyette oluyor. Haftalar ilerledikçe hormon etkisinin azalmasıyla kıkırdak giderek sertleşiyor.

Dr. Tamer, aileleri şu sözlerle dikkat çekti:

“Bebeğin kulağında doğuştan bir şekil farklılığı fark edildiğinde haftalarca beklenmemeli. Çünkü beklerken ameliyatsız tedavi için en saygın süreç kaybedilebilir.”

Bazı hafif şekil bozuklukları kendiliğinden düzelebilse de hangilerinin kalıcı olacağını önceden kesin olarak belirlemek mümkün olmayabiliyor.

Ameliyatsız Tedavide Başarı Yüzde 90’a Ulaşabiliyor

Uygun vakalarda yenidoğan döneminde ufak ve hafif bir şekillendirme sistemi kullanılabiliyor. Kulağın belirli anatomik noktalarına yerleştirilen parçalar, kıkırdağın tabii kıvrımlarını doğru pozisyonda tutarak zaman içinde istenilen biçime uyum sağlamasına yardımcı oluyor.

Uygulamanın civarında yarım saat sürdüğünü ifade eden Tamer, tedavi süresinin ise şekil bozukluğunun türüne göre genellikle birkaç hafta olduğunu söyledi.

Erken başlanan tedavilerde sürenin kısalabildiğini kaydeden Tamer, münasip hastalarda muvaffakiyet oranının yüzde 90’a kadar ulaşabildiğini aktardı.

Yöntemde kesi ve dikiş uygulanmadığını, işlemin ağrıya neden olmadığını ifade eden Tamer, muvaffakiyetin şekil bozukluğunun türüne, bebeğin tedaviye başladığı yaşa ve uygulamanın düzenli sürdürülmesine bağlı olduğunun altını çizdi.

Her Kulak Farklılığı İşitme Kaybı Demek Değil

Dış kulağın sadece biçimini ilgilendiren pek çok vaziyette bebeğin işitmesi tamamen normal olabiliyor. Ancak dış kulak yolunun gelişmediği veya dar olduğu, kulağın bazı yapılarının eksik geliştiği daha ayrıntılı anomalilerde işitme meseleler da görülebiliyor.

Bu nedenle belirgin bir doğumsal kulak farklılığı mevcut bebeklerde yenidoğan işitme taramasının yapılması ve uzman değerlendirmesi önem içeriyor. Gerektiğinde daha ayrıntılı odyolojik incelemelere başvurulabiliyor.

İlerleyen Yaşlarda Akran Zorbalığına Dönüşebiliyor

Kulak şekil farklılıklarının etkileri sadece fiziksel sorunlarla sınırlı kalmayabiliyor.

Özellikle okul çağında belirgin kulak farklılıkları sebebiyle çocukların alay edilme, lakap takılma veya akran zorbalığıyla karşılaşabildiğini ifade eden Tamer, bunun çocukların psikolojik ve toplumsal gelişimini etkileyebileceğine vurguladı.

Çocuklarda özgüven kaybı, toplumsal ortamlardan uzaklaşma ve fotoğraf çektirmek istememe gibi davranışlar görülebiliyor. Bazı çocukların kulaklarını aralıksız saçlarıyla gizlemeye çalışabildiğini ifade eden Tamer, kulak şekil farklılıklarının gözlük ve kulaklık kullanımını da güçleştirebildiğini söyledi.

Ebeveynlere “Evde Müdahale Etmeyin” Uyarısı

Her doğuştan kulak şekil bozukluğunun aparatla tedavi edilemeyeceğinin altını çizen Dr. Tamer, başta olmak üzere kulak dokusunun belirgin biçimde eksik olduğu yapısal anomalilerde aynı muvaffakiyetin beklenemeyeceğini aktardı.

Bebeğin tedaviye münasip olup olmadığına hekim aracılığıyla karar verilmesi gerekiyor.

Ailelerin evde bant, baskı veya değişik materyaller kullanarak bebeğin kulağına kendilerinin şekil vermeye çalışmamaları gerektiğini vurgulayan Tamer, doğru yaklaşımı şöyle özetledi:

“Şekil farklılığını erken fark etmek, işitmeyi değerlendirmek, meselenin türünü belirlemek ve münasip tedaviyi hekim takibinde, doğru zamanda planlamak.”

Haber Kaynağı: Haber Merkezi

EDİTÖR|09.09.202615:15

Bilge Adam

HİSSET

BU HABER SENİ NASIL HİSSETTİRDİ?

CANLI
OKUR ETKİLEŞİMİ

HABER YORUMLARI (0)

Fikrinizi Paylaşın

Güvenlik · = ?

Doğru sonuca dokunun — yazmanıza gerek yok.

SON YORUMLAR

TrendOkuma