Bugün İstanbul Başakşehir'de bir okulda meydana gelen ve yaralandığı vaka ile ile beraber okul güvenliği konusunun artık ertelenemez ve bütüncül çözüm yolu bekleyen bir mesele haline geldiğini ifade eden Eğitim-Bir-Sen Çanakkale 1 Nolu Şube Başkanı Resul Can, bu tablo ile çaba için Milli Eğitim Şurasının "Okul Güvenliği" gündemiyle acilen toplanması gerektiğini aktardı.
Can aracılığıyla yazılı olarak düzenlenen beyanda şu ifadeler katıldı:
"Hüznümüz derin, sorumluluğumuz ağır!
Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Manisa ve şimdi İstanbul...
Sözün bittiği yerdeyiz.
İstanbul Başakşehir'de bir okulumuzda öğrencilerimize için yaşanan saldırı haberiyle yüreklerimiz tekrar kavruldu. Yaralanan evlatlarımıza acil şifalar diliyor, ailelerine ve tüm eğitim camiamıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Bir öğrencinin, kıyafet değiştirerek başka bir okul kapısından girmesi ve 8 çocuğumuzu yaralaması, artık münferit olaylardan söz edemeyeceğimizi açıkça göstermektedir. Karşımızda ertelenemez, bütüncül çözüm yolu bekleyen kayda değer bir okul güvenliği meselesi vardır.
22 Nisan'da düzenlediğimiz "Eğitim Ekosisteminde Şiddet" çalıştayımızda da ifade etmiştik: Şiddet okulda başlamıyor. Ailenin ilgisizliği, toplumsal çevre, akran ilişkileri ve sayısal dünyada biriken risklerin okula yansıdığını görüyoruz.
Yaşanan vakalar, riskleri önceden saptama ederek zamanında müdahaleyi mümkün kılacak bir erken uyarı ve müdahale sisteminin kurulmasını zorunlu hale getirmiştir. Okullarda rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi, çocuklarımızı etkileyen ve yönlendiren sayısal bataklıklarla çaba edilmesi, okul çevrelerinde düzenli ve görünür kolluk devriyelerinin yer alması, ailelerin çocuklarıyla sağlıklı iletişim kurabilmeleri için desteklenmesi gerekmektedir.
Bununla ile beraber, okul güvenliğine fayda sağlamak hedefiyle istihdam edilen bahçe ve emniyet görevlilerinin geçici uygulamalar yerine kalıcı ve kalıcı bir istihdam modeliyle güçlendirilmesi, bu kadroya düzenli olarak eğitimler verilmesi ve değişen ihtiyaçlara cevap verecek güçlü bir disiplin mevzuatının oluşturulması acil olarak önümüzde duran başlıklardır.
Başakşehir'de yaşanan acı vaka, işaret ettiğimiz bu ihtiyaçların ne kadar hayati olduğunu tekrar göstermiştir. Her vakadan sonra güncel bir tedbir konuşulmakta, her vakada aşama yeni baştan başlamaktadır.
Kötüye giden bu tabloyla çaba için Milli Eğitim Şurası, "Okul Güvenliği" gündemiyle acilen toplanmalıdır.
Toplanacak 21. Milli Eğitim Şurası'nda, Milli Eğitim, İçişleri, Aile ve Sosyal Hizmetler, Gençlik ve Spor, Sağlık ve Adalet Bakanlıkları yanında eğitim sendikaları, diğer sivil toplum örgütleri, veliler, öğrenci grubu, öğretmenler, akademisyenler ve sayısal alanın düzenleyicileri yer almalıdır. Şura'dan, takvimi, bütçesi ve sorumluları belli bir Okul Güvenliği Eylem Planı çıkmalıdır.
Çalıştay raporumuzdaki saptamalar ve teklifler, Şura’ya hazır bir zemin sunmaktadır.
Saptanan şiddet eğilimleri ve ortaya çıkan şiddet eylemleri tüm yönleriyle analiz edilmeli, benzer hadiselerin önüne geçmek için devlet ve toplum seferberliği sağlanmalıdır.
Söylenecek sözler söylenmiş, uyarılar yapılmıştır. Artık harekete geçme zamanıdır.
Türkiye'nin en geniş çaplı sivil toplum müesseseyi olarak tüm sorumlulara bu yöndeki çağrımızı yineliyor ve sürecin takipçisi olacağımızı duyuruyoruz."
(HABER MERKEZİ)Haber Kaynağı: Haber Merkezi




SON YORUMLAR