Çanakkale'de Gençler Dikkat: İnme Riski Alarm Veriyor – Uzmanından Hayati Uyarılar

Tekin Uğurlu Haber | Son Dakika
•10:12
PAYLAŞ :
7GÖRÜNTÜLENME
Çanakkale'de Gençler Dikkat: İnme Riski Alarm Veriyor – Uzmanından Hayati Uyarılar

Nöroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hatice Yelda Yıldız, 29 Ekim Dünya İnme Günü kapsamında yaptığı uyarılarda, inmenin (felç) özellikle genç yaş grubunda artan bir tehdit oluşturduğunu belirtti. Uzman, inme belirtilerini tanıma, risk faktörlerinden korunma ve erken müdahalenin hayat kurtarıcı rolünü Çanakkale halkına aktardı. Ani yüz kayması, kol veya bacakta güçsüzlük, konuşma bozukluğu gibi belirtilerde vakit kaybetmeden 112'nin aranması gerektiğinin altı çizilirken, inmenin artık ileri yaş hastalığı olmaktan çıktığı ve gençlerin de risk altında olduğu vurgulandı.

Uzmanından hayati uyardı: Sucuk, salam ve sosis tüketenler dikkat! Uzmanından hayati uyardı: Sucuk, salam ve sosis tüketenler dikkat! İçeriği Görüntüle

Beyne giden kan akışının aniden kesilmesi veya beyin damarlarından birinin kanamasıyla ortaya çıkan, acil müdahale gerektiren ciddi bir sağlık sorunu olan inme (felç), dünya genelinde giderek artan bir endişe kaynağı haline geliyor. Özellikle genç yaş grubunda da gözlemlenen bu yükseliş, uzmanları harekete geçirdi. İstinye Üniversitesi Liv Hospital Bahçeşehir Nöroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hatice Yelda Yıldız, 29 Ekim Dünya İnme Günü vesilesiyle yaptığı açıklamalarda, Çanakkale halkını ve tüm Türkiye'yi bu sinsi tehlikeye karşı uyardı.

İnme Tehlikesi Küresel Bir Sorun: Her Dört Kişiden Biri Risk Altında

Beyin hücrelerinin yeterli oksijene ulaşamaması durumunda kısa sürede ciddi hasarların meydana gelebileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Yıldız, inmenin ne denli yaygın bir problem olduğunu çarpıcı rakamlarla ortaya koydu. Yıldız, her yıl dünya çapında yaklaşık 12 milyon yeni inme vakasının görüldüğünü, yapılan araştırmaların ise 25 yaşını aşmış her dört bireyden birinin yaşamı boyunca en az bir kez inme geçirme riski taşıdığını gösterdiğini ifade etti. Bu durum, inmenin sadece ileri yaş grubunu tehdit eden bir hastalık olmaktan çıktığını, genç nesillerin de bu riskle karşı karşıya olduğunu gözler önüne seriyor.

Sinsi Düşman: İnmenin Başlıca Risk Faktörleri ve Kontrolün Önemi

Dr. Öğr. Üyesi Hatice Yelda Yıldız, inme vakalarının büyük bir kısmının, risk faktörlerinin zamanında tespiti ve etkin kontrolü sayesinde engellenebileceğinin altını çizdi. Uzman isim, inmenin en kritik risk faktörlerini şu şekilde sıraladı:

  • Yüksek Tansiyon: İnmenin en önemli ve ne yazık ki en sık göz ardı edilen risk faktörüdür. Uzun süreli yüksek kan basıncı, beyin damarlarının yapısını bozarak hem tıkanıklıklara hem de kanamalara zemin hazırlar.
  • Diyabet (Şeker Hastalığı): Damar duvarlarında tahribata yol açar ve damar sertleşmesini hızlandırır, inme riskini katlar.
  • Yüksek Kolesterol: Özellikle 'kötü kolesterol' olarak bilinen LDL kolesterolün yüksek seviyeleri, damarlarda plak oluşumunu tetikleyerek tıkanıklık riskini artırır. Tansiyon ve kolesterolün uzun yıllar boyunca belirti vermeden damar sağlığını tahrip edebileceği unutulmamalıdır.
  • Sigara Kullanımı: Damar yapısını bozmanın yanı sıra kanın pıhtılaşma eğilimini artırarak inme riskini doğrudan yükseltir.
  • Kalp Ritim Bozuklukları: Özellikle atriyal fibrilasyon gibi durumlar, kalpte oluşan pıhtıların beyin damarlarına ulaşmasına neden olarak ciddi inmelere yol açabilir. Bu faktörlerin bir arada bulunması, tehlikeyi daha da artırır. Kişinin kendini iyi hissetmesi, bu risk faktörlerini taşımadığı anlamına gelmez; düzenli sağlık kontrolleri hayati önem taşır.

Hayat Kurtaran Dakikalar: İnme Belirtilerini Tanıma ve Acil Müdahale

İnme anında beyne yeterli kan ve oksijenin ulaşmamasının, zaman geçtikçe kalıcı hasarların oluşmasına yol açtığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Yıldız, “Zaman beyindir!” ifadesinin inme tedavisindeki kritik rolünü belirtti. İnmenin başlıca uyarı işaretleri ise şunlardır:

  • Yüzde aniden oluşan bir kayma (asimetri)
  • Kolda veya bacakta ani güç kaybı veya uyuşma
  • Konuşma bozukluğu (kelimeleri net söyleyememe, pelteklik) veya söylenenleri anlamakta güçlük çekme
  • Ani görme kaybı (tek veya çift gözde)
  • Şiddetli baş dönmesi, dengesizlik ve yürüme güçlüğü

Bu belirtilerin en önemli özelliği, genellikle aniden ortaya çıkmalarıdır. Uzman doktor, belirtilerin kendiliğinden geçmesini beklemek, hastayı uyutmak veya evde müdahale etmeye çalışmak gibi yanlış davranışların çok değerli zamanın kaybedilmesine yol açacağını vurguladı. Tek bir belirtinin bile aniden görülmesi durumunda, derhal 112 Acil Çağrı Merkezi'nin aranması gerektiğinin altını çizdi.

İlk 4.5 Saat Hayat Kurtarır: Modern Tedavi Yaklaşımları

İnme tedavisindeki başarının anahtarının, hastanın ne kadar erken bir sağlık kuruluşuna ulaşabildiği olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Yıldız, kritik ilk saatlerde uygulanan tedavilerin önemini şöyle açıkladı: “Beyin damarının pıhtı nedeniyle tıkandığı iskemik inme vakalarında, uygun hastalara ilk 4,5 saat içinde damar yoluyla pıhtı eritici tedavi (trombolitik tedavi) uygulanabilir. Ayrıca, büyük beyin damarlarının tıkanıklıklarında anjiyografi ile pıhtının çıkarılmasını sağlayan mekanik trombektomi tedavisi de hayat kurtarıcı bir rol oynar.”

Erken Tedavi, Daha Az Sakatlık Riski

Gelişmiş görüntüleme teknikleri sayesinde seçilmiş hastalarda bu tedavilerin daha geç saatlerde de yapılabildiğini söyleyen Yıldız, mekanik trombektomi için bazı vakalarda 24 saate kadar uzayan tedavi imkanlarının bulunduğunu ancak bunun asla beklenmesi gerektiği anlamına gelmediğini belirtti. “Tedavi ne kadar erken uygulanırsa, beyin dokusunu koruma ve kalıcı sakatlık riskini azaltma şansı o denli artar” diyerek erken müdahalenin önemini yineledi.

Geçici İskemik Atak: Belirtiler Geçse Bile Dikkat!

Toplumda yaygın olan bir yanılgıya dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Yıldız, inme belirtileri kısa sürede düzelmiş olsa bile hastaneye başvurmanın zorunlu olduğunu belirtti. Bazen beyin damarındaki kan akışının kısa süreli bozulmasıyla konuşma bozukluğu, güçsüzlük veya görme kaybı gibi belirtilerin birkaç dakika içinde tamamen ortadan kalkabildiğini, bu duruma ‘geçici iskemik atak’ (GİA) adı verildiğini açıkladı. Ancak belirtilerin düzelmesinin tehlikenin geçtiği anlamına gelmediğini vurgulayan Yıldız, GİA geçiren kişilerde, özellikle ilk 24-48 saat içinde tekrar inme riskinin çok yüksek olduğunu ve bu nedenle belirtiler tamamen kaybolsa bile acil değerlendirme için hastaneye başvurulması gerektiğini söyledi.

Genç Olmak Koruyucu Kalkan Değil: 15-49 Yaş Arası Gençlerde Artan İnme Vakaları

İnme riskinin yaşla birlikte arttığı yaygın bir kanı olsa da, Dr. Öğr. Üyesi Yıldız, gençlerde de inme vakalarının ciddiye alınması gerektiğini belirtti. Araştırmaların, yeni inme vakalarının yaklaşık yüzde 15'inin 15-49 yaş aralığında görüldüğünü ortaya koyduğunu vurgulayan Yıldız, gençlerde de yüksek tansiyon, sigara, diyabet, obezite ve kolesterol yüksekliğinin önemli risk faktörleri olduğunu hatırlattı. Ayrıca boyun damarlarında yırtılma, doğuştan gelen kalp hastalıkları ve pıhtılaşma bozuklukları gibi özel durumların da gençlerde inmeye yol açabileceğini ifade eden uzman, “Genç olmak koruyucu bir kalkan değildir. Dolayısıyla genç bir bireyde ortaya çıkan ani konuşma bozukluğu, kol veya bacak güçsüzlüğü de aynı ciddiyetle ele alınmalıdır” diyerek uyarılarda bulundu.

İnme Sonrası Yaşam: Erken Rehabilitasyonun Mucizevi Etkisi

İnmenin, yaygın inanışın aksine, kaybedilen işlevlerin yeniden kazanılabildiği, rehabilitasyon edilebilir bir hastalık olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Yıldız, “Zaman beyindir” yaklaşımının sadece ilk saatlerdeki tedaviler için değil, iyileşme sürecindeki zaman yönetimi için de geçerli olduğunu söyledi. Hastanın tıbbi durumu elverdiğinde rehabilitasyona erken başlamanın, fonksiyonların geri kazanılmasında kritik bir rol oynadığını vurguladı. Günümüzde geleneksel fizik tedavi yöntemlerinin yanı sıra robotik rehabilitasyon, teknoloji destekli uygulamalar ve beyin uyarım yöntemleri gibi ileri tekniklerin kullanıldığını belirten Yıldız, “Artık hastaların kendiliğinden iyileşmesini beklemiyoruz; beynin yeniden öğrenme ve kendini yeniden düzenleme kapasitesinden yararlanarak iyileşmeyi aktif biçimde desteklemeyi hedefliyoruz. Bu nedenle rehabilitasyon, inme tedavisinin ayrılmaz bir parçasıdır” ifadelerini kullandı.

Korunma Tedaviden Üstündür: Sağlıklı Yaşam Tarzı ile İnmeden Korunma

Dr. Öğr. Üyesi Yıldız, inmeden korunmanın en etkili yolunun risk faktörlerini kontrol altına almak olduğunu belirtti ve Çanakkale halkına şu önerilerde bulundu:

  • Tansiyonunuzu düzenli aralıklarla ölçtürün. Yüksek tansiyon, diyabet veya yüksek kolesterol teşhisi varsa, tedavileri aksatmayın.
  • Haftada en az 150 dakika tempolu yürüyüş gibi orta yoğunlukta fiziksel aktivite, damar sağlığınızı korumada büyük rol oynar.
  • Beslenmenizde sebze, meyve, tam tahıllar, baklagiller, balık ve zeytinyağından zengin Akdeniz tipi diyet benimseyin. Tuz tüketimini kısıtlayın.
  • Sigara ve tütün ürünlerinden kesinlikle uzak durun.
  • Kilo kontrolünü sağlayın ve obeziteden kaçının.
  • Kalp ritim bozuklukları gibi durumları ihmal etmeyin, gerekli kontrolleri yaptırın.

Yıldız, “İnme aniden ortaya çıksa da, ona zemin hazırlayan faktörler yıllar içinde gelişir. Bu yüzden korunma, hastalandığımızda değil, sağlıklı bireylerken başlar” diyerek sözlerini noktaladı. Çanakkale'de yaşayan her bireyin, bu hayati uyarılara kulak vererek kendi ve sevdiklerinin sağlığını koruma konusunda bilinçli adımlar atması büyük önem taşıyor.

İHA

Haber Kaynağı: Haber Merkezi

EDİTÖR|28.10.2026 • 10:12

Bilge Adam

HİSSET

BU HABER SENİ NASIL HİSSETTİRDİ?

CANLI
OKUR ETKİLEŞİMİ

HABER YORUMLARI (0)

Fikrinizi Paylaşın

Güvenlik · = ?

Doğru sonuca dokunun — yazmanıza gerek yok.

SON YORUMLAR

TrendOkuma