Çanakkale’de Kiracı‑Mülk Sahibi Çatışması: Mahkemenin Önemli Kararı

Tekin Uğurlu Haber | Son Dakika
•10:28
PAYLAŞ :
2GÖRÜNTÜLENME
Çanakkale’de Kiracı‑Mülk Sahibi Çatışması: Mahkemenin Önemli Kararı

Çanakkale’de bir iş yeri kiracısının sözleşme ihbar süresine uymadan tahliye etmesi sonucu mahkemeler arasında süregelen dava, Yargıtay’ın kararıyla kiracının tazminat ödemesi yönünde sonuçlandı.

2 milyon kişinin beklediği kuralar çekildi (Video) 2 milyon kişinin beklediği kuralar çekildi (Video) İçeriği Görüntüle

İş yeri kiralamalarında sıkça rastlanan bir durum, sözleşmede “en az altı ay önceden bildirim yapılması şartıyla tarafların sözleşmeyi feshetme hakkı” bulunmasıdır. Bu çerçevede, kiracı sözleşme süresi dolmadan, mülk sahibine haber vermeden dükkanını boşaltmış ve bu hareketiyle mahkemeye başvurulmuştur.

Mahkeme, davacı mülk sahibinin, kiracının sözleşmeye aykırı şekilde bildirim yapmadan tahliye ettiğini, bu yüzden de 1 Ocak 2016 tarihinden itibaren tahliye edilen döneme ilişkin en yüksek faizle 5.000 ABD Doları tutarında bir alacak talep ettiğini belirtti. Dava sürecinde bu miktar, 805.000 ABD Doları olarak artırıldı.

Kiracı ise tahliyenin tarafların ortak kararıyla gerçekleştiğini ve davacının kötü niyetli bir tutum içinde olduğunu savunarak, davanın reddini istedi.

Sulh Hukuk Mahkemesi, sözleşmede “Kiracı altı ay önceden ihbar etmek kaydıyla sözleşmeyi feshedebilir; ihbar süresinden daha kısa bir süre içinde fesih yaparsa, tahliye sonrası bir aylık kira bedelini ödemekle yükümlüdür” maddesinin bulunduğunu hatırlattı. Mahkeme, söz konusu lojistik deponun 2 Temmuz 2011 tarihinden itibaren beş yıllık bir kira süresiyle kiralandığını, ancak 2016 Ocak ayında sözleşme bitmeden tahliye edildiğini ve son ödenen kira bedelinin 140.630 ABD Doları olduğunu tespit etti.

Taşınmazın yeni bir kiracıya verilmesi için en az bir aylık bir boşluk süresi gerektiği göz önüne alındığında, davacı mülk sahibi, erken tahliye nedeniyle bu kira gelirinden mahrum kalmıştır. Bu nedenle mahkeme, kiracıyı 140.630 ABD Doları tutarında makul süre tazminatı ödemeye mahkum etti.

Tarafların istinaf başvuruları Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) tarafından incelendi. BAM, kira sözleşmesinin 10. maddesinde makul sürenin bir ay olarak belirlendiğini ve bilirkişi raporunun bu karara temel oluşturduğunu onayladı. Ancak Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kiracının fesih süresine uygun bildirim yapmadığını ve sözleşmenin erken feshedilmesinin haklı bir neden göstermediğini belirterek, alt mahkemenin kararını bozdu.

Yargıtay’ın son kararı, kiracının sözleşme süresinden önce, gerekli ihbar süresine uymadan tahliye yaptığı ve bu yüzden 6 aylık kira bedelinin makul süre tazminatı olarak ödenmesinin uygun olmadığını vurguladı. Sonuç olarak, Sulh Hukuk Mahkemesi’nin kararının bozulmasıyla birlikte, kiracıdan tahliye nedeniyle oluşan zararın tazmini talep edildi.

İHA

Haber Kaynağı: Haber Merkezi

EDİTÖR|26.09.2026 • 10:28

Bilge Adam

HİSSET

BU HABER SENİ NASIL HİSSETTİRDİ?

CANLI
OKUR ETKİLEŞİMİ

HABER YORUMLARI (0)

Fikrinizi Paylaşın

Güvenlik · = ?

Doğru sonuca dokunun — yazmanıza gerek yok.

SON YORUMLAR

TrendOkuma