ÇOMÜ Işığında 9 Bin Yıllık Madencilik Sırları: Çayönü Tepesi'nde Dünya Tarihini Yeniden Yazan Keşif!

Tekin Uğurlu Haber | Son Dakika
•16:22
PAYLAŞ :
51GÖRÜNTÜLENME
ÇOMÜ Işığında 9 Bin Yıllık Madencilik Sırları: Çayönü Tepesi'nde Dünya Tarihini Yeniden Yazan Keşif!

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nden (ÇOMÜ) Doç. Dr. Savaş Sarıaltun liderliğindeki kazı ekibi, Diyarbakır'daki Çayönü Tepesi'nde yaklaşık 9 bin yıl öncesine ait olağanüstü bir madencilik atölyesi ve bakır eserler keşfederek dünya tarihine ışık tuttu. Bu devrim niteliğindeki bulgular, antik çağlardaki ileri madencilik bilgisini ortaya koyarken, Çanakkale'nin bilim dünyasına katkısını da bir kez daha gözler önüne seriyor.

Diyarbakır'ın Ergani ilçesinde, binlerce yıllık insanlık izlerini barındıran Çayönü Tepesi, bu kez Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nden (ÇOMÜ) Doç. Dr. Savaş Sarıaltun liderliğindeki kazı ekibinin çalışmalarıyla dünya madencilik tarihini sarsacak bir keşfe ev sahipliği yaptı. Bölgede yürütülen arkeolojik araştırmalarda, yaklaşık 9 bin yıl öncesine uzanan bir madencilik atölyesi ve bu atölyede işlenmiş bakır ve malakit gibi değerli eserler ortaya çıkarıldı. Bu buluntular, antik çağlarda madenciliğin ne denli ileri bir uzmanlık gerektirdiğini gözler önüne sererken, Çanakkale'nin bilim dünyasına yaptığı katkıyı bir kez daha taçlandırıyor.


Dicle havzasının verimli topraklarında yer alan Çayönü Tepesi, M.Ö. 12 binlerden itibaren kesintisiz bir yerleşim tarihine sahip. Bu kadim yerleşim alanı, göçebelikten yerleşik düzene, avcılıktan üreticiliğe ve tarımın başlangıcına dair paha biçilmez bilgiler sunarak insanlık medeniyetinin gelişimine ışık tutuyor. İlk olarak 1963'teki yüzey araştırmalarıyla keşfedilen ve 1964'te Prof. Dr. Halet Çambel ile Prof. Dr. Robert J. Braidwood tarafından başlatılan kazılar, 1991'deki zorunlu aranın ardından 2015'te yeniden ivme kazandı. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın desteğiyle, ÇOMÜ Müzecilik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Savaş Sarıaltun başkanlığında sürdürülen 2026 sezonu çalışmaları, özellikle madencilik alanında çığır açan bulgularla sonuçlandı. Uzmanlar, ustaların çalışma koşulları düşünülerek özenle düzenlenmiş, yaklaşık 42 adet malakit ve bakır nesnenin bulunduğu bir atölye alanına ulaştı.


"Çayönü, Her Zaman Şaşırtmayı Başarıyor"


Kazı Başkanı Doç. Dr. Sarıaltun, bu yıl mayıs ayında başlayan yoğun çalışmaların geçen seneki doğu kesim bulgularının ardından yaklaşık yarım asır sonra batı alanına odaklandığını ifade etti. Sarıaltun, batı kesimdeki çalışmaların temel motivasyonunun, merkeze yakın kamusal alanın doğu ve batısındaki konut bölgelerini kıyaslamalı olarak incelemek olduğunu belirtti. "Geçtiğimiz yıl batıda Neolitik yerleşimin ve konutların keşfedilmesiyle, bu alanın doğudaki yapılarla karşılaştırılması için batıdaki kazıları derinleştirmemiz gerekiyordu" diyerek sözlerini sürdürdü.
''Bu sezon mayıs ayından beri yürüttüğümüz çalışmaların ana hedefi, konutları ve çevresindeki dolguları detaylıca gün yüzüne çıkarmaktı. Ancak Çayönü, tahminlerimizin ötesine geçerek bizi bir kez daha şaşırttı. Batı alanında daha önce rastlamadığımız, Çanak Çömlek Neolitik döneminin en erken evrelerinden Proto-Hassuna dönemine ait çarpıcı verilere ulaştık. Bu beklenmedik bulgu, planlarımıza yeni bir boyut kazandırdı. M.Ö. 6800-6600'lere tarihlenen, olağanüstü kalitede Proto-Hassuna dönemi çanak çömlekleri tespit ettik. Karbon 14 analizleriyle önümüzdeki yıl bu dönemin kesin tarihlerini daha net belirleyebileceğiz."
Sarıaltun, kazılarda sadece mimari yapıların değil, bu yapıların etrafındaki yaşam alanlarının da ortaya çıkarılmasının öncelikleri arasında olduğunu vurgulayarak, "Bu yıl da bu bağlamda çok önemli bilgilere sahibiz. İnsanların yaşadığı alanları, mimarilerini ve günlük hayatta kullandıkları eserleri bir bütün olarak inceliyoruz. Arka planda gördüğünüz titiz kazılarla, onların nasıl ürettiklerini ve yaşadıklarını daha anlaşılır hale getiriyoruz" şeklinde konuştu.


Sarıaltun, bu sezonun en dikkat çekici keşiflerinden birinin, çevresinde en az altı adet dikme deliği bulunan ve merkezinde dairesel, taş döşemeli bir alanla sınırlanmış işlik olduğunu açıkladı. Bu atölye içinde ham, işlenmiş ve yarı işlenmiş malakit parçaları ile bakır boncukların bir arada bulunmasının önemine değinen Sarıaltun, "Bu alanda, işliğin tam merkezinde 18, çevresiyle birlikte toplam 24-25 malakit tespit ettik. Bazıları işlenmiş, bazıları yarı işlenmiş, bazıları ise ham formda olan onlarca malakit grubu mevcut. Bu durum, Çayönü Tepesi'nde daha önce bilinen uzmanlaşmış ve nitelikli iş gücünün madencilik alanında da varlığını sürdürdüğünü kanıtlıyor. Burası, taş ve kemik alet ustalarıyla birlikte bakırcılığın da başlangıç noktası" ifadelerini kullandı.

M.Ö. 6900-6800'lere Ait Eşsiz Bir İşlik Alanı


Çayönü'nde MÖ 9100'lerden, yani günümüzden yaklaşık 11 bin yıl öncesinden başlayan madencilik faaliyetlerinin daha önce de bilindiğini dile getiren Sarıaltun, yeni keşfedilen atölyenin benzersizliğini şu sözlerle aktardı:
"Bu faaliyetler daha önce de biliniyordu ve birçok işlik alanı bulunmuştu. Ancak bu kez bulduğumuz işlik, bütünüyle açığa çıkarılmış ve tüm yönleriyle ortaya konmuş eşsiz bir alandır. Bu işlik alanının bir diğer önemli özelliği ise Çanak Çömlekli Neolitik döneme ait olmasıdır. Yani M.Ö. 6900-6800'lere tarihlenen bir atölyeden bahsediyoruz. Bu sayede, Çayönü'nün madencilik tarihini bir adım daha günümüze yaklaştırmış olduk. Bu da şu anlama geliyor: M.Ö. 9100'lerde başlayan madencilik faaliyetleri, M.Ö. 6800'lerde Çayönü'nde aktif ve düzenli bir şekilde sürdürülmüştür. Bu da yaklaşık 3 bin yıllık kesintisiz bir madencilik geleneğine işaret ediyor."
Sarıaltun, Çayönü'nde mimari yerleşimin binlerce yıllık bir süreklilik arz ettiğini belirterek, "Bu sürenin en az 3 bin yılında Çayönü halkı, madencilikle nitelikli bir şekilde uğraşmış. Hatta mimarilerine gösterdikleri özeni, işliklerin gölgeliklerine kadar düşünerek dikme delikleriyle bir gölgelik inşa ettiklerini söyleyebiliriz. Çayönü'nde çalışan ustanın konforu bile o dönemde değerliymiş" diye ekledi.

5 Metrekarelik Bir Alanda Bütün Bir Tarih: İşliğin Detayları


Kazı Başkanı Sarıaltun, işliğin sınırlarının bütünüyle takip edilebildiğini ancak kullanım sonrası doğal ve insan kaynaklı tahribatın bazı malzemelerin dağılmasına neden olduğunu kaydetti.
"İşlik, yaklaşık 5 metrekarelik bir alana yayılıyor ve tüm sınırlarını net bir şekilde biliyoruz. Ancak zamanla, yaklaşık 7 bin yıllık bir sürecin getirdiği doğal tahribatlar, yüzey erozyonları, sel, taşkın gibi olaylar ve insan faaliyetleri sonucunda bazı malzemeler özellikle güneye doğru dağılmış durumda. Merkezi alanda 18, dış alanda ise 24-25 adet malakit bulunmasının sebeplerinden biri bu. Bununla birlikte, yerleşimin farklı noktalarında madenciliğe dair pek çok buluntuya rastlıyoruz. Sadece malakit değil; bakır boncuklar ve çeşitli bakır nesneler de ortaya çıkarılıyor. Bakırın ısıyla şekillendirildiğini gösteren yarı işlenmiş örnekler de tespit ettik. Ayrıca bu yıl kemik, taş alet, çakmaktaşı ve obsidyen işlik alanlarını da gün yüzüne çıkardık. Bunlar genellikle yapıların hemen yanında yer alıyor. Ancak malakit işlik alanının ayrıcalığı, kendi başına, tüm yönleriyle açığa çıkarılmış bir mimari unsur olmasıdır."


ÇOMÜ'den Bilime, Kültüre ve Çevreye Güçlü Katkı


Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Çanakkale Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yeşim Büyükateş de Çayönü Tepesi'ndeki kazı çalışmalarının üniversitenin önde gelen bilimsel başarılarından biri olduğunu vurguladı. "Hem büyük bir özveri hem de yoğun bir çalışma gerektiren bu projede, ekibimiz gerçekten muhteşem buluntulara imza atıyor. Bu dönemdeki yeni keşiflerle bizleri gururlandırdılar. Bu bulguların teknolojiyle entegrasyonu ve dijitalleştirilmesi konusunda çeşitli kurumlardan hocalarımızla işbirliği içinde çalışıyoruz. Bilimsel, kültürel ve çevresel farkındalığın artırılmasına yönelik katkıları son derece yoğun. Savaş Hocamızı ve tüm ekibini bir kez daha yürekten tebrik ediyorum" ifadeleriyle ÇOMÜ'nün bu önemli bilimsel misyondaki rolünü ve duyduğu gururu dile getirdi.

Haber Kaynağı: Haber Merkezi

EDİTÖR|01.09.2026 • 16:22

Bilge Adam

HİSSET

BU HABER SENİ NASIL HİSSETTİRDİ?

CANLI
OKUR ETKİLEŞİMİ

HABER YORUMLARI (0)

Fikrinizi Paylaşın

Güvenlik · = ?

Doğru sonuca dokunun — yazmanıza gerek yok.

SON YORUMLAR

TrendOkuma