Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) ve Çankırı Karatekin Üniversitesi (ÇAKÜ) bünyesindeki bilim insanları, kadın sağlığı için büyük önem taşıyan yumurtalık kanserinin teşhisinde adeta bir devrim yaratacak yenilikçi bir test sistemi geliştirdi. Geleneksel yöntemlere kıyasla çok daha hızlı ve ekonomik olan bu sistem, sadece 30 saniye gibi kısa bir sürede sonuç verebilme potansiyeliyle dikkat çekiyor.
Sağlıkta Yeni Bir Dönem: Erken Teşhiste Zaman ve Maliyet Avantajı
2018 yılında Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) 1001 Programı'nın desteğiyle başlayan bu çığır açan proje, Çankırı Karatekin Üniversitesi Fen Fakültesi Analitik Kimya Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Melike Bilgi Kamaç ve ekibi ile Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Biyomühendislik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Kemal Sezgintürk'ün önderliğinde yürütüldü. Çalışmaların temel amacı, yumurtalık kanserinin erken evrelerde tespit edilmesine yönelik etkin ve erişilebilir yöntemler geliştirmekti.
Uzun soluklu araştırmaların meyvesi olarak ortaya çıkan elektrokimyasal biyosensör sistemleri, yumurtalık kanserinin varlığını gösteren biyobelirteçleri eş zamanlı olarak ve yüksek hassasiyetle ölçebilme kabiliyetine sahip. Bu sistem, laboratuvar ortamına ihtiyaç duymadan, sağlık profesyonellerinin veya hastaların doğrudan bulunduğu yerde, yani 'hasta başı testleri' şeklinde hızlı sonuçlar alınmasına olanak tanıyor.
Çanakkale'den Yükselen Bilim Işığı: Teknolojinin Detayları
Geliştirilen tek kullanımlık biyosensörler, aynı anda birden fazla analizi gerçekleştirme yeteneğine sahip. Özellikle yumurtalık kanserinin erken teşhisinde kritik bir rol oynamasının yanı sıra, nörolojik süreçlerin izlenmesinde de önemli katkılar sunacağı belirtiliyor. Projenin ticarileşme ve patent süreçleri hızla devam etmekte olup, yakın gelecekte bu teknolojinin yaygınlaşması hedefleniyor.
Doç. Dr. Melike Bilgi Kamaç, Anadolu Ajansı'na yaptığı açıklamada, geliştirilen sistemin diyabet hastalarının kan şekeri ölçümüne benzer şekilde, hastaların evlerinde tek bir damla kanla kendi kendilerine ölçüm yapmalarına imkan tanıdığını ifade etti. Kamaç, bu çalışmanın en çarpıcı avantajının, sonuçların sadece 20 ila 30 saniyede elde edilebilmesi olduğuna dikkat çekti.
Geleneksel tanı yöntemleri, uzman gerektiren laboratuvar ortamlarında, saatler süren ve yüksek maliyetli tekniklerle ertesi gün veya daha sonraki günlerde sonuç verirken, bu yeni sistem çok daha düşük maliyetle ve anında yanıt sunuyor. Dahası, sadece erken teşhis için değil, kemoterapi gibi tedavi süreçlerinin etkinliğini takip etmek için de kullanılabilecek bir potansiyele sahip. Doktorlar kliniklerindeki hastalara hızlı test uygulayabilirken, ticarileşmesi halinde eczanelerden temin edilebilen bu testler, hastaların evde kendi sağlıklarını kontrol etmelerine olanak sağlayacak. Doç. Dr. Melike Bilgi Kamaç
İkinci Faz Projeyle Kapasite Artışı ve Yerli Üretim
2022 yılında kabul edilen ikinci TÜBİTAK 1001 projesi kapsamında, yumurtalık kanseriyle ilişkili dört farklı potansiyel biyobelirtecin aynı anda ölçülmesine yönelik çalışmalar sürdürülüyor. Doç. Dr. Kamaç, kan şekeri ölçüm cihazlarında kullanılan ve genellikle yurt dışından yüksek fiyatlarla temin edilen test şeritlerinin (stripler) bu projede ekip tarafından laboratuvarda üretildiğini vurguladı. Üretilen elektrotlar, hem yumurtalık kanseri biyobelirteçlerini hem de dört farklı biyobelirteci eş zamanlı olarak ölçebilecek şekilde tasarlandı. Bu yerli üretim süreçleri ve geliştirilen tek kullanımlık, düşük maliyetli elektrokimyasal panel sistemleri için patent başvuruları da yapılmış durumda.
Uluslararası Tanınırlık ve Gelecek Vizyonu
Proje ekibinin çalışmaları sadece yumurtalık kanseriyle sınırlı değil; nörolojik biyobelirteçlerin teşhisine yönelik de önemli araştırmalar yürütülüyor. Doç. Dr. Melike Bilgi Kamaç'ın 2023 ve 2026 yıllarında yüksek etki faktörüne sahip uluslararası dergilerde yayımlanan çalışmaları, saygın bilim kuruluşu Sigma Xi Araştırma Bilimsel Onur Topluluğu'nun dikkatini çekti. Bu başarı neticesinde, Doç. Dr. Kamaç'a tam üyelik daveti gönderildi ve uluslararası alanda çalışmalarının değer gördüğünün bir göstergesi olarak bu üyeliğin, bilimsel motivasyonunu artırdığını dile getirdi.
Çanakkale'den yükselen bu bilimsel başarı, hem ulusal hem de uluslararası alanda sağlık teknolojileri gelişimine önemli katkılar sunarak, kadın sağlığı başta olmak üzere genel sağlık alanında umut verici bir geleceğin sinyallerini veriyor.
Haber Kaynağı: Haber Merkezi




SON YORUMLAR