Türkiye’de uygulanan sistemin klasik başkanlık modeliyle aynı özellikleri taşımadığını ifade eden Ersümer, kuvvetler ayrılığı ilkesinin zayıflamasının siyasi sistem bakımından mesele oluşturabileceğini aktardı.
Başkanlık Sistemi Tartışmaları Turgut Özal Döneminde de Gündemdeydi
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin bugünkü durumuna dair soruyu yanıtlayan Mustafa Cumhur Ersümer, başkanlık sistemi tartışmalarının geçmişinin Turgut Özal dönemine kadar uzandığını hatırlattı.
Özal döneminde başkanlık sistemi hakkında faaliyetler yürütüldüğünü dile getiren Ersümer, o dönemde değişik ülkelerdeki yönetim kadrosu modellerinin incelendiğini anlattı.
Ersümer, o süreçte düzenlenen faaliyetler şu sözlerle belirtti:
“Rahmetli Özal da bu başkanlık sistemiyle alakalı girişimlerde bulundu. Başkanlık sistemi nedir, nasıl uygulanıyor, ne tür sistemleri var diye birtakım faaliyetler yaptık. Hatta partinin içinde böyle bir grup kurduk. Oturduk, hakkında çalıştık.” Benim gibi İngilizce bilmeyenlere de Amerikan Anayasası'nın Türkçesini yaptırdılar.
Dünyada değişik başkanlık ve yarı başkanlık modellerinin bulunduğuna dikkat çeken Ersümer, bu sistemlerin salt isimleriyle değil, işleyiş biçimleri ve kurumsal yapılarıyla değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
“Türkiye’deki Sistem Klasik Başkanlık Modeliyle Örtüşmüyor”
Amerika Birleşik Devletleri’ndeki başkanlık sistemine değinen Ersümer, bu modelin kendine özgü kurumsal özellikleri bulunduğunu söyledi. ABD’de bazı mühim kamu görevlilerinin seçimle vazifeye geldiğini hatırlatan Ersümer, Türkiye’de ise güvenlik müdürleri ve hâkimlerin atama yoluyla vazifeye getirildiğine dikkat çekti.
Başkanlık sisteminin bütün yönleriyle ele alınması gerektiğini savunan Ersümer, Türkiye’deki bulunan modelin klasik başkanlık sistemiyle birebir örtüşmediğini aktardı.
Ersümer, meseleye dair değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Şimdi bizdeki sistemin adı başkanlık sistemi. Türkçesi bu. İyi de yani altı kaval üstü Şişhane olmuyor bu işlerin. Amerika'daki başkanlık sistemini veya ona benzer başkanlık sistemlerini amaç aldık diyelim. Eğer bir başkanlık sistemini A'dan Z'ye düşünüyorsanız tabii ki Amerika'yı örnek verebiliriz. O zaman güvenlik müdürleri seçimle gelecek, hâkimler seçimle gelecek. Emniyet müdürleri de atamayla geliyor, hâkimler de atamayla geliyor.” Şimdi böyle bir şey yok.
Türkiye’deki yönetim kadrosu modelinin özelliklerinin ve kuruluşlar arasındaki yetki dağılımının bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren Ersümer, sistemin işleyişine dair tartışmaların önemine vurguladı.
Kuvvetler Ayrılığı Vurgusu: “Siyasi Sistem Yara Almış Oluyor”
Mustafa Cumhur Ersümer’in değerlendirmelerinde öne çıkan başlıklardan biri de kuvvetler ayrılığı ilkesi oldu. Yasama, yürütme ve yargının demokratik sistemin esas unsurları olduğunu dile getiren Ersümer, bu üç erkin kendi yetki alanlarında bağımsız hüküm alabilmesinin önemini kaydetti.
Muhalefet partilerinin de bulunan sistemle alakalı dile getirdiği eleştiriler bulunduğunu hatırlatan Ersümer, yürütme, yasama ve yargı yetkilerinin tek merkezde toplandığı yönündeki tartışmalara değindi.
Ersümer, kuvvetler ayrılığına dair görüşlerini şöyle belirtti:
“Demokrasinin ana unsurları nedir? Eğer böyle değilse, böyle olmuyorsa o zaman siyasi sistem yara almış oluyor. Yargı, yürütme ve yasamanın ayrı ayrı yönetilebiliyor olması, ayrı ayrı kendi kararlarını verebiliyor olması. Onu söylemeye çalışıyorum.”
Bu değerlendirmesiyle kuvvetler ayrılığının demokratik yönetimin esas güvencelerinden biri olduğuna işaret eden Ersümer, erklerin bağımsızlığı konusunun siyasi sistemin sağlıklı işleyişi bakımından önem taşıdığını aktardı.
Parlamenter Sisteme Dönüş Tartışmalarını da Değerlendirdi
Türkiye’de bulunan yönetim kadrosu sisteminin geleceğine dair tartışmaların sürdüğünü dile getiren Ersümer, parlamenter sisteme dönüş konusunun da siyasi gündemde yer aldığını aktardı.
Eski sistemin daha iyi olduğu yönündeki değerlendirmeler ile bulunan başkanlık modelinin devam edip etmeyeceğine dair tartışmalara değinen Ersümer, Türkiye’de uygulanan sistemin geleceğinin zaman içinde şekilleneceğini belirtti.
Ersümer, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:
“Şimdi tartışılıyor. Parlamenter sistem daha iyiydi, geçmiş süreçte yaşanılanlar daha iyiydi tarzında değerlendirmeler var. Eski sisteme dönelim mi, dönmeyelim mi? Adına başkanlık sistemi denen sistem bu biçimde sürüyor. Tabii nereye kadar başkanlık sistemi bu biçimde devam edecek, onu bilmek, anlamak mümkün değil. Devam da edecek, öyle anlaşılıyor.”
Haber Kaynağı: Haber Merkezi




SON YORUMLAR