Çanakkale, ormanları, zeytinlikleri, makilik alanları ve çeşitli ekosistemleriyle zengin bir bitki örtüsüne ev sahipliği yapıyor. Doğada yetişen mantarlar arasında yenilebilir türlerin yanı sıra zehirli olanlar da bulunuyor. Özellikle sonbaharda artan nem ve yağışlarla eşliğinde doğaya ait alanlarda mantar çeşitliliği göze çarpıyor.
Doğa ve mantar gözlemleriyle tanınan Kamuran Arslan, yaptığı bilgilendirmede, turuncu ve sarımsı renkleriyle öne çıkan ağulu mantarın (Omphalotus olearius) tehlikesine altını çizdi. Arslan, mantarın bilhassa zeytin ağaçlarının çevresinde ve çürüyen odunların üzerinde görülebildiğini dile getirerek, doğadan mantar toplayan halkın dikkatli olması gerektiğini altını çizdi.

Ağulu Mantar Nerelerde Yetişiyor?
Ağulu mantar, genellikle zeytin ağaçlarının ve bazı büyük yapraklı ağaçların kökleri, kütükleri ve çürüyen odunları üzerinde kümeler hâlinde yetişiyor. Turuncu ve sarıya çalan renkleriyle kolayca fark edilebilen mantarın şapkasının altındaki sık, sapa doğru uzanan lamelleri de ayırt edici özellikleri arasında yer alıyor.
Ancak dikkat çekici görünümü, bu mantarın tüketilebileceği anlamına gelmiyor. Zehirli türler arasında yer alan ağulu mantar, tüketilmesi durumunda ağır sindirim sistemi rahatsızlıklarına neden olabiliyor.
Zehirli Mantar Şiddetli Rahatsızlıklara Yol Açabiliyor
Kamuran Arslan, ağulu mantarın içerdiği illudin bileşikleri yüzünden zehirlenmeye yol açabileceğini ifade etti. Bu mantarın tüketilmesi sonucunda şiddetli bulantı, kusma, karın ağrısı ve ishal gibi belirtiler ortaya çıkabiliyor.
Arslan, bilhassa yenilebilir olduğu düşünülen bazı mantar türleriyle karıştırılma riskine karşı ikazda bulunarak, mantarların salt renklerine ve dış görünüşlerine bakılarak tanımlanmaması gerektiğini aktardı.

Çanakkale’nin Doğal Zenginliği Dikkatli Gözlem Gerektiriyor
Çanakkale; Kazdağları ve çevresindeki ormanlık alanlardan kıyı ekosistemlerine, zeytinliklerden makilik alanlara kadar çeşitli doğaya ait yaşam ortamlarıyla zengin bir floraya sahip. Bu çeşitlilik, yörede pek çok bitki ve mantar türünün gelişmesine imkân temin ediyor.
Özellikle sonbaharda doğa yürüyüşlerine çıkan ve mantar toplamaya ilgi duyan halkın, karşılaştıkları türler noktasında bilinçli hareket etmeleri kapsamlı önem barındırıyor. Bir mantarın hoş görünmesi, onun yenilebilir veya zararsız olduğu anlamına gelmiyor.
Kamuran Arslan da doğada karşılaşılan mantarların bilinçsizce toplanıp tüketilmemesi gerektiğini hatırlatarak şu ikazda bulundu:
“Unutmayın arkadaşlar, doğada her hoş görünen mantar yenilebilir değildir. Mantarları salt renklerine bakarak tanımlamayın!”

Haber Kaynağı: Haber Merkezi




SON YORUMLAR