İBB'de başkanlık hesabı: 151 oy nereden çıkacak? Gizli pusulada CHP, YENİ Parti ve DEM dengesi

Tekin Uğurlu Haber | Son Dakika
13:22
PAYLAŞ :
4GÖRÜNTÜLENME
İBB'de başkanlık hesabı: 151 oy nereden çıkacak? Gizli pusulada CHP, YENİ Parti ve DEM dengesi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde gözler yeniden Meclis aritmetiğinde Nedeni, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile ilgili verilen 2 yıl 1 ay hapis cezası ve TCK'nın…

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde gözler yeniden Meclis aritmetiğinde

Nedeni, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile ilgili verilen 2 yıl 1 ay hapis cezası ve TCK'nın 53. maddesi bünyesinde siyasi hak yoksunluğu hükümü. İstinaf ve temyiz dönemler tamamlanmadan İBB başkanlığının hukuken boşaldığı söylenemez. Karar 11 Eylül 2026'da takdim edildi; ancak hüküm henüz kesinleşmiş değil.

Dolayısıyla bugün itibarıyla itibarıyla ortada kesinleşmiş bir İBB başkanlık seçimi bulunmuyor.

Fakat hükümün kesinleşmesi ve bunun sonucunda İmamoğlu'nun seçilme yeterliliğini kaybetmesi halinde dönem değişecek...Ve o noktada İstanbul'da seçim sandığı bu kez milyonlarca seçmenin değil, İBB Meclisi'nin önüne gelecek.

İlk hayati nokta: İmamoğlu'nun cezası kesinleşirse ne olacak?

Burada iki ayrı hukuki safhayı birbirinden ayırmak gerekiyor.

5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 44. maddesine göre belediye başkanının seçilme yeterliliğini kaybetmesi halinde başkanlık sıfatının sona ermesi, İçişleri Bakanlığı'nın başvurusu hakkında Danıştay kararıyla gerçekleşiyor. Büyükşehir Belediyeleri bakımından da 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun alakalı hükümleri dolayısıyla Belediye Kanunu'nun bu hükümleri uygulanıyor.

Yani mahkemenin verdiği ceza ile belediye başkanlığının fiilen ve hukuken sona ermesi aynı anda gerçekleşen iki işlem değil.

Önce ceza kararının kesinleşmesi, sonrasında buna bağlı idari-hukuki sürecin tamamlanması gerekiyor.

Başkanlık makamının hukuken boşalması halinde ise yepyeni safha kapılarını açıyor.

İkinci safha: İstanbul halkı değil, İBB Meclisi oy kullanacak

Belediye başkanlığı herhangi bir nedenle boşaldığında Belediye Kanunu'nun 45. maddesi devreye giriyor.

Vali, belediye meclisinin 10 gün içinde toplanmasını sunuyor.

Yeni başkan, belediye meclis üyeleri arasından seçiliyor.

Üstelik seçim gizli oyla yapılıyor.

Bu ayrıntı, İBB'deki siyasi hesabı son derece mühim hale getiriyor.

Çünkü açık oylamada bir parti grubunun hangi adaya arka çıkış verdiği kolayca görülebilirken, gizli oylama her şeyi değiştirebiliyor; meclis üyelerinin parti grubunun kararından muhtelif oy kullanması teorik olarak mümkün hale geliyor.

Dolayısıyla İBB'deki sandalye hesabı kadar partilerin üyeleri üzerinde ne kadar muayene sağlayabileceği de önem kazanıyor.

Üç turda 201 değil, 151 hayati eşik

Burada kamuoyunda dolaşan bazı hesapların düzeltilmesi gerekiyor.

Meclis aritmetiği 301 üye vasıtasıyla ele alındığında:

İlk turda üçte iki çoğunluk gerekiyor: 201 oy

İkinci turda yine üçte iki çoğunluk gerekiyor: 201 oy

Üçüncü turda salt çoğunluk gerekiyor: 151 oy

Üçüncü turda 151 bulunamazsa en çok oy alan iki aday dördüncü tura kalıyor.

Dördüncü turda en fazla oyu alan aday seçiliyor.

Eşitlik halinde kura çekiliyor.

Bu nedenle “157 oy gerekiyor” hesabı 301 üyelik aritmetik bakımından doğru değil. Kritik üçüncü tur eşiği 151 oy.

Bu fark minik görünse de siyasi denklem bakımından çok mühim.

Çünkü 301 üyeli tabloda CHP'nin 154 civarındaki var olan gücü, üçüncü turdaki 151 sınırının salt birkaç oy üzerindedir.

Bu da bize şunu gösteriyor:

CHP/YENİ Parti hattının tamamının aynı adaya oy vermesi halinde üçüncü tur matematiği başka, grubun bölünmesi halinde bambaşka olacaktır.

Bugünkü Meclis aritmetiği neden artık tek satırda okunamıyor?

17 Eylül'de İBB ve Kartal Belediye Meclis Üyesi Ekrem Eray Arda, CHP'den istifa ettiğini ve bağımsız olarak görevine devam edeceğini bildirdi.

Bunun sonrasında CHP'nin sandalye sayısının 154'e gerilediği bildirildi. Aynı kaynaklarda AK Parti'nin 136, MHP'nin 6, BBP'nin 2 üyesi ve bağımsızların bulunduğu tablo vasıtasıyla Cumhur İttifakı'nın 144 üyelik bir blok oluşturduğu aktarılıyor.

Dolayısıyla bundan sonra kullanılacak hesapta kadim 155 CHP / 136 AK Parti / 6 MHP / 2 BBP / 2 bağımsız tablosunu aynen kullanmak yerine, son istifayı da hesaba katmak gerekiyor.

Ancak burada bir başka mühim problem daha var:

CHP'den YENİ Parti'ye geçen siyasi kadroların İBB Meclisi'ndeki dağılımı hakkında kamuya açık kaynaklarda aynı ayrıntı düzeyinde ve tek bir yetkili makamlarca güncel tablo bulunmuyor.

Bu nedenle “154 kişinin tamamı CHP'dir” veya “154 kişinin tamamı YENİ Parti'dir” olarak bir ifade kullanmak korunaklı değil. Bu sayısal çoğunluğun içindeki şehir uzlaşısı meclis üyelerinin de bulunduğu unutulmamalıdır.

Daha doğru ifade şu:

Muhalefet tarafında CHP/YENİ Parti ekseninde 154 üyelik bir toplamdan söz edilirken, bu üyelerin olası İBB başkanlık seçiminde nasıl gruplaşacağı buna ek olarak önem barındırıyor.

Asıl hayati soru: CHP/YENİ Parti beraber hareket edecek mi?

İstanbul'daki hesabın en mühim bilinmeyenlerinden biri burada ortaya çıkıyor.

Özgür Özel'in liderliğinde YENİ Parti'nin 24 Temmuz 2026'da kurulmasıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki siyasi aritmetik değişti; Özel ve 91 milletvekili CHP'den ayrılarak yepyeni partiye geçti.

Ancak TBMM'deki parti değişiminin İBB Meclisi'ne birebir nasıl yansıyacağı hususunda her üyenin güncel parti aidiyetinin ayrı ayrı ortaya konması gerekiyor.

İBB başkanlığı seçimi bakımından bunun önemi çok büyük ölçekli.

Çünkü iki siyasi yapı; aynı adayı desteklerse 154 civarındaki blok tek bir aday üzerinde birleşebilir.

Fakat ayrı adaylar çıkarılması halinde aynı oy havuzu bölünebilir.

Bu konumda seçim üçüncü turdan önce dahi muhtelif bir siyasi pazarlık alanına dönüşebilir.

İlk merak kırılması tam burada ortaya çıkıyor:

Mecliste en büyük ölçekli blok olmak, tek başına başkanlığı garanti etmiyor.

Çünkü seçimde mühim olan salt kaç sandalye bulunduğu değil, o sandalyelerin aynı adayın arkasında toplanıp toplanamayacağı gerçeği çok mühim.

DEM Parti kökenli üyeler neden denklemin dışında tutulamaz?

İkinci hayati başlık ise Kent Uzlaşısı bünyesinde CHP listelerinden seçilen DEM Parti kökenli belediye meclis üyeleri.

Kamuoyuna yansıyan güncel değerlendirmelerde CHP grubundaki bu üyelerin sayısı 10-17 olarak veriliyor; bazı kaynaklarda ise muhtelif rakamlar kullanılıyor.

Burada mühim olan salt sayı değil.

Bu üyeler seçim günü ayrı bir parti grubu halinde hareket edecek mi?

CHP'nin göstereceği adaya oy verecek mi?

Adayın siyasi profiline göre tavır değiştirecek mi?

Yoksa başka bir aday üzerinde pazarlık mı yapılacak?

Bunların hiçbirinin bu günden kesinleştiğini söylemek mümkün değil.

Dolayısıyla “DEM Parti kesin olarak CHP adayını destekler” ya da “DEM Parti kesinlikle ayrı aday çıkarır” olarak bir bakış açısı yanıltıcı olacaktır.

Ancak 10-17 civarında olduğu muhtelif kaynaklarda ifade edilen DEM kökenli üyelerin davranışı, üçüncü turdaki 151 oy eşiği bakımından dikkate alınması gereken bir değişken.

Cumhur İttifakı'nın hesabı nasıl?

Mevcut aritmetikte AK Parti'nin 136 sandalyesi bulunuyor.

MHP'nin 6 ve BBP'nin 2 üyesiyle beraber Cumhur İttifakı tarafındaki toplam sayı 144 olarak hesaplanıyor.

Bu sayı tek başına 151'lik üçüncü tur eşiğini karşılamıyor.

Aradaki fark 7 oy.

Ancak burada çok kayda değer bir ayrım var.

Bu, “AK Parti'nin başkanlığı kazanması için kesin olarak 7 CHP'li üyenin oyunu alması gerekir” anlamına gelmez.

Çünkü gizli oylamada:

bazı üyeler adaylardan birine oy verebilir,

bazı üyeler başka adaylara yönelebilir,

bazı üyeler geçersiz oy kullanabilir,

bazı üyeler oylamaya katılmayabilir.

Dolayısıyla salt sandalye hesabı ile fiili oy hesabı aynı şey değildir.

Üstelik dördüncü turda salt çoğunluk aranmadığı için matematik daha da değişiyor.

Dördüncü tur neden seçimdeki en mühim kırılma olabilir?

Üçüncü turda 151 oy bulunamazsa iki aday dördüncü tura kalıyor.

Dördüncü turda ise en fazla oy alan aday seçiliyor.

İşte bu noktada “çoğunluğu kimde?” sorusunun anlamı değişiyor.

İlk üç turda bir adayın belirli eşikleri geçmesi gerekirken, dördüncü turda rakibinden daha fazla oy alması yeterli.

Bu nedenle üçüncü turda 151'e ulaşamayan bir blok, dördüncü turda muhtelif bir matematikle karşı karşıya kalabilir.

Örneğin bir tarafta 145, diğer tarafta 140 oy varsa, iki aday arasındaki fark minik olsa bile üçüncü turdaki salt çoğunluk sağlanamamış olabilir.

Bu nedenle dördüncü tur, partilerin kendi adaylarından vazgeçip tek aday üzerinde birleşebileceği en hayati pazarlık aşamalarından biri haline gelebilir.

Gizli oy neyi değiştiriyor?

İBB başkanlık seçiminin gizli yapılması, parti genel merkezlerinin hesaplarını zorlaştıran en mühim unsur. Çünkü genel merkezlerin elinde sandalye sayısı vardır; fakat pusulanın içine kimin hangi adayı yazdığını görmeleri mümkün değildir.

Bu konum hususen:

bağımsız üyeleri,

parti değiştirmiş veya parti içi ayrışma yaşamış üyeleri,

muhtelif siyasi kökenden gelen üyeleri,

aday üzerinde uzlaşamayan grupları

daha mühim hale getirir.

Buradan “gizli oyda mutlaka transfer olur” sonucu çıkmaz.

Ama gizli oy, grup kararından muhtelif oy kullanılabilmesini mümkün kılan bir seçim yöntemi olduğu için siyasi pazarlık alanını genişletir.

Bağımsızlar neden bir anda mühim hale geldi?

Ekrem Eray Arda'nın istifasıyla beraber bağımsızların sayısı da siyasi hesapta daha görünür hale geldi.

Arda, CHP'den ayrılırken herhangi bir partiye katılmayacağını ve bağımsız devam edeceğini bildirdi.

Bu tür üyelerin önemi, sayılarının çokluğundan değil, iki büyük ölçekli blok arasındaki farkın dar olmasından kaynaklanıyor.

Bir veya birkaç bağımsız üyenin oy tercihi, hususen dördüncü turda direkt önem kazanabilir.

Ancak bağımsız üyelerin tamamını önceden belirli bir siyasi bloğun parçası kabul etmek de doğru olmaz.

Bir üyenin geçmişte yaptığı siyasi duyuru, gelecekteki gizli oyunun kesin göstergesi değildir.

Peki CHP'nin 154 oyu tamamen garanti mi?

Hayır.

Sandalye sayısı ile adayın alacağı oy sayısını birbirinden ayırmak gerekiyor.

CHP/YENİ Parti eksenindeki 154 üyelik blok aynı aday üzerinde birleşirse üçüncü tur için gereken 151 oy aşılabilir.

Ancak blok içinde muhtelif adayların ortaya çıkması halinde oylar bölünebilir.

Buna DEM Parti kökenli üyelerin muhtelif tutumu ve bağımsızların tercihi de eklenirse ortaya tamamen muhtelif bir tablo çıkar.

Dolayısıyla:

154 sandalye = otomatik olarak 154 oy demek değildir.

Özellikle seçim gizli olduğu için bu ayrım İBB başkanlık seçiminin merkezinde olacak.

Peki Cumhur İttifakı'nın 140

oyu tamamen garanti mi?

Aynı surette bunu da kesin kabul etmek doğru olmaz.

AK Parti, MHP ve BBP'nin var olan sandalye toplamı 140 olarak hesaplanıyor.

Ancak “144 kişi aynı adaya kesin oy verir” demek için seçim günü grup kararlarının ve adayların netleşmesi gerekir.

Bu nedenle matematiği şöyle kurabiliriz.

Cumhur İttifakı'nın var olan aritmetik gücü 140 civarındaki blok vasıtasıyla okunurken, üçüncü turdaki 151 eşiğine ulaşmak için başka üyelerin oyuna ihtiyaç duyuluyor.

Buradaki “başka üyeler” ifadesi önemlidir.

Çünkü bunun kimler olacağı bugünden kesin olarak bilinmiyor.

Asıl pazarlık nerede başlayacak?

Başkanlık seçimi gündeme gelirse siyasi pazarlığın üç ana eksende gelişimi beklenebilir:

1. CHP – YENİ Parti hattı

En büyük ölçekli soru, iki yapının birlikte yürütülen aday üzerinde birleşip birleşmeyeceği.

Ortak aday çıkarsa muhalefet tarafındaki oylar tek elde toplanabilir.

Ayrı adaylar çıkarsa üçüncü tur ve hususen dördüncü tur matematiği önem kazanır.

2. DEM Parti kökenli üyeler

Bu üyelerin CHP/YENİ Parti adayına arka çıkış verip vermeyeceği, adayın siyasi profili ve yapılacak görüşmeler bakımından mühim olabilir.

Burada şimdiden kesin bir oy sözü verilmiş gibi yorum yapmak gerçekçi olmaz.

3. Bağımsızlar

Parti disiplininin dışında kalan bağımsız üyeler, hususen oyların birbirine yaklaştığı bir seçimde hayati hale gelebilir.

Ancak bağımsızların hangi adaya oy vereceği hususunda kesin bir malumat bulunmadan isim isim netice çıkarmak spekülasyon olur.

Bir başka mühim ayrıntı: Bu seçim İmamoğlu'nun yerine salt geçici bir isim seçmek anlamına gelmiyor

Eğer hukuki dönem sonunda belediye başkanlığı makamı gerçekten boşalırsa Meclis eliyle seçilecek kişi belediye başkanı olacak. Kanun, yepyeni seçilen belediye başkanının vazife süresini, yerine seçildiği başkanın vazife süresiyle sınırlıyor.

Dolayısıyla bu, normal seçim takviminden bağımsız olarak ortaya çıkan bir ara evre başkanlık seçimi niteliğinde olacak.

İstanbul halkı bu safhada direkt sandığa gitmeyecek.

Seçimi yapacak organ İBB Meclisi olacak.

Süre de kısa: 10 gün ve 15 gün

Başkanlık makamının boşalması halinde vali, Meclisin 10 gün içinde toplanmasını sağlayacak.

Yeni başkan seçiminin ise en geç 15 gün içinde tamamlanması gerekiyor.

Bu süre içinde seçim tamamlanmazsa belediye meclisinin feshine yönelik hükümler gündeme geliyor. Bu nedenle hüküm kesinleştiği anda siyasi partilerin önünde uzun bir müzakere evreyi bulunmayacak.

Adayların belirlenmesi, grup kararlarının alınması ve Meclis içindeki görüşmeler çok kısa bir zaman diliminde gerçekleşebilir.

İBB'de tabloyu değiştirebilecek üç ihtimal

SENARYO 1: CHP/YENİ Parti tek adayda birleşir

Muhalefet tarafındaki üyelerin büyük ölçekli bölümü aynı adayda birleşirse, 151 oy eşiği matematiksel olarak aşılabilir.

Bu senaryoda seçimde belirleyici soru, CHP/YENİ Parti hattının kendi içindeki birlikteliğini koruyup koruyamayacağı olur.

SENARYO 2: Muhalefet birden fazla aday çıkarır

CHP/YENİ Parti ayrışır veya DEM kökenli üyeler muhtelif bir tutum alırsa oylar birden fazla adaya dağılabilir.

Bu konumda üçüncü turda salt çoğunluğun bulunması zorlaşabilir ve seçim dördüncü tura taşınabilir.

Dördüncü turda ise en fazla oyu alan iki aday arasından biri seçileceği için yepyeni bir ittifak matematiği ortaya çıkar.

SENARYO 3: Küçük gruplar ve bağımsızlar belirleyici hale kazanç

Büyük iki blok arasındaki farkın daralması halinde bağımsızların ve parti grupları dışındaki üyelerin oyları önem kazanabilir.

Bu senaryoda adayların kişisel profili, siyasi geçmişi ve muhtelif gruplarla kurulabilecek ilişkiler de oy davranışını etkileyebilecek faktörler arasında yer alabilir. Seçim senaryosuna gelinceye kadar belki başka istifalar veya aritmetiği değiştirecek katılımlar sağlanabilir. O konumda seçimin sonucuna dönük daha isabetli yorumlar yapılabilir.

Ancak bunların hiçbiri bu günden kesinleşmiş bir netice olarak aktarılamaz.

“AK Parti İBB'yi alır mı?” sorusunun bugünkü cevabı neden sandalyelerde gizli değil?

Mevcut tabloya salt sandalye sayıları vasıtasıyla bakıldığında CHP/YENİ Parti ekseni 154 civarında, Cumhur İttifakı ise 140 civarında görünüyor. Aradaki fark salt 10 sandalye.

Ancak üçüncü turdaki eşik 151.

Bu nedenle iki blok da tek başına muhtelif bir matematikle karşı karşıya:

154'lük blok, 151 eşiğinin üzerinde.

144'lük blok ise 151'in altında.

Fakat gizli oy dolayısıyla bu rakamlar nihai oy sayıları değil.

Birinci blokta bölünme olursa 154'ün anlamı azalıyor.

İkinci blok başka üyelerden arka çıkış bulursa 140'ın anlamı değişiyor.

Dördüncü tura kalındığında ise 151 şartı ortadan kalkıyor ve “en fazla oy” hesabı kapılarını açıyor.

İşte İBB başkanlık seçimini diğer belediye başkanlığı seçimlerinden ayıran asıl matematik burada.

Sonuç: İstanbul'da başkanlık hesabı 1 oyla değil, üç ayrı denklemle yapılacak

İmamoğlu hakkındaki 2 yıl 1 aylık hapis ve siyasi hak yoksunluğu hükümü 11 Eylül'de takdim edildi; ancak henüz kesinleşmiş değil. Bu nedenle İBB'de bugün itibarıyla itibarıyla yepyeni başkan seçimi başlamış değil.

Kararın kesinleşmesi ve belediye başkanlığı makamının hukuken boşalması halinde ise dönem hızlanacak.

Meclis 10 gün içinde toplanacak.

Seçim gizli yapılacak.

İlk iki turda 201, üçüncü turda 151 oy aranacak.

151 bulunamazsa iki aday dördüncü tura kalacak ve en fazla oyu alan seçilecek.

Bu nedenle İBB'nin geleceğine yönelik hesabı salt “CHP 154, Cumhur İttifakı 144” olarak yapmak eksik kalıyor.

Asıl soru üç parçalı:

CHP ve YENİ Parti aynı adayı destekleyecek mi?

DEM Parti kökenli üyeler nasıl davranacak?

Bağımsızlar ve olası fireler gizli oylamada hangi yönde hareket edecek?

İstanbul'da başkanlık yarışının gerçek matematiği, bu üç problemin cevabı ortaya çıktığında şekillenecek.

EDiTÖRÜN AÇIKLAMASI: Meclis aritmetiği istifalar, tutuklamalar dolayısıyla fiiliyatta değişiklik yaratıyor. Olası senaryolar bu bağlam dikkate alınarak değerlendirilmeli.

Mevcut tablo herhangi bir taraf için otomatik bir netice üretmiyor. İBB Meclisi'ndeki sandalye farkı dar; 151 oy eşiği hayati; gizli oy ise sandalye hesabını fiili oy hesabından ayırıyor. Bu nedenle İmamoğlu hakkındaki hüküm kesinleşirse İstanbul'da asıl savaşım, Meclis'teki sayıdan çok o sayıların tek bir aday üzerinde toplanıp toplanamayacağı vasıtasıyla yaşanacak.

Haber Kaynağı: Haber Merkezi

EDİTÖR|21.09.202613:22

Bilge Adam

HİSSET

BU HABER SENİ NASIL HİSSETTİRDİ?

CANLI
OKUR ETKİLEŞİMİ

HABER YORUMLARI (0)

Fikrinizi Paylaşın

Güvenlik · = ?

Doğru sonuca dokunun — yazmanıza gerek yok.

SON YORUMLAR

TrendOkuma