İSTANBUL, 15 Eylül (Xinhua) -- Çin'in Minyao geleneğine ait halk seramikleri ile Osmanlı döneminde Çanakkale'de üretilen özgün seramikler, çeşitli coğrafyalarda gelişmelerine rağmen dikkat çekici benzerlikler içeriyor. Halkın günlük ihtiyaçları için mahalli zanaatkarlar aracılığıyla üretilen bu seramikler, her iki gelenekte de serbest fırça darbeleri, doğadan ilham alan motifleri ve kendine özgü tasarımlarıyla öne çıkıyor. İki seramik geleneği arasındaki bu benzerlikler, Çin ile Türkiye arasında kültür ve akademi alanında taze bağlar kurulmasına da fırsat veriyor.
Çin'de imparatorluk saraylarının sıkı kurallarla yönetilen kurumsal fırınlarının dışında gelişen Minyao seramikleri, ülke genelindeki halk atölyelerinde üretiliyordu. Çanakkale seramikleri de Osmanlı coğrafyasında saray üretiminin dışında gelişen özgün bir halk seramiği geleneğini temsil ediyor. Üretim, tasarım ve kullanım yönünden karşılaştırılan bu iki gelenek, halk seramiklerinin çeşitli coğrafyalarda benzer özellikler taşıyabildiğini ortaya koyuyor. Uzmanlara göre bu paralellikler, Çin ile Türkiye arasında kültüre dair ve üniversite düzeyinde işbirliğini geliştirebilecek taze bir araştırma alanı veriyor.
Çin'in tanınmış porselen üretim faaliyeti merkezi Jingdezhen'in İstanbul'daki kurumsal mağazasının Genel Müdürü Ke Guoxing, Xinhua'ya verdiği röportajda Minyao seramikleri ile imparatorluk seramikleri arasındaki farkı, "İmparatorluk seramiği bize sarayın hikayesini anlatır. Minyao ise toplumun hikayesini anlatır" sözleriyle özetledi.
Minyao eserlerinin sıradan insanlar aracılığıyla günlük kullanım için geniş çaplı miktarlarda üretildiğini ifade eden Ke, bunlar arasında aile sofralarında kullanılan kaseler, tahıl ve yağ saklama kapları, çay evlerinde kullanılan fincanlar ile düğün ve bayramlarda kullanılan eşyaların bulunduğunu belirtti.
Ke, iki gelenek arasındaki benzerliklerin Çin ile Türkiye arasında taze üniversite düzeyinde ve kültüre dair işbirliklerine de zemin hazırlayabileceğine altını çizdi. Ke, "Ortak sergiler ve müzeler arası işbirlikleri, Jingdezhen'in Minyao seramikleri ile Çanakkale eserlerini yan yana getirerek halka seramiğin müşterek ve insan merkezli tarihseli görme fırsatı sunabilir. Böylece daha aşina olduğumuz imparatorluklar ve saraylar arasındaki hediye alışverişi hikayesine odaklanmak yerine daha büyük bir tarihsel olguyu gözler önüne serebiliriz" diye söz aldı.
Karşılaştırmalı ve arkeometrik araştırmaların da iki ülke arasındaki üniversite düzeyinde işbirliğini geliştirebileceğini ifade eden Ke, "Çin ve Türkiye'deki kurumların kil bileşimi, sır kimyası ve pişirme uygulamalılar konusunda yürüteceği müşterek girişimler, iki halk geleneğinin gerçekten hangi noktalarda örtüştüğünü ve hangi noktalarda farklılaştığını akademik olarak ortaya koyabilir" dedi.
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turan Takaoğlu ise Xinhua'ya yaptığı değerlendirmede, Çin seramiklerinin Osmanlı çömlekçiliği yönünden uzun süredir dikkat çekici bir referans işlevi gördüğünü dile getirdi. Takaoğlu, iki ülkenin uzmanları arasında kurulacak üniversite düzeyinde ilişkilerin üretim faaliyeti, ticaret ve kullanım biçimlerinin karşılaştırılmasına fırsat sağlayacağını ifade etti.
Takaoğlu, "Çin'deki bu geleneği hep referans alıyoruz. Acaba onlar seramiklerini nasıl üretiyorlar, nasıl ticaret yapıyorlar, üretimi nasıl organize ediyorlar ya da bu kadar keyifli, estetik yapılmış halk seramiklerini nasıl tüketiyorlar? Bu sorulara yanıt bulabilmek için en azından bir üniversite düzeyinde ilişki olması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Karşılaştırmalı çalışmaların akabinde deneysel üretimlerin de yapılabileceğini ifade eden Takaoğlu, "Bence üniversite düzeyinde anlamda öncelikle birbirimizi tanımamız çok faydalı olacaktır. Sonrasında deneysel üretimler de yapılabilir" dedi.
Çanakkale seramikleri ile Çin'in Minyao geleneği arasındaki benzerliklere de değinen Takaoğlu, Çanakkale seramiklerinin mahalli hammaddeler kullanılarak üretildiğini ve bu sayede toplumun çeşitli kesimleri için erişilebilir hale geldiğini belirtti. Takaoğlu, kendine özgü estetik özellikleriyle geniş çaplı ilgi gören Çanakkale seramiklerine Avrupa, Afrika ve Ortadoğu'yu kapsayan büyük bir coğrafyada rastlandığını dile getirdi. Takaoğlu, Osmanlı arşiv belgelerinde de bu ürünlerin çeşitli bölgelere gönderildiğine hakkında veriler bulunduğunu ifade etti.
İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürü Rahmi Asal da geçici sergiler, uzman değişimleri ve müşterek yayınlarla Türkiye ile Çin arasındaki işbirliğinin daha somut hale gelebileceğini dile getirdi.
Asal, Minyao seramikleri ile Çanakkale eserlerinin bir arada sergileneceği müşterek bir girişimin, iki geleneğin günlük yaşam aracılığıyla karşılaştırılmasına fırsat sağlayabileceğini dile getirdi. Asal, böyle bir girişimin, Türkiye ile Çin arasındaki seramik ilişkisinin sadece imparatorlar ve padişahlar arasındaki alışverişler aracılığıyla değil, bu eserleri üreten zanaatkarlar ve kullanan topluluklar aracılığıyla de ele alınmasına destek sağlayacağını belirtti.
Haber Kaynağı: Haber Merkezi




SON YORUMLAR