Güncel tedavi yöntemleri ve ilaçlar aracılığıyla kalp krizi sonrası yaşam süresinin uzadığını dile getiren Akşit, hususen ilk ay ve ilk üç aylık evrenin önemine işaret etti. Sigarayı bırakmanın, yaşam tarzını değiştirmenin ve kardiyoloji uzmanının önerdiği tedavilere eksiksiz uymanın hayati rol oynadığını altını çizdi.

Çanakkale’de vazife yapan Kardiyoloji Uzmanı Prof. Ercan Akşit, kalp krizi geçiren hastaların tedavi sonrasındaki yaşam kalitesini ve yaşam süresini etkileyen faktörlere yönelik dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Dr. Kalp hastalıklarının tedavisinde son yıllarda kayda değer ilerlemeler kaydedildiğini dile getiren Akşit, gelişen tıbbi imkânlar aracılığıyla kalp krizi geçiren hastaların yaşam beklentisinin giderek iyileştiğini aktardı.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Akşit, hususen kalp krizi ardından hastaların tedavi sürecini önemliye alması gerektiğine işaret ederek, iyileşmenin salt hastanede uygulanan tedavilerle sınırlı olmadığını, sonraki evrede atılacak adımların da kapsamlı önem taşıdığını altını çizdi. Dr.

Kalp krizi sonrası yaşam süresi uzuyor

Kalp krizi tedavisinde son 15 yılda yaşanan gelişmelere dikkat çeken Prof. Ercan Akşit, anjiyografi ünitelerinin yaygınlaşması ve güncel ilaç tedavilerinin kullanılmasının hastalar bakımından kayda değer kazanımlar sağladığını ifade etti. Dr. Tedavideki ilerlemelerin, kalp krizi ardından hastaların günlük yaşamlarına dönmeleri ve uzun vadeli sağlıklarını korumaları bakımından kayda değer bir rol oynadığını belirtti. Akşit, kalp krizi geçiren hastaların güncel tedavi yaklaşımları aracılığıyla yaşam sürelerinin uzadığını ve yaşam kalitelerinin arttığını aktardı. Kalp krizi geçiren bir hastanın geleceğine yönelik değerlendirme yapılırken salt krizin yaşandığı ana değil, sonrasındaki tedavi ve izleme sürecine de odaklanılması gerekiyor. Uygun tedavi, düzenli muayeneler ve risk faktörlerinin muayene altında tutulması, hastaların sağlık durumunun korunmasına katma değer sağlayabiliyor.

Kalp krizinden sonraki ilk 3 aya dikkat!

Prof. Akşit'in açıklamasında öne çıkan başlıklardan biri de kalp krizi sonrasındaki ilk ay ve ilk üç aylık evre oldu. Dr. Bu sürecin önemine dikkat çeken Akşit, hastaların kendilerini daha iyi hissetmeye başladıklarında dahi tedavilerini aksatmaması gerektiğine dikkat çekti. Özellikle ilk aylarda hastaların tedavi planına bağlı kalması, yepyeni sağlık problemler riskinin azaltılması ve uzun vadeli iyileşmenin desteklenmesi bakımından hayati görülüyor. Bu nedenle hastaların ilaçlarını doktor tavsiyesi yönünde kullanması, kontrollerini aksatmaması ve günlük yaşamlarına dönüş hususunda uzmanlarının tavsiyelerini dikkate alması önem barındırıyor. Kalp krizi ardından iyileşme süreci kişiden kişiye değişebiliyor. Hastaların kendilerini iyi hissetmeleri dolayısıyla ilaçlarını kendi kararlarıyla bırakmaları veya doktor tavsiyesi olmadan tedavilerini değiştirmeleri ise önemli sonuçlara yol açabiliyor.

“Kalp krizi geçirmek bir şanssızlık değil”

Kalp krizinin sonrasında hastaların yaşam alışkanlıklarını tekrar değerlendirmesi gerektiğini dile getiren Prof. Ercan Akşit, kalp krizinin genetik faktörler ve sağlıksız yaşam tarzıyla ilişkisine işaret etti. Dr.

Akşit, kalp krizi geçirmenin salt talihsiz bir hadise olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade ederek, yaşanan sürecin sağlık bakımından kayda değer bir dönüm noktası olabileceğini aktardı. Sigara kullanımı, kalp ve damar hastalıkları bakımından kayda değer risk faktörleri arasında yer alıyor. Kalp krizini atlatan kişilerin bu deneyimi, yaşam tarzlarını değiştirmek ve sağlıklarını korumaya dönük girişimler atmak için bir olanak olarak değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Akşit, hususen sigaranın bırakılmasının önemine işaret etti. Kalp krizi geçiren kişilerin sigarayı bırakması, beslenme alışkanlıklarını gözden geçirmesi, doktorlarının elverişli gördüğü ölçüde fiziksel aktiviteye yönelmesi ve diğer risk faktörlerini muayene altında tutması, kalp sağlığının korunmasına yardımcı olabiliyor.

Doktorun önerdiği tedaviler eksiksiz uygulanmalı

Prof. Akşit, kalp krizi ardından yaşam süresini ve kalitesini etkileyen en kayda değer unsurlardan birinin de ilmi veriler ışığında hazırlanan tedavi planına bağlılık olduğunu ifade etti. Dr. Hastaların kardiyoloji uzmanlarının önerdiği güncel tedavileri eksiksiz uygulaması gerektiğini ifade eden Akşit, bilime güvenmenin ve uzman hekimlerin yönlendirmelerini dikkate almanın önemini altını çizdi.

"Pimpirikliler daha çok kanser oluyor" (Video)
"Pimpirikliler daha çok kanser oluyor" (Video)
İçeriği Görüntüle

Kalp krizi ardından kullanılan ilaçlar, hastanın kalp fonksiyonları ve diğer sağlık özellikleri dikkate alınarak belirleniyor. Bu nedenle her hastanın tedavisinin kendisine hususi olarak planlanması gerekiyor. Düzenli kardiyoloji muayeneler de bu sürecin ayrılmaz bir parçasını oluşturuyor. İlaçların dozunun değiştirilmesi, tedavinin sonlandırılması veya yepyeni bir ilaca başlanması gibi kararların mutlaka hekimle beraber alınması önem barındırıyor. Kontroller esnasında hastanın sağlık konumu değerlendiriliyor, risk faktörleri gözden geçiriliyor ve ihtiyaç duyulması hâlinde tedavi planında düzenlemeler yapılabiliyor.

Kalp krizini atlatmak, sağlıklı bir yaşam için yepyeni bir başlangıç olabilir

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim ÜyesiProf. Ercan Akşit'in duyurular, kalp krizi ardından hastaların salt akut tedaviye değil, uzun vadeli sağlıklarını korumaya da odaklanması gerektiğini ortaya koyuyor. Dr. Kalp krizi ardından uygulanacak doğru tedavi ve yaşam tarzı değişiklikleri, hastaların daha uzun ve daha kaliteli bir yaşam sürmesine katma değer sağlayabiliyor. Güncel tedavi yöntemlerinin sağladığı imkânlardan en iyi surette yararlanabilmek için hastaların yaşam tarzlarında kalıcı değişiklikler yapması, sigarayı bırakması, hekim önerilerine uyması ve kontrollerini sürdürmesi kapsamlı önem barındırıyor. Bununla beraber neticeler; hastanın yaşı, kalp hasarının boyutu, eşlik eden hastalıkları ve tedaviye yanıtı gibi çeşitli etkene bağlı olarak değişebiliyor.

“Bilime inanın, sağlıcakla kalın”

Açıklamasının sonunda kalp krizi geçiren hastalara seslenen Prof. Ercan Akşit, güncel tıbbi yaklaşımlara güvenilmesi ve uzman hekimlerin önerilerinin uygulanması gerektiğini altını çizdi. Dr.

Akşit, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Kalp krizi geçiren hastaların sağ kalımları artık güncel tedavi yaklaşımları ile normal popülasyona yaklaşmakta. Kalp krizinden sonra ilk ay olmak üzere ilk üç ay çok kayda değer. Son 15 yılda tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de anjiyografi ünitelerinin yaygınlaşması ve güncel ilaçlar hem hastaların yaşam sürelerini uzatmakla kalmıyor hem de hayat kalitelerini artırıyor. Eğer kalp krizini atlattıysak bunu bir şans olarak görmek, bu sayede sigarayı bırakmak, yaşam tarzını değiştirmek ve bilime güvenerek bir kardiyoloji uzmanının önerdiği güncel tedavileri harfiyen uygulamak, bir kalp hastasının normal popülasyon ile benzer yaşam süresine sahip olmasını sağlayacak en kayda değer etmenler. Burada çok kayda değer bir nokta var; kalp krizi geçirmek bir şanssızlık değil, maalesef genetiğimizin veya olumsuz yaşam tarzımızın bir sonucu.

Prof. Ercan Akşit'in mesajı, kalp krizi ardından tedavinin yanı sıra yaşam alışkanlıklarının değiştirilmesinin de önemini yeniden gündeme getirdi. Dr. Uzmanlar eliyle önerilen tedavilere bağlı kalmak, düzenli izlemeler sürdürmek ve kalp sağlığını tehdit eden risk faktörlerini azaltmak, kalp krizi sonrası yaşamın korunmasında başlıca unsurlar arasında yer alıyor.

Muhabir: Ersan Küçükkuru