“KAMU VİCDANINDA BU DOSYA HÂLÂ KAPANMIŞ DEĞİL”
Özal’ın vefatının aracılığıyla 33 yıl geçmesine rağmen toplumun kayda değer bir kesiminde şüphelerin sürdüğünü ifade eden Narlı, “Sokakta herhangi bir vatandaşımıza merhum Cumhurbaşkanımız Turgut Özal’ın vefatını sorsanız, çeşitli kişinin zihninde hâlâ aynı soru işaretlerinin bulunduğunu görürsünüz. Hatta ‘zehirlendi’ yönündeki düşüncenin kamuoyunda canlılığını koruduğu ortadadır.” dedi.
Narlı, Yakışıklı’nın televizyon ekranlarında dile getirdiği değerlendirmelerin de yıllardır kapanmayan tartışmayı tekrar kamuoyunun gündemine getirdiğini belirtti.
“YENİ BİLGİ VE BELGELER VARSA TİTİZLİKLE İNCELENSİN”
Geçmişte karanlıkta kaldığı düşünülen olayların aydınlatılması yönünde irade ortaya konulduğunu ifade eden Narlı, Özal’ın vefatına yönelik bütün soru işaretlerinin de ortadan kaldırılması gerektiğini ifade etti.
Narlı, “Başta Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek olmak üzere İçişleri Bakanlığımıza ve bağlantılı tüm devlet kurumlarımıza çağrıda bulunuyoruz. Varsa yepyeni malumat ve belgeler titizlikle değerlendirilsin. Bilimsel ve hukuki açıdan gerekli görülmesi hâlinde tekrar inceleme, hatta mezarın tekrar açılması dâhil bütün yöntemler değerlendirmeye alınsın.” ifadelerini kullandı.
“MİLLETİMİZİN 33 YILDIR BEKLEDİĞİ CEVAP VERİLSİN”
Konunun sadece Özal ailesini ilgilendiren bir mesele olmadığını vurgulayan Narlı, “Milletimizin 33 yıldır cevabını beklediği bu soru artık aydınlatılmalıdır. Turgut Özal’a ne olduğu meselesi sadece ailesinin ve sevenlerinin değil, milletimizin hafızasında cevabını bekleyen kayda değer bir sorudur.” dedi.
Narlı, devletin bağlantılı kurumlarının var olan ve varsa yepyeni delilleri şeffaf, akademik ve hukuki çerçevede değerlendirmesinin kamu vicdanındaki soru işaretlerinin giderilmesi yönünden dev önem taşıdığını aktardı.
Haber Kaynağı: Haber Merkezi




SON YORUMLAR