Yeni Parti binası önünde adaylık bilgilendirmesi yapan İbrahim Can Ergun, bu ay içinde gerçekleştirilmesi öngörülen il başkanlığı kongresinde aday olacağını şu konuşmayla ilan etti:
“Sayın İl Başkanım, kıymetli yerleşim başkanlarım, kıymetli belediye başkanlarımız, partimizin kıymetli yöneticileri, sevgili yol arkadaşlarım, kıymetli medya emekçileri;
Hepinizi sevgiyle, saygıyla ve dayanışma duygularımla selamlıyorum.
Bugün bir vazifeye aday olmamın yanı sıra; yaklaşan devire dair siyaset anlayışımızı, hedeflerimizi ve üstlenmeye hazır olduğumuz sorumluluğu paylaşmak için birlikteyiz.
Öncelikle bugüne kadar il başkanlığı görevini yürüten Levent Gürbüz Başkanımıza ve eşliğinde vazife yaptığı yönetim kadrosu kurulu üyelerine teşekkür etmek istiyorum.
Zor bir devirde sorumluluk üstlendiler. Birlikte pek çok zorluğun üstesinden gelmeye çalıştık. Örgütümüz için emek verdiler, savaşım ettiler.
Birlikte mücadelemiz sürecek. Görevler değişir ama verilen emek ortaktır.

“BUGÜN, UMUDU İKTİDARA DÖNÜŞTÜRME ZAMANIDIR!”
Değerli yol arkadaşlarım;
Özellikle son üç senede yaşadıklarımız siyasi tarihimizde ilkler olarak yerini aldı.
Yaşadıklarımızı her platformda dile getirdik. Ancak bugün itibarıyla salt geçmişte yaşadıklarımızı anlatma zamanı değil.
Bugün, umudu iktidara dönüştürme zamanıdır!
Türkiye'nin bizden beklediği budur.
İnsanlarımız yaşadıkları haksızlıkları zaten biliyor. Emekli geçinemediğini, asgari bedelli ay sonunu getiremediğini, genç kuşak geleceklerini kuramadıklarını her gün yaşayarak görüyor.
Toplum bizden zaten bildiği sorunlarını tekrar etmemizden ziyade, o sıkıntılar nasıl çözeceğimizi ve ülkeyi nasıl yöneteceğimizi duymak istiyor.
Ve biz buna hazır olmak zorundayız.
“EŞİTSİZLİĞİ KADER OLARAK KABUL ETMİYORUZ!”
Değerli arkadaşlarım;
Dünyada kazanç eşitsizliğiyle alakalı dikkat çekici bir kavram var: Muhteşem Gatsby Eğrisi.
Bu eğri bize çok çarpıcı bir gerçeği anlatıyor.
Bir ülkede kazanç eşitsizliği büyüdükçe, yoksul bir ailede doğan çocuğun geleceği kayboluyor.
Yani çocuğun geleceğini, yeteneğinden ve çalışkanlığından önce ailesinin ekonomiye dair koşulları belirlemeye kapılarını açıyor.
Bir düşünün...
Bugün gençlerimiz anne babalarından daha öğretimli. Teknolojiyi daha iyi kullanıyorlar ve dünyayı daha iyi tanıyorlar. Ama anne babalarının kendi yaşlarında kurabildiği hayatı kurmakta zorlanıyorlar.
Diplomaları var ama güvenceleri yok. Hayal kuruyorlar ama geleceklerini başka ülkelerde arıyorlar. Çalışıyorlar ama birikim yapamıyorlar. İşte bizim itirazımız tam da bunadır!
Hiçbir çocuğun kaderi, doğduğu evin yoksulluğuna mahkûm edilemez!
Cumhuriyetin eşit yurttaşlık iddiası, bizim için tam da budur.
Bizim mücadelemiz kazançın daha adil paylaşılmasının yanı sıra; fırsatların, imkânların ve geleceğin de adil paylaşılması içindir.
Bir işçi çocuğunun, bir tarım üreticisi çocuğunun hayalleri, varlıklı bir ailenin çocuğunun hayallerinden daha değersiz olamaz, olmamalıdır.
İnsanlar çalışarak, üreterek, alın teri dökerek geleceklerini kurabilmelidir.
Çünkü biz, eşitsizliği kader olarak kabul etmiyoruz.

“ADALET BİR SOPA GİBİ KULLANILAMAZ”
Değerli yol arkadaşlarım;
Yaşadığımız sıkıntı yalnız ekonomiye dair olmanın dışında; bir adalet ve demokrasi meselesidir.
Son devirde yaşananlar bize dikkat çekici bir gerçeği bir kez daha hatırlatıyor:
Ahlakı kahramanlara emanet edemeyiz!
Herkesin devamlı cesaret göstermesini, doğruyu savunmak için her defasında bedel ödemesini bekleyemeyiz.
İhtiyacımız olan, haksızlığa itiraz edenin korunduğu, haksızlık yapanın kim olduğuna bakılmaksızın hesap verdiği bir düzendir.
Bağımsız yargı, tesirli denetim ve hesap verebilirlik bunun için vazgeçilmezdir.
Bu noktada yalnız seçilmişlere sorumluluk düşmüyor, bunun yanı sıra milletimizin de yurttaşlık bilinciyle itiraz etme hakkını fazla sesle dile getirmesi gerekir.
Bu mesele mahalli demokrasi bakımından da hayati önemdedir.
Halkın oylarıyla seçilmiş belediye başkanlarına hedefleyen yargısal süreçlerde hukuk, siyasetin bir aracı hâline getirilmemelidir. Adalet bir sopa gibi kullanılamaz.
Hukuk, siyasi rakipleri tasfiye etmenin aracı olmak yerine herkesin hakkını korumanın güvencesi olmalıdır. Biz kimse için ayrıcalık istemiyoruz.
Herkes için hukuk, herkes için adalet istiyoruz!
“BİZ BİRBİRİMİZE KARŞI DEĞİL, İKTİDARA YÜRÜMEK İÇİN SİYASET YAPIYORUZ!”
Sevgili yol arkadaşlarım;
Bugün burada bulunmamın arkasında son derece kıymetli bir örgütsel dönem var.
On iki yerleşim başkanımız toplandı ve ve dikkat çekici bir kolektif irade ortaya koydular. Kongrelerimizin akabinde örgütümüzün geleceğini, yaklaşan devirin sorumluluklarını ve birlik içinde yürümenin imkânlarını değerlendirdiler. Bu irade için her birine teşekkür ediyorum.
Ancak bir hususun altını bilhassa çizmek istiyorum:
Bu irade benim girişime kazanılmış bir zafer olmaktan çok omuzlarıma yüklenmiş önemli bir sorumluluktur.
Çünkü kolektif irade, eşliğinde alınacak hükümü olgunlaştırmak, eşliğinde çalışmak, birbirimizi dinlemek ve gerektiğinde eşliğinde fedakârlık yapabilmektir. Bunlar örgütümüzün zenginliğidir. Hepimizin çeşitli düşünceleri, çeşitli beklentileri olabilir. Ama birlikte yürütülen hedeflerimiz söz meselesi olduğunda asgari müştereklerde buluşabilmeliyiz. Çünkü örgütümüzün birlikte yürütülen geleceği, kişisel beklentilerden daha önemlidir.
Biz birbirimize karşı değil, eşliğinde iktidara yürümek için siyaset yapıyoruz!
Çanakkale'de birlik ve dayanışmayı daha ileri taşıyacağız. Tüm il örgütümüzle etkili bir ilişki kuracağız.
Türkiye’nin demokrasi ittifakını kuran ve temsil eden çağdaş toplumsal demokrat bir parti olarak, Çanakkale'nin bütün demokratlarını Yeni Parti çatısı altında buluşturmak için çalışacağız.

“HEDEFİMİZ ÇANAKKALE’DEN EN AZ 3 MİLLETVEKİLİNİ TBMM’YE GÖNDERMEK”
Değerli arkadaşlarım;
Ben bugün itibarıyla salt neye inandığımızı değil, nasıl çalışacağımızı da anlatmak istiyorum.
Yeni yıldan itibaren her ay bir ilçemizde, bütün örgütümüzün katılımıyla geniş çaplı bölge girişimler gerçekleştireceğiz. Sorunları büyümeden konuşacağız, hükümler eşliğinde olgunlaştıracağız. Teknolojinin bütün imkânlarını kullanarak devamlı iletişim hâlinde olacağız.
Çanakkale'nin on iki ilçesinin tamamında aynı kararlılıkla çalışacağız. Güçlü bir kadroyla, planlı ve disiplinli bir girişim anlayışıyla yola çıkıyoruz.
Çünkü önümüzde yalnız bir il kongresi yok, Türkiye'nin geleceğini belirleyecek bir genel seçim var.
Hedefimizi açıkça ifade ediyorum:
Çanakkale'den en az üç milletvekilini Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne göndermek ve Türkiye‘nin demokratlarını iktidar yapmak!
Hedefimiz, Çanakkale'nin bütün ilçelerinde partimizin toplumsal bağlarını güçlendirmek, halkın güvenini büyütmek ve Türkiye'de iktidar sorumluluğunu üstlenmektir.
Biz bu ülkeyi yönetmeye talibiz. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında laik, demokratik, tam bağımsız bir Türkiye hedefini; toplumsal adaletle, özgürlükle ve halkın refahıyla buluşturmaya talibiz.
“BU SORUMLULUĞA, BU MÜCADELEYE VE BU ÇALIŞMA İRADESİNE SAHİBİM”
Sevgili yol arkadaşlarım;
Eylül 2023'te bir sözle yola çıkmıştık: Umutsuz konumlar yoktur!
Bugün ise Mustafa Kemal Atatürk'ün bir başka sözünü kendimize rehber edinmemiz gerektiğine inanıyorum:
“Tek bir şeye ihtiyacımız vardır, çalışkan olmak!”
Evet arkadaşlar ve daha çok çalışmak. Bugün ihtiyacımız olan budur. Daha disiplinli çalışmak. Daha örgütlü çalışmak.
Birbirimize daha çok güvenerek çalışmak. Umudu gerçeğe dönüştüren ise emektir, örgütlenmedir, mücadeledir. Çünkü umut etmek başlangıçtır.
Genel seçimi kazanmakla yetinmeyip, seçimden sonra ülkeyi yönetebilecek toplumsal güveni bugünden inşa etmek için çalışacağız.
Ben bu sorumluluğa, bu savaşıma ve bu girişim iradesine talibim.
Ve bugün itibarıyla huzurunuzda, önemli bir onurla ve aynı ölçüde önemli bir sorumluluk duygusuyla Yeni Parti Çanakkale İl Başkanlığına aday olduğumu açıklıyorum!
“GÜZEL GÜNLERİN HİKAYESİNİ HEP BİRLİKTE YAZACAĞIZ”
Değerli yol arkadaşlarım;
Üç yıl önce çıktığımız yolda neyle karşılaşacağımızı bilmiyorduk. Ama neye inandığımızı biliyorduk ve yolumuz uzun olabilir. Bugün de aynı inançla buradayız. Zor günlerden geçebiliriz. Önümüze engeller çıkabilir. Ama eşliğinde yürüdüğümüz sürece değiştiremeyeceğimiz hiçbir kader yoktur.
Nâzım Hikmet'in dizeleriyle bitirmek istiyorum:
“En güzel günlerimiz henüz yaşamadıklarımız.”
Ve o hoş günlere duyduğumuz özlemi, henüz söylemediğimiz sözlerde, henüz gerçekleştirmediğimiz hayallerde taşıyoruz.
Daha söyleyecek sözümüz var! Daha kuracak hoş günlerimiz var ve daha yürüyecek yolumuz var!
Ve o hoş günlerin hikâyesini hep eşliğinde yazacağız!
Yaşasın Cumhuriyet ve yaşasın örgütlü mücadelemiz! Yaşasın demokrasi! Tam yol ileri!”
Haber Kaynağı: Haber Merkezi




SON YORUMLAR