Gelibolu’da on yıldır kronik böbrek yetmezliğiyle yaşamını sürdüren Nurdoğan Alyaz, eşinin bağışladığı böbrek sayesinde hastalığın etkilerini geride bıraktı.
Hipertansiyon kaynaklı böbrek hastalığı ilerleyerek son aşamaya geldiğinde, ilaç tedavisi yeterli gelmedi ve diyaliz zorunlu hâle geldi; bu durum iş gücünden uzaklaşmasına yol açtı.
Eşi Songül Alyaz, kocasının diyaliz makinesine bağlı bir hayat sürmesini kabul edilemez buldu ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Organ Nakil Merkezi’ne başvurarak kendi böbreğini bağışlamak istediğini bildirdi.
Yapılan kapsamlı değerlendirmeler sonrasında bağışçının uygun olduğu tespit edildi; Prof. Dr. Cabir Alan ve Doç. Dr. Hasan Anıl Kurt yönetimindeki ekip, laparoskopik bir operasyonla böbreği alıp hastaya nakletti.
Çanakkale’den Bilim Dünyasını Heyecanlandıran Proje Başarısı İçeriği Görüntüle Kapalı yöntemle gerçekleştirilen ameliyat sonrası Songül Alyaz birkaç saat içinde ayağa kalktı ve eşine destek olmaya başladı; nakilden sekiz gün sonra ise Nurdoğan Alyaz’ın böbrek fonksiyonları normal seviyelere ulaştı.
- "Eşimin diyalize bağlı yaşamasını istemedim"
Prof. Dr. Cabir Alan, hastanın on yıl önce hipertansiyon nedeniyle böbrek yetmezliği tanısı aldığını ve başlangıçta ilaç tedavisiyle izlendiğini belirtti.
Hastalığın ilerlemesiyle diyaliz zorunlu olduğunda, Songül Hanım’ın “Eşim diyaliz makinesine bağlanmasından rahatsızım, bağışçı olmaya karar verdim” açıklamasıyla süreç hızlandı. Alan, “Laparoskopik teknikle Songül Hanım’ın sol böbreğini alarak Nurdoğan Bey’e naklettik; sekizinci günde böbrek değerleri tamamen normale döndü” dedi.
Alan, hipertansiyon ve diyabetin böbrek yetmezliğinin başlıca nedenleri olduğunu vurgulayarak, organ bağışının toplumsal sağlık üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çekti.
Doç. Dr. Hasan Anıl Kurt ise, bağışçıdan alınan böbreğin kapalı yöntemle çıkarılmasının vericinin kısa sürede günlük aktivitelerine dönmesini sağladığını ifade etti.
Kurt, canlı vericili böbrek nakillerinde elde edilen başarıların artması için kadavradan organ bağışının da teşvik edilmesi gerektiğini söyledi.
- "Herkesin bağışçı olmasını öneriyorum"
Songül Alyaz, eşinin diyaliz tedavisine başlamasının ardından bağış kararı aldığını ve minimal invaziv cerrahi sayesinde hızlı bir iyileşme süreci geçirdiğini anlattı.
“Bu süreç benim için çok basitti. Herkesin bağışçı olmasını tavsiye ederim; bir hayatı kurtarmak tarif edilemez bir mutluluk” ifadelerini kullandı.
Nurdoğan Alyaz da on yıldır hastalığı nedeniyle çalışamadığını, eşinin böbrek bağışıyla yeniden sağlıklı bir yaşama kavuşmanın kendisi için büyük bir sevinç olduğunu dile getirdi.
Diyalize başladığında “Hayatımın sonuna gelmiş gibi hissettim, ama eşim ‘Hayır, ben vermek istiyorum’ dedi ve bu karar beni yeniden hayata bağladı” diyerek duygularını paylaştı.
Anadolu AjansıHaber Kaynağı: Haber Merkezi




SON YORUMLAR