Çanakkale'mizin dünya mirası Troya Antik Kenti, binlerce yıllık sessizliğini bozarak arkeoloji dünyasını yeniden heyecanlandıran iki paha biçilmez esere ev sahipliği yapıyor. Yürütülen titiz kazı çalışmaları neticesinde, yaklaşık 2.800 yıl öncesine ait nefes kesici bir kemik flüt ve 4.500 yıllık, insan formunda bir heykel başı gün ışığına çıkarıldı. Bu eşsiz buluntular, sadece Troya'nın değil, tüm insanlık tarihinin karanlık sayfalarını aydınlatan önemli ipuçları sunuyor.
Zamanın Ötesinden Gelen Ezgiler: 2.800 Yıllık Kemik Flüt
Homeros'un Destanları Canlanıyor
Troya Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan, yapılan bu çarpıcı keşiflerle ilgili basın mensuplarına önemli açıklamalarda bulundu. Aslan, özellikle M.Ö. 8. yüzyıla tarihlenen katmanda ortaya çıkarılan kemik flütün, 160 yılı aşkın süredir devam eden Troya kazılarının tarihinde bir ilk olduğunu vurguladı. Bu eşsiz müzik aletinin, efsanevi ozan Homeros'un destanlarında bahsettiği müzik unsurlarıyla olan bağlantısı, keşfin değerini katlıyor.
Prof. Dr. Aslan, buluntunun Homeros'un yaşadığı ve destanlarını yazıya geçirdiği M.Ö. 8. yüzyılla aynı döneme denk gelmesinin altını çizdi. Ünlü Odyssey filminde Sirenlerin şarkısı bölümü için yapılan deneysel çalışmalarda da o döneme ait bir flütün kullanıldığını hatırlatan Aslan, Troya'da benzer bir müzik aletinin bulunmasının, destanlarda anlatılan olayların ve müzik aletlerinin gerçekliğine dair güçlü bir kanıt sunduğunu belirtti. "Destanda anlatılan müzik aletleri, anlatılan olaylar; benzeri bir buluntuyu Troya'da, Arkaik Dönem'de, 8'inci yüzyıl tabakasında bulmamız bu açıdan oldukça önemli," ifadelerini kullandı.
4.500 Yıllık Sır Perdesi Aralanıyor: İnsan Biçimli Heykel Başı
Troya'nın derinliklerinden yükselen bir diğer mucizevi buluntu ise yaklaşık 4.500 yıl öncesine, yani İlk Tunç Çağı'na ait insan biçimli bir heykel başı. Prof. Dr. Rüstem Aslan, bu "idol başı" olarak tanımlanan kült obje hakkında detaylar paylaşarak, onun Troya'nın İkinci kent katmanının girişlerinde, büyük bir yangın tabakasının içinde bulunduğunu aktardı. Bu türden buluntuların, 160 yıllık kazı tarihinde yalnızca 3 ila 5 adetle sınırlı kalması, eserin nadirliğini ve arkeolojik önemini gözler önüne seriyor.
Aslan, idol başının Troya'nın erken dönem inanç sistemleri ve kültürel pratikleri hakkında benzersiz bilgiler sunduğunu belirterek, "Tabakanın içinden bulmamız açısından Troya kazı tarihçesi için bize önemli bir veri sunuyor," dedi. Bu buluntu, o dönemin insanlarının yaşamına, sanatsal anlayışına ve ritüellerine dair yeni kapılar aralıyor.
Odyssey filmine atıfta bulunan Aslan, şunları kaydetti:
Binlerce yıllık sır çözüldü! Kardeş Barış Antlaşması’nın yeni parçası bulundu İçeriği Görüntüle Çanakkale İçin Gurur Kaynağı: Geleceğe Miras Projesi
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın himayelerinde ve destekleriyle, "Geleceğe Miras Projesi" kapsamında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi adına İÇDAŞ'ın ana sponsorluğunda yürütülen 2026 kazı çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Prof. Dr. Rüstem Aslan, bu yılki çalışmaların dört farklı alanda yoğunlaştığını ve elde edilen bu iki buluntunun, Troya kazı tarihi açısından taşıdığı önemi bir kez daha vurguladı. Bulunan eserler, titizlikle Troya Müzesi envanterine alınarak gelecek nesiller için koruma altına alındı.
Anadolu'nun Derin Kökleri
Prof. Dr. Aslan, kemik flütlerin dünya genelindeki tarihçesinin Paleolitik Dönem'e, yani yüz binlerce yıl öncesine dayandığını belirterek, Anadolu topraklarında da çok daha eski kemik flüt örneklerinin varlığının bilindiğini dile getirdi. Ancak Troya özelinde, 160 yıllık kazı sürecinde bulunan ilk ve tek müzik aleti olması, bu kemik flütün benzersizliğini daha da artırıyor.
Bu yeni keşifler, Çanakkale'nin tarih ve kültür zenginliğini bir kez daha gözler önüne sererken, Troya Antik Kenti'nin dünya üzerindeki eşsiz konumunu pekiştiriyor. Antik kentten yükselen bu eski sesler ve yüzler, geçmişle aramızda köprü kurmaya devam ediyor.
Anadolu Ajansı
Haber Kaynağı: Haber Merkezi




SON YORUMLAR