ÇOMÜ’de COP31 Gönüllülük Programı: Kampüsten İklim Eylemine
- Paylaş:
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ), iklim değişikliğiyle çabada gençlerin faal katılımını güçlendirmek ve sürdürülebilirlik bilincini yaygınlaştırmak için “Gönüllülük Programı ÇOMÜ Üniversite Buluşması: Kampüsten İklim Eylemine” etkinliğine ağırladı.
ÇOMÜ Anafartalar Yerleşkesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Salonu’nda gerçekleştirilen etkinlike; ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Ramazan Cüneyt Erenoğlu, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Arda Aydın, İletişim Fakültesi Dekanı Prof ve onur Tatar, akademisyenler ve öğrenci grubu yer aldı. Dr.
Dr. Öğr. Üyesi Dilvin İpek’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen etkinlikte; COP31 süreci, iklim değişikliği, sürdürülebilirlik, bilim diplomasisi, gönüllülük ve ÇOMÜ Green Transition Living Lab yaklaşımı çeşitli boyutlarıyla görüşüldü.
Rektör Erenoğlu: “Kampüsten İklim Eylemine Uzanan Yolculuğun İlk Adımlarından Birini Atıyoruz”
Programın açılışında konuşan ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Ramazan Cüneyt Erenoğlu, COP31 sürecinin sadece ülkeler arası ölçekte yapılan bir iklim gündemi olmadığını, üniversitelerin ve bilhassa gençlerin bu aşamada dikkat çekici sorumluluklar üstlenebileceğini dikkat çekti.
Anafartalar Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen buluşmanın önemine dikkat çeken Rektör Erenoğlu, şunları belirtti:
“Bugün sadece üniversite düzeyinde bir buluşma gerçekleştirmiyoruz; küresel bir sorumluluğu mahalliden küresele taşıyacak etkili bir iradenin, ‘Kampüsten İklim Eylemine’ uzanan kararlı yolculuğunun ilk adımlarından birini hep eşliğinde atıyoruz. COP31 Türkiye sürecinde üniversitemizin üstlendiği bu öncü rol, yarınlarımıza olan inancımızın ve sorumluluğumuzun somut bir göstergesidir.”
Yeşil Dönüşümün En Güçlü Motoru Gençler
İklim değişikliği, yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik konularının sadece akademik raporların ya da ülkeler arası zirvelerin gündemi olmadığını ifade eden Rektör Erenoğlu, bu konuların aracısız gençlerin geleceğini ve yaşam alanlarını ilgilendirdiğini söyledi.
ÇOMÜ Green Transition Living Lab yaklaşımına da değinen Erenoğlu, üniversitede üretilen üniversite düzeyinde verinin alan uygulamalarına ve gerçek dünya çözümlerine dönüştürülmesini hedeflediklerini dile getirerek gençlere seslendi:
“ÇOMÜ Green Transition Living Lab yaklaşımımızla hedefimiz; bilimi alanla buluşturmak, ürettiğimiz üniversite düzeyinde veriyi gerçek dünya çözümlerine dönüştürmektir. İşte bu dönüşümün en dinamik, en vizyoner ve en etkili motoru sizlersiniz.”
Gönüllülükten İklim Diplomasisine
COP31 Gönüllülük Programı çerçevesinde gençlerin iklim diplomasisinden sanata, akademik araştırmalardan alan uygulamalarına kadar pek çok alanda faal rol üstlenebileceğine işaret eden Rektör Erenoğlu, gönüllülüğün sadece bir etkinliğe katılmanın ötesinde topluma ve çevreye kıymet katma bilinci taşıdığını belirtti.
Öğrencilerin enerjisinin, yenilikçi fikirlerinin ve çevre duyarlılığının yeşil dönüşüm yönünden dev önem taşıdığını ifade eden Erenoğlu, gençleri sürecin faal birer paydaşı olmaya çağırdı.
Erenoğlu, etkinlikin hazırlanmasında emeği geçen akademisyenlere, yöneticilere, gönüllü ekiplere ve öğrencilere teşekkür ederek, “İklim eyleminde öncü, kalıcı bir gelecekte hep eşliğinde imza sahibi olacağımıza yürekten inanıyorum” ifadelerini kullandı.
İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Onur Tatar Öğrencilere Hitap Etti
Program çerçevesinde ÇOMÜ İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Onur Tatar da katılanlara hitap etti. Tatar, gerçekleştirilen üniversite buluşmasının ve gençlerin iklim ve sürdürülebilirlik alanındaki süreçlere katılımının önemine hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Rio’dan Kyoto’ya, Paris’ten COP31’e Küresel İklim Süreci
Etkinlikte, küresel iklim politikalarının tarihsel gelişimi de görüşüldü. Çevre sorunlarını ülkeler arası gündemin merkezine taşıyan 1972 Stockholm Birleşmiş Milletler İnsan Çevresi Konferansı’ndan başlayarak, 1992 Rio Dünya Zirvesi, 1997 Kyoto Protokolü ve 2015 Paris İklim Anlaşması’na uzanan aşama katılanlarla paylaşıldı.
1992 Rio Dünya Zirvesi ile Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (UNFCCC) imzaya açılması, 1997 Kyoto Protokolü ile sera gazı emisyonlarının azaltılmasına hedefleyen bağlayıcı hedeflerin gündeme gelmesi ve 2015 Paris İklim Anlaşması ile küresel ısı artışının sınırlandırılmasına hedefleyen müşterek iradenin güçlendirilmesi, iklim diplomasisinin dikkat çekici dönüm noktaları olarak incelendi.
Bu tarihsel sürecin günümüzdeki dikkat çekici platformlarından biri olan Birleşmiş Milletler Taraflar Konferansı’nın 31’incisi COP31 çerçevesinde, Türkiye’nin iklim diplomasisi ve yeşil dönüşüm sürecindeki rolü de görüşüldü.
Bilim, Sanat ve İklim Aynı Programda Buluştu
Program sırasında bilim diplomasisi, iklim değişikliğinin sanata yansımaları, ÇOMÜ Green Transition Living Lab girişimler ve gençlerin iklim eylemindeki rolü görüşüldü. Öğrencilerin soru ve değerlendirmeleriyle katılım sağladığı faaliyet, karşılıklı etkileşim ve söyleşilerle sürdü.
“Kampüsten İklim Eylemine” yaklaşımı dahilinde gerçekleştirilen buluşma, üniversitede üretilen akademik verinin toplumsal faydaya dönüştürülmesi ve gençlerin COP31 sürecine faal katılımının teşvik edilmesi yönünden dikkat çekici bir hamle oldu.
Haber Kaynağı: Haber Merkezi




SON YORUMLAR