Gelibolu’da Eşinden Böbrek Nakli Aldı: 8 Gün İçinde Taburcu

Tekin Uğurlu Haber | Son Dakika
•10:29
PAYLAŞ :
5GÖRÜNTÜLENME
Gelibolu’da Eşinden Böbrek Nakli Aldı: 8 Gün İçinde Taburcu

Gelibolu’da yaşayan 59 yaşındaki Nurdoğan Alyaz, eşi Songül’ün bağışçı olmasıyla gerçekleştirilen kapalı yöntemle böbrek nakli sonrası sadece 8 gün içinde taburcu oldu. Uzmanlar, hipertansiyon ve diyabetin böbrek hastalığı riskine dikkat çekerken organ bağışı farkındalığının artırılması gerektiğini vurguladı.

Çanakkale'nin Gelibolu ilçesinde yaşayan 59 yaşındaki Nurdoğan Alyaz, yüksek tansiyon kaynaklı böbrek yetmezliği tanısı almıştı. Eşi Songül Alyaz, bağışçı olarak gönüllü oldu. ÇOMÜ Organ Nakil Merkezi Müdürü Prof. Dr. Cabir Alan, "Ülkemizde kronik hipertansiyon ve diyabet, böbrek fonksiyon kaybının başlıca sebeplerindendir. Erken teşhis ve tedavi yapılmadığında organ yetmezliği kaçınılmaz hâle gelir" diyerek durumun ciddiyetine işaret etti.

Nurdoğan Alyaz, on yıl önce tansiyon nedeniyle böbrek fonksiyonunun azalmasıyla iş gücünden uzaklaşmış, uzun süredir ilaç tedavisiyle yaşamını sürdürüyordu. Son zamanlarda doktorları diyaliz ihtiyacını gündeme getirince, eşinin bu sürece engel olma isteğiyle birlikte organ nakli yoluna yöneldiler. Çeşitli uzmanların yönlendirmesiyle ÇOMÜ Organ Nakil Merkezi'ne başvuran çift, kapsamlı testler sonucunda eşlerinin bağışçı olabilecek durumda olduğu belirlendi. Prof. Dr. Cabir Alan ve Doç. Dr. Hasan Anıl Kurt'un gerçekleştirdiği başarılı operasyonun ardından hastalar iyileşme sürecine girdi.

Böbrek nakli sonrası Nurdoğan Alyaz, sekiz gün içinde laboratuvar değerlerinin normale döndüğünü ve taburcu olma aşamasına geldiğini belirtti. Prof. Dr. Cabir Alan, "Hipertansiyonun uzun vadeli etkileri nedeniyle ortaya çıkan böbrek yetmezliği, doğru zamanlamada yapılan laparoskopik nakille kısa sürede kontrol altına alınabiliyor. Hastamızın ameliyat sonrası sekizinci gününde fonksiyonları tamamen iyileşti" şeklinde değerlendirdi.

Prof. Dr. Alan, hipertansiyon ve diyabetin tedavisinin ihmal edilmesinin ileride böbrek hastalığına yol açabileceğini vurguladı. "Organ bağışı kültürünün güçlenmesi gerekiyor. Ülkemizde kadavradan bağış oranları düşük, bu da birçok hastanın yaşam şansını azaltıyor. Halkımızı organ bağışı kartı doldurmaya teşvik etmek, bekleme listelerinin kısalmasına katkı sağlayacaktır" diye konuştu.

Doç. Dr. Hasan Anıl Kurt, kapalı (laparoskopik) yöntemle gerçekleştirilen naklin avantajlarını anlattı. "Canlı vericili böbrek nakilleri, teknik olarak gelişmiş bir süreçtir. Verici hastamız, böbreği alıcıya bağlanmadan çıkarıldığı için birkaç gün içinde tekrar yanına dönebilir ve ona eşlik edebilir. Bu durum hem hastalarımızın moralini yükseltiyor hem de ülkemizin bu alandaki güçlü konumunu pekiştiriyor" ifadelerini kullandı.

Donör olan Songül Alyaz, gözyaşları içinde, "Eşimin sağlık sorununu öğrendiğimizde uzun bir tedavi sürecine girdik. Nakil kararını alırken herkesin bağışçı olmasını öneriyorum; ameliyat sonrası iyileşme sürecim çok hızlı geçti ve eşimin yeniden sağlıklı olması beni derinden mutlu etti" dedi.

Alıcı Nurdoğan Alyaz ise, "Yıllardır böbrek hastalığıyla mücadele ettim, diyaliz düşüncesi beni çaresiz bırakıyordu. Eşim bu süreci kabullenmedi ve bağışçı olmayı seçti. ÇOMÜ doktorlarının hızlı ve etkili müdahalesi sayesinde bugün sağlığımı yeniden kazandım. Gelibolu’da bu süreci yaşayan herkesin doğru adımları atmasını tavsiye ederim" şeklinde duygularını paylaştı.

Haber Kaynağı: Haber Merkezi

EDİTÖR|06.10.2026 • 10:29

Bilge Adam

HİSSET

BU HABER SENİ NASIL HİSSETTİRDİ?

CANLI
OKUR ETKİLEŞİMİ

HABER YORUMLARI (0)

Fikrinizi Paylaşın

Güvenlik · = ?

Doğru sonuca dokunun — yazmanıza gerek yok.

SON YORUMLAR

TrendOkuma