Tarım ve Orman Bakanlığı, sulak alanların korunması ve su kaynaklarının kullanımıyla ilgili kapsamlı bir değişiklik yaptı. Hazırlanan Sulak Alanların Korunması Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 5 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Bu yeni düzenleme, sulak alanlardan su alınması, enerji, sulama ve içme suyu amaçlı tesislerde çevresel akış şartları gibi kritik konularda kuralları yeniden şekillendiriyor.
Yönetmelik kapsamında, tarımsal faaliyetlerden yapay sulak alanlara, sanayi bölgelerinden denetim prosedürlerine kadar geniş bir yelpazede yeni hükümler getirildi.
Sulak Alanlardan Su Çekmek İçin İzin Zorunluluğu
En dikkat çeken değişikliklerden biri, sulak alan sınırları içinde bulunan akarsu ve derelerden su alınabilmesi için izin belgesi alınmasının mecburi hâle gelmesidir.
Bu uygulama, su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımını net kurallara bağlayarak çevresel dengeyi korumayı hedefliyor.
İzin zorunluluğu, enerji, sulama ve içme suyu amaçlı su yapılarına da çevresel akış miktarı belirleme zorunluluğu getiriyor.
Akarsularda Çevresel Akış Şartı
Yönetmeliğe göre, sulak alanlar ile bağlantılı daimî ya da mevsimsel akarsularda kurulan enerji, sulama ve içme suyu tesisleri, belirlenen çevresel akış miktarını akarsu yatağına bırakmak zorundadır.
Çevresel akış, akarsu ekosisteminin ve ona bağlı flora‑faunanın doğal yaşamını sürdürmesi için bırakılması gereken su miktarı olarak tanımlanıyor ve mevcut mevzuattan daha düşük bir seviyeye düşürülmesi yasak.
Ayrıca, sulama sezonu dışındaki dönemlerde ekosistem raporunda belirtilen ek su bırakma imkanı da tanındı.
Tarımsal Faaliyetlerde Yeni Düzenlemeler
Sulak alan koruma bölgelerinde tarımsal üretimle ilgili bir dizi yenilik getirildi.
Özel mülkiyete ait parsellerde koruma bölgesi onaylandıktan sonra, drenaj yapılmadan organik bitki ve deniz yosunu üretimi yapılabilecek ve bu amaçla su kuyusu açma izni verilebilecek.
Bu faaliyetlerin yürütülmesi için organik üretim sertifikasının sunulması zorunlu hâle getirildi.
Kamu arazilerinde ise koruma bölgesi ilan edildiği tarihten itibaren mevcut tarımsal kullanım, kira süresi bitene kadar devam edebilecek; sürenin sonunda ise sadece organik tarım koşulu sağlanacak.
Yeni Tarımsal Alan Açılmayacak
Kamu mülkiyetindeki arazilerde, koruma bölgesi ilan edildikten sonra yeni tarımsal alanların açılması engellenecek. Mevcut tarımsal faaliyetler ise yönetmelikteki şartlara uygun şekilde sürdürülmeli.
Yapay Sulak Alan ve Suni Su Çukurları Tanımlandı
Yönetmelik, suni sulak alan ve suni su çukuru kavramlarını ayrıntılı olarak tanımlıyor. İnsan etkinliği sonucu oluşan su dolu çukurlar “suni su çukuru”, rekreasyon, içme, arıtma, tarımsal sulama veya enerji üretimi gibi amaçlarla inşa edilen depolama tesisleri ise “suni sulak alan” olarak sınıflandırılıyor.
Kaydı olmayan suni sulak alanların yönetimi, biyolojik çeşitliliği koruma sorumluluğu taşıyan kurum tarafından yürütülürken, suni su çukurlarının yönetimi ilgili sorumlu kuruma ait olacak.
Yenilenebilir Enerji Tesislerine İzin Şansı
Korumalı suni sulak alanların sürdürülebilir kullanım bölgelerinde, yenilenebilir enerji üretim tesislerinin kurulmasına belirli şartlar çerçevesinde izin verilebilecek. Bu izin, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün onayıyla sağlanacak.
Sanayi Bölgelerinde Kümülatif Etki Raporu Zorunluluğu
Organize sanayi, endüstri, serbest ve ihtisas bölgeleri de yönetmeliğe dahil edildi. Bu alanlarda faaliyetlerin toplu etkisini ölçmek amacıyla kümülatif etki değerlendirme raporu hazırlanması zorunlu hâle getirildi.
Rapor, telafi ve önleyici tedbirlerin yeterli bulunması durumunda ilgili bölge yönetimine izin belgesi verilmesini sağlayacak; ancak bu belge, 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamındaki diğer izin ve yükümlülükleri ortadan kaldırmayacak.
Milli Sulak Alan Stratejisi Oluşturulacak
Yeni bir maddeyle “Milli Sulak Alan Stratejisi” hazırlanması öngörülüyor. Strateji, Ramsar Stratejik Planı ile uyumlu olacak, hedef, faaliyet ve planları bütünsel bir çerçevede sunacak.
Hazırlık sürecine ilgili kurumlar ve paydaşlar dahil edilecek; strateji Ulusal Komisyon onayıyla yürürlüğe girecek ve 10 yıllık bir uygulama süresi sonunda gözden geçirilerek yenilenecek.
Denetim Mekanizmaları Güçlendirilecek
Sulak alanlardaki faaliyetlerin etkilerini tespit etmek amacıyla denetimler artırılacak. 2872 sayılı Çevre Kanunu çerçevesinde yapılacak denetimlerin usul ve esasları Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından belirlenecek.
Mevcut Tesisler İçin İki Yıllık Geçiş Süreci
2002 sonrası işletmeye alınan ve özel sektör tarafından yönetilen su yapıları, düzenlemenin yayımlanmasından itibaren iki yıl içinde Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’ne başvurarak izin belgesi almalı. Bu belge beş yıl geçerli olacak ve sürenin sonunda şartların yerine getirildiği kanıtlanırsa yenilenebilecek.
İki yıl içinde başvuru yapılmayan tesislere ise yönetmelikte öngörülen idari yaptırımlar uygulanacak.
Yönetmelik Bugün Yürürlüğe Girdi
Sulak Alanların Korunması Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 5 Eylül 2026 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlandığı gün yürürlüğe girdi. Yeni düzenleme, sulak alanların korunması, su kaynaklarının kullanımı, çevresel akış, tarımsal faaliyetler, sanayi bölgeleri, yapay sulak alanlar ve denetim süreçlerine dair kapsamlı kurallar getiriyor. Tarım ve Orman Bakanı, bu hükümlerin uygulanmasından sorumlu olacak.
Haber Kaynağı: Haber Merkezi



SON YORUMLAR