Çanakkale'de kültürel mirasın korunmasıyla ilgili kritik bir karar alındı. Çanakkale Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, Arslanca Mahallesi'nde tescilli bir yapı yanında bulunan arsadaki mevcut binanın yıkımına ilişkin görüş bildirdi. Kurul, mevcut binanın yıkımına engel görmezken, yerine planlanan yeni yapının taslak projesine onay vermedi.
Bu karar, tescilli eserlerin çevresinde gerçekleştirilecek yeni inşaatların tarihi doku üzerindeki etkisini bir kez daha gündeme taşıdı.
KARARIN MERKEZİNDE 74 ADA 83 PARSEL VAR
25 Ağustos 2026 tarihli toplantısında, Merkez ilçesine bağlı Arslanca Mahallesi'nde bulunan bir taşınmaz ele alındı.
Kurul, söz konusu arsayı 74 ada 83 parsel olarak tanımladı. Arazi özel mülkiyete kayıtlı, sit alanı içinde değil ve üzerinde ayrı bir tescilli kültür varlığı bulunmuyor.
Ancak dikkat çeken nokta, bu parselin hemen yanındaki 74 ada 15 parselde yer alan ve daha önce II. Grup Sivil Mimarlık Örneği olarak tescil edilen yapının bulunması.
74 ada 15 parsel, 28 Kasım 2022 tarihli ve 8394 sayılı kararla tescil edilmişti.
MEVCUT YAPININ YIKILMASINA SAKINCA GÖRÜLMEDİ
İncelemeler sonucunda, 74 ada 83 parseldeki mevcut binanın, mevzuatta tanımlanan kültür varlığı kriterlerini taşımadığı belirlendi.
Kurul, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ile ilgili yönetmelik maddelerine göre bu yapının koruma kapsamına girmediğini ifade etti.
Bu çerçevede, belediyenin alması gereken can ve mal güvenliği önlemleri sağlandığı takdirde mevcut binanın yıkımına engel bulunmadığına karar verildi.
Dolayısıyla, hukuki açıdan bu yapının kültür varlığı statüsünde olmadığı kesinleşti.
Kararın ikinci bölümü ise yeni yapı projesiyle ilgili farklı bir sonuca işaret etti.
YENİ PROJEYE TARİHİ YAPI ENGELİ
Mevcut binanın yıkımına izin verilmiş olsa da, yerine inşa edilmesi planlanan yeni yapı taslağı kurulun onayını alamadı.
Kurul, projenin kütle ve gabari ölçütlerini özellikle değerlendirdi ve sunulan taslağın yan yana bulunan tescilli yapıyı olumsuz etkilediği kanaatine vardı.
Bu nedenle yeni yapı taslağı uygun bulunmadı.
Kararın dikkat çeken yönü, mevcut binanın yıkımının mümkün görülürken, yeni binanın tescilli yapı üzerindeki potansiyel etkisi nedeniyle projenin ilerlemesine izin verilmemesiydi.
Başka bir deyişle, sorun mevcut yapının kültür varlığı olup olmamasından ziyade, yeni yapılaşmanın bitişikteki tescilli esere yaratacağı olumsuz etkiden kaynaklanıyordu.
KORUMA ALANI HARİTASINA ONAY
Kurul kararında yalnızca yıkım ve yeni yapı projesi ele alınmadı. 74 ada 15 parseldeki tescilli taşınmazın korunması amacıyla hazırlanmış 1/1000 ölçekli koruma alanı haritası da gündeme getirildi.
Yapılan değerlendirme sonucunda haritanın uygun bulunduğu ve onaylandığı bildirildi.
Bu adım, tescilli varlıkların sadece kendi sınırları içinde değil, çevresindeki yapılaşma ve müdahaleler açısından da korunmasını hedefleyen bir yaklaşımın benimsenmesini sağladı.
BELEDİYENİN BAŞVURUSU ÜZERİNE İNCELENDİ
Dosya, Çanakkale Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından Koruma Bölge Kurulu'na sunuldu.
Belediyenin 11 Ağustos 2026 tarihli başvuru yazısı ve ekleri, kurul tarafından incelendi. Ayrıca 19 Ağustos 2026 tarihli uzman raporu da değerlendirmeye alındı.
İnceleme sonrası kurul üyeleri, 74 ada 83 parseldeki mevcut binanın durumu ile yeni yapı projesini ayrı ayrı ele aldı.
Sonuçta, mevcut binanın yıkımı için güvenlik koşulları sağlandığında olumlu görüş alınırken, yeni taslak tescilli yapıya olumsuz etkisi nedeniyle uygun bulunmadı.
TARİHİ DOKU İÇİN KRİTİK MESAJ
Alınan bu karar, tescilli yapıların çevresinde yapılacak yeni inşaların sadece yeni binanın kendi özelliklerini değil, çevredeki tarihi yapı ile kuracağı ilişkiyi de dikkate alması gerektiğini ortaya koydu.
Özellikle kütle ve gabari gibi parametreler, yeni bir binanın yanındaki tescilli eserin görünümünü ve algısını doğrudan etkileyebiliyor.
Arslanca Mahallesi örneğinde de kurul, yeni projenin bitişikteki II. Grup Sivil Mimarlık Örneği'ni zarar verebileceği gerekçesiyle taslak projeye onay vermedi.
Bu karar sayesinde, 74 ada 83 parseldeki mevcut binanın yıkımı için engel kalmazken, yeni yapılaşmanın mevcut taslak üzerinden gerçekleşmesi mümkün olmadı.
İlerleyen süreçte, hazırlanan yeni projelerin tescilli yapının mimari ve tarihi özellikleriyle uyumlu olması ve koruma açısından yaratacağı etkilerin göz önünde bulundurulması şart olacak.

Haber Kaynağı: Haber Merkezi




SON YORUMLAR