Aynı miktarda kilo kaybına rağmen ciltte oluşan değişim kişiden kişiye farklılık gösteriyor. Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Fatih Doğan, kilo kaybı akabinde cilt sarkmasını etkileyen faktörleri ve cerrahi müdahale için münasip zamanın nasıl belirlendiğini anlattı.
Kilo kaybının sonrasında bazı kişilerde karın, kol ve uyluk bölgelerinde deri fazlalığı ortaya çıkarken bazı kişilerde yüz bölgesindeki hacim kaybı daha belirgin hale geliyor. Aynı miktarda kilo veren iki kişinin muhtelif sonuçlarla karşılaşabildiğine dikkat çeken Medicana Ataşehir Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Fatih Doğan, "Herkes için geçerli bir kilo sınırı yok. Kilo kaybının başlangıç ağırlığına oranının yanı sıra yaş, derinin kalınlığı ve elastikiyeti, deri altındaki yağ dokusu ve geçmişte yaşanan kilo değişimleri de değerlendirmede önem içeriyor" dedi.
Derinin de bir kilo geçmişi var
Tekrarlayan kilo alıp verme süreçlerinin ciltteki gevşekliği belirginleştirebildiğini söyleyen Prof. Dr. Doğan, "Bu vaziyet, ‘derinin hafızası’ olarak tanımlanabilmektedir. Özellikle daha önce birkaç kez 30-40 kilogram verip tekrar alan kişilerde deri fazlalığı daha belirgin görülebildiği için cerrahi öncesinde salt var olan kilo değil, hastanın kilo geçmişi de değerlendirilmektedir. Bunun yanında derinin kalınlığı ve esnekliği yanı sıra güneş maruziyeti ve deri altında kalan yağ dokusu da dikkate alınmaktadır" biçiminde görüş verdi.
Kilo kaybı yüz ve karın bölgesini muhtelif etkiler
Kilo kaybıyla beraber yüz bölgesindeki yağ dokusunun azalmasının yanaklarda hacim kaybına ve daha çökük bir görünüme yol açabildiğini ifade eden Prof. Dr. Doğan, karın bölgesindeki sarkmanın ise muhtelif unsurlardan kaynaklandığını dile getirdi ve sözlerini şöyle sürdürdü:
"Karındaki deri fazlalığının yanı sıra deri altında kalan yağ dokusu ve karın duvarındaki gevşeklik de görünümü etkiler. Muayenede bu unsurlar ayrı ayrı değerlendirilir. Böylece kişinin şikâyetine neden olan değişimin hangi dokulardan kaynaklandığı belirlenir."
Cerrahi müdahale için kilo dengesinin sağlanması beklenir
Kilo kaybı akabinde ameliyat için münasip zamanın belirlenmesinde son aylardaki kilo seyrinin önem taşıdığını dile getiren Prof. Dr. Doğan, kilo verme süreci devam eden kişilerde vücut ölçülerinin de değişmeyi sürdürdüğünü belirtti. Bu nedenle cerrahi planlamanın genellikle kilonun dengelenmesinin sonrasında yapıldığını ifade eden Doğan, "Deri fazlalığının bulunduğu bölgelerin ve bu vaziyetin günlük yaşama etkisi de karar sürecinde dikkate alınır. Yürürken deri kıvrımlarının birbirine sürtünmesi, aynı bölgelerde tekrarlayan pişikler veya deri kıvrımlarında yara oluşması kişinin günlük yaşamını olumsuz etkileyebilir. Çünkü deri fazlalığı sadece estetik kaygılara yol açmaz. Bu tür şikâyetler cerrahi değerlendirmeyi gündeme getirebilir. Ancak ameliyatın zamanlamasını hastanın kilo seyri ve genel sağlık durumunu beraber değerlendirerek belirlenir" diye konuşma yaptı.
Hastanın beslenme vaziyeti da cerrahide önem taşıyan
Kilo dengesi sağlandıktan sonra cerrahi değerlendirmede beslenme vaziyeti ve yara iyileşmesini etkileyebilecek sağlık sorunlarının da incelendiğini ifade eden Prof. Dr. Doğan, "Özellikle obezite cerrahisi geçiren kişilerde vitamin ve mineral eksiklikleriyle karşılaşılabilmektedir. Ameliyat öncesinde hastanın genel sağlık durumunun, beslenme değerlerinin ve iyileşme sürecini etkileyebilecek risklerin değerlendirilmesi gerekiyor. Ameliyat öncesinde yürütülen tetkiklerde saptanan beslenme eksiklikleri ve denetim altında olmayan diyabet gibi sağlık problemler cerrahi takvimi etkileyebilmektedir. Ameliyat akabinde tekrar belirgin kilo değişimi yaşanması da işlem yürütülen bölgelerin görünümünü etkileyebiliyor. Bu nedenle kilo denetimi, ameliyat sonrasındaki gözlem sürecinde de önem içeriyor" ifadelerini kullandı.




SON YORUMLAR