Türkiye’de Antroposen Çağında Sulak Alanlarda Ekolojik Riskler Çalıştayı Bilimsel Değerlendirme ve Sonuç Bildirgesi Yayınlandı

Tekin Uğurlu Haber | Son Dakika
•10:33
PAYLAŞ :
11GÖRÜNTÜLENME
Türkiye’de Antroposen Çağında Sulak Alanlarda Ekolojik Riskler Çalıştayı Bilimsel Değerlendirme ve Sonuç Bildirgesi Yayınlandı

TÜRKİYE’DE ANTROPOSEN ÇAĞINDA SULAK ALANLARDA EKOLOJİK RİSKLER ÇALIŞTAYI BİLİMSEL DEĞERLENDİRME VE SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDI 30.10.2026 Bu Haber 74 Kez…

TÜRKİYE’DE ANTROPOSEN ÇAĞINDA SULAK ALANLARDA EKOLOJİK RİSKLER ÇALIŞTAYI BİLİMSEL DEĞERLENDİRME VE SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDI

Bu Haber 74 Kez Okundu
  • Paylaş:
TÜRKİYE’DE ANTROPOSEN ÇAĞINDA SULAK ALANLARDA EKOLOJİK RİSKLER ÇALIŞTAYI BİLİMSEL DEĞERLENDİRME VE SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDI

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ev sahipliğinde yapılan “Türkiye’de Antroposen Çağında Sulak Alanlarda Ekolojik Riskler Çalıştayı” çıktı bildirgesi açıklandı.

Çalıştay dahilinde; tabii süreçlerin beşeri etkinlikler ve iklim değişikliği vesilesiyle yeni baştan şekillendiği Antroposen döneminde sulak alan ekosistemlerinin karşı karşıya kaldığı ekolojik riskler çok disiplinli bir yaklaşımla gözden geçirildi. Bildirgede; hidro-jeomorfolojik dönüşümlerden sediman kirliliğine, sayısal izleme teknolojilerinden çevre okuryazarlığına kadar yaygın bir yelpazedeki akademik veriler sentezlenerek kamuoyunun ve karar vericilerin dikkatine paylaşıldı.

1. Giriş ve Genel Çerçeve

Çalıştay sırasında sunulan araştırmalar, sulak alanların yalnızca su kütlelerinden ibaret olmadığını; biyolojik çeşitlilik, karbon depolama kapasitesi, kıyı koruması ve havza dengesi yönünden gezegenimizin hayati organları olduğunu göstermiştir. Bu ekosistemlerin korunması ve kalıcı idareyi, akademik esaslı veri akışına ve müesseseler arası eş güdüme dayanmaktadır.

2. Hidro-Jeomorfolojik Dönüşümler ve İklimsel Riskler

İklim değişikliği ve havza ölçekli beşeri müdahaleler, Türkiye çapında hem iç hem de kıyı sulak alanlarında kayda değer alan kayıpları ve ekolojik bozulmalar yaratmaktadır. Amik Gölü Havzası’nda geçmişte gerçekleştirilen kurutma ve hidro-jeomorfolojik müdahalelerin ovadaki tabii su dengesini değiştirerek taşkın risklerini artırdığı belgelenmiştir. Benzer biçimde Ladaş Gölü’nde su yüzeyi alanının önemli oranda daralması, Cilo ve Sat Buzul Dağları’nda iklimsel ısınmaya bağlı kütle kayıpları ile hassas buzul göllerinde gözlenen yüzey değişimleri, üst düzey dağ sulak alanlarının kırılganlığını ortaya koymaktadır.

Batı Ege havzalarında birleşik içten-kurak hava dalgası senaryoları sulak alan su bütçelerini tehdit ederken; delta ve lagün sistemlerinde yaşanan kıyı erozyonu ve alan daralmaları, havza ölçeğinde bütüncül su ve arazi yönetimini zorunlu kılmaktadır. Kızılırmak, Yeşilırmak, Yumurtalık ve Göksu deltalarında gözlenen kıyı gerilemeleri, küresel ölçekli deniz seviyesi değişimleri ve kıyı dinamiği üzerindeki insan baskılarının müşterek bir sonucudur.

3. Sediman Jeokimyası, Kirlilik ve İzleme Teknolojileri

Göllerimiz ve kıyısal lagünlerimizde biriken sediman kayıtları, çevresel kirliliğin ve antropojenik izlerin dikey profillerini sunmaktadır. Abalı Bükü, Gala Gölü, Erzurum Ovası, Acısu Çayı ve Küre Dağları su kaynaklarında sürdürülen araştırmalar; tarımsal drenaj, endüstriyel atıklar ve gemi söküm faaliyetlerine bağlı ağır metal zenginleşmelerini ve ekotoksikolojik riskleri ortaya koymaktadır. Çevresel adli jeokimya proksileri (Zr/Al, Ca/Al, Sr/Ca, S/TOC), imalat sektörü ve ziraat kaynaklı izlerin tabii arka plan değerlerinden adli titizlikle ayrıştırılabileceğini göstermektedir.

Bu kirlilik ve bozulma süreçlerinin erken saptamayı hedefiyle; Copernicus Sentinel uydu verileri, InSAR radar geometrisi, Yapay Zekâ tabanlı karar yardım sistemleri ve İHA fotogrametrisi gibi ileri teknolojilerin 7/24 izleme ağlarına dönüştürülmesi, sulak alan idareyi için belirleyici bir akademik altyapı oluşturmaktadır. Sultansazlığı Havzası’nda InSAR verileriyle saptanan yer subsidence’ı (çökmesi), yeraltı suyu kullanımının aralıksız izlenmesi gerektiğini kanıtlamaktadır. Ayrıca, Trakya sulak alanlarında saptama edilen üst düzey toprak organik karbonu stokları, bu ekosistemlerin mavi ve yeşil karbon koruma potansiyelini açıkça göstermektedir.

4. Sosyo-Ekolojik Risk Okuryazarlığı, Medya ve Antroposen Sineması

Ekolojik risklerin idareyi ve sulak alanların sürdürülebilirliği, akademik bulguların toplumsal bilince dönüştürülmesiyle mümkündür. Bireylerin, gençlerin ve eğitimcilerin sosyo-ekolojik risk okuryazarlığı düzeylerinin artırılması, ekolojik vatandaşlık algısının güçlendirilmesi ve su kaynaklarına için koruma bilincinin yaygınlaştırılması dev önem taşımaktadır. Bireysel ve kurumsal düzeyde su okuryazarlığının geliştirilmesi, çevre koruma kararlarının etkinliğini aracısız artırmaktadır.

Bu toplumsal farkındalığın inşa edilmesinde medya organları taşıtlar ve sinema sektörü eğitici ve birleştirici bir işlev üstlenmektedir. Türk sinemasında "Susuz Yaz"dan günümüz yapımlarına uzanan 60 yıllık aşamada sudaki mülkiyet, yönetişim ve kuraklık kaygılarının işlenişi, toplumsal su okuryazarlığının kültüre dair boyutunu yansıtmaktadır. Doğru ve nesnel haber akışının yanı sıra, çevre ve su bilincini işleyen eğitici filmler, belgeseller, Yapay Zekâ Destekli Genişletilmiş Gerçeklik (A-AR) sergileri ve kalıcı iletişim planlar, sulak alanların değerini ve iklim uyumunun önemini gelecek kuşaklara aktarmada estetik ve kalıcı bir öğrenme ortamı sağlamaktadır.

Sonuç

Sonuç olarak; sulak alanlarımız, geçmişten devraldığımız durağan su kütleleri değil; Antroposen çağında iklim krizine karşı en kuvvetli tabii kalkanlarımızdır. İleri uydu teknolojilerinden jeokimyasal adli analizlere, sinema ve medyadan toplumsal su okuryazarlığına uzanan bu bütüncül akademik yaklaşım; doğayı tahrip eden müdahaleler yerine bilimin rehberliğinde doğa esaslı çözümleri kayırmamız gerektiğini kanıtlamaktadır. Bugün atacağımız akademik ve kararlı hamleler, sulak alanlarımızı sadece korumakla kalmayacak, gelecek kuşaklara su bakımından dirençli ve kalıcı bir vatan bırakmanın en somut hamleyi olacaktır.


Prof. Dr. Ramazan Cüneyt ERENOĞLU

Üniversitelerarası Kurul Başkanı

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörü

Haber Kaynağı: Haber Merkezi

EDİTÖR|30.10.2026 • 10:33

Bilge Adam

HİSSET

BU HABER SENİ NASIL HİSSETTİRDİ?

CANLI
OKUR ETKİLEŞİMİ

HABER YORUMLARI (0)

Fikrinizi Paylaşın

Güvenlik · = ?

Doğru sonuca dokunun — yazmanıza gerek yok.

SON YORUMLAR

TrendOkuma