Nevruz Kutlamalarında Skandal Görüntüler: Bayrağa Hakaret ve Terör Propagandası
Son günlerde Nevruz şenlikleri adı altında sahnelenen bazı olaylar, Türkiye'nin gündemine bomba gibi düşerken, milli vicdanlarda derin bir yara açtı. Şanlı Türk bayrağımıza yönelik sergilenen kabul edilemez saygısızlıklar ve milletimizin hafızasına kazınan TUSAŞ saldırısının faillerini yücelten pankartların açılması, Zafer Partisi Çanakkale İl Başkanlığı tarafından "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne, milletimizin birliğine ve bağımsızlığına açık bir meydan okuma" olarak nitelendirildi.
Basın açıklamasıyla kamuoyuna seslenen Zafer Partisi Çanakkale İl Başkanlığı, şehitlerimizin kanıyla yoğrulmuş, milletimizin namusunu, onurunu ve istiklalini temsil eden Türk bayrağına uzanan her elin, bu milletin bağrına saplanmak istenen bir hançer olduğunu vurguladı. Bu hadsizliği gerçekleştirenler ve göz yumanlar en sert dille kınandı.
TUSAŞ Saldırısı ve Terörü Meşrulaştırma Çabaları: İhanetin Bariz Göstergesi
Türkiye'nin gururu TUSAŞ gibi kritik bir kuruma yönelik gerçekleştirilen hain saldırının arkasındaki güçleri öven veya eylemlerini meşrulaştırmaya çalışan zihniyetin yalnızca bir provokasyon değil, aynı zamanda açık bir ihanet göstergesi olduğu belirtildi. Partinin açıklamasında, terörü övmenin, teröristleri yüceltmenin; bu millete, bu devlete ve aziz şehitlerimize karşı işlenmiş ağır bir suç olduğu açıkça ifade edildi.
Nevruz'un Türk'ün köklü geleneğinde dirilişin, birliğin ve yeniden doğuşun simgesi olduğu hatırlatılırken, bu anlamlı günün bugün bölücülüğün, terör propagandasının ve milli değerlere düşmanlığın sahnesi haline getirilmesine izin verilmesinin en hafif tabirle basiretsizlik olduğu kaydedildi.
Terörle Mücadele ve İktidara Yönelik Eleştiriler
Zafer Partisi Çanakkale İl Başkanlığı, açıklamasında Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin terörle müzakere eden değil, terörü ebediyen tarihe gömen bir devlet olması gerektiğinin altını çizdi. "Barış süreci" adı altında yıllarca millete dayatılan ve terör örgütünü muhatap alan her yaklaşımın aslında teröre alan açmaktan, teröristleri meşrulaştırmaktan ve devletin itibarını zedelemekten öteye gitmediği ifade edilerek, şehitlerin aziz hatırasını yok sayan bu anlayış kesin bir dille reddedildi.
Açıklamada daha da vahim olarak nitelendirilen bir diğer konu ise, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın meclise davet edilmesini dile getiren, ona siyasi veya hukuki statü kazandırılmasını ima eden söylemlerdi. Bu tür açıklamaların milletin vicdanında derin yaralar açtığı ve devlet ciddiyetiyle bağdaşmadığı belirtildi. Terörist başından medet uman bir siyaset anlayışının Türk milletinin değerleriyle taban tabana zıt olduğu vurgulandı.
Gelinen noktada iktidarın terörle mücadelede net ve tavizsiz bir duruş sergileyemediği, milli değerlere yönelik saldırılar karşısında yeterli refleksi gösteremediği ve terörle arasına mesafe koyamayan yapılara karşı gerekli iradeyi ortaya koyamadığı iddia edildi. Devlet yönetmenin günü kurtarmak değil, milletin bekasını korumak olduğu belirtilerek, Türk milletinin sabrının zorlandığına dikkat çekildi. "Bu millet, bayrağına uzanan eli de, terörü öven dili de, terörle pazarlık yapan anlayışı da affetmez!" denildi.
Çanakkale'den Net Çağrı: Sorumlular Hesap Vermeli
Zafer Partisi Çanakkale İl Başkanlığı, Türk bayrağına yapılan her türlü saygısızlığı, terörü ve teröristleri öven alçak girişimleri, terörle müzakereyi meşrulaştıran politikaları, terör örgütü elebaşını meşrulaştırmaya çalışan söylemleri ve tüm bu süreçlere karşı sessiz kalan, gerekli iradeyi gösteremeyen iktidar anlayışını en güçlü şekilde kınayarak aziz milletimizin vicdanına havale etti.
Yetkili kurumlar, bu açık provokasyonlara karşı derhal harekete geçmeye, sorumlular hakkında en ağır yaptırımları uygulamaya ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin onurunu korumaya davet edildi. Açıklama, "Bu devletin temeli şehit kanlarıyla atılmıştır. Bu bayrak, kolay kazanılmamıştır. Ve Türk milleti, hiçbir şart altında diz çökmemiştir, çökmeyecektir!" sözleriyle sona erdi.
Haber Kaynağı: Haber Merkezi




SON YORUMLAR