Çanakkale Merkez Çarşı Caddesi, uzun yıllardır ticaretin ve güvenin kalbi olmuştur. Ancak son dönemde bu güveni derinden sarsan, yüzlerce hemşehrimizin birikimlerini tehdit eden devasa bir dolandırıcılık ağı ortaya çıktı. Şehrin tanınmış kuyumcularından Turan Kuyumculuk'ta yaşananlar, sahte altınların gölgesinde korkunç bir vurgunun işaretlerini taşıyor.
Olaylar zinciri, 31 Aralık 2025'te, bir müşterinin Turan Kuyumculuk'ta emanet ettiği altınlarını veya parasını geri almak istemesiyle başladı. Ancak kuyumcu Hasan Turan (56) ve oğlu M.T. (30), bu talebi karşılayamadı. Durumun ciddiyetini anlayan mağdur, derhal polis çağırdı ve baba-oğul 'nitelikli dolandırıcılık' şüphesiyle gözaltına alındı. Ne var ki, ilk mahkeme sürecinde serbest bırakılmaları, mağdurlar arasında büyük bir şok etkisi yarattı.
Bu kararın ardından mağduriyetlerini dile getirmek için bir araya gelen çok sayıda vatandaş, 13 Ocak 2026 tarihinde savcılığa akın etti. Bu dilekçelerin ardından soruşturma derinleşti ve Hasan Turan ile oğlu M.T. tekrar adliyeye sevk edildi. Bu kez, mahkeme Hasan Turan'ın tutuklanmasına hükmederken, oğlu M.T. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Sahte Altınlarla Kurulan Bir Vurgun Düzeni
Soruşturma kapsamında işletmelerde yapılan detaylı incelemelerde, polis ve bilirkişi ekipleri çarpıcı bulgulara ulaştı. Dükkanlarda farklı gramaj ve özelliklerde 112 adet altın, gümüş ve değerli taşın yanı sıra, 156 adet çeşitli marka saat ele geçirildi. Ancak en vahim olanı, işletmede yapılan aramalarda sahte altınların varlığı tespit edildi. Mağdurların vekili Avukat Alper Yavuz Ajlan'ın belirttiği gibi, dükkanda 'hatırı sayılır altın bulunması', dürüst bir ticari faaliyetten ziyade, halkın güvenini suiistimal eden sistematik bir dolandırıcılık düzeneğinin açık bir kanıtıydı.
Yüz Milyonlarca Liralık Zarar, Sayısı Bilinmeyen Mağdurlar
Avukat Alper Yavuz Ajlan, Çanakkale Adalet Sarayı önünde yaptığı açıklamada, davanın vahim boyutlarını gözler önüne serdi. Dosyadaki şikayetçi mağdur sayısının 143'e ulaştığını belirten Ajlan, 'Henüz utanç duygusuyla adli makamlara başvurmamış çok sayıda mağdurun olduğu da bilinmektedir' ifadeleriyle gerçek sayının çok daha yüksek olabileceğine dikkat çekti. Mevcut veriler ışığında, telafisi imkansız olan toplam zararın en az 200 ila 250 milyon Türk Lirası olduğu tahmin ediliyor. Bu devasa rakam, sadece bireysel bir kayıp değil, Çanakkale halkının toplumsal güvenine indirilmiş ağır bir darbe olarak kayıtlara geçti.
Serbest Şüpheliler İçin Acil Tutuklama Talebi: Kaçma Riski Kapıda
Avukat Ajlan, soruşturmanın seyrini değiştirebilecek kritik bir noktaya parmak bastı. Bir şüphelinin tutuklu olmasına rağmen, suça doğrudan iştirak eden diğer iki şüphelinin hala serbest olmasının 'adalet ve kamuoyu vicdanı için kabul edilemez' olduğunu vurguladı. Ajlan'a göre, serbest gezen şüphelilerin ciddi riskleri bulunuyor:
Kaçma ve Delilleri Karartma Riski
Edinilen güçlü duyumlar, serbest haldeki şüphelilerin mağdurların emeğiyle elde edilmiş varlıkları yurt dışına kaçırma ve kendilerinin de ülkeyi terk etme hazırlığı içerisinde olduklarını gösteriyor. Avukat Ajlan, 'Bu şahısların dışarıda geçirdiği her dakika, adaletin elinden kaçmaları için onlara tanınmış bir fırsattır. Kaçma şüphesi artık bir ihtimal değil, somut bir risk halini almıştır' sözleriyle aciliyetini dile getirdi.
Soruşturmaya Müdahale ve Eşitsizlik
Serbest bırakılan şüphelilerin dijital delillere müdahale etme, gizli tanıklar üzerinde baskı kurma ve soruşturmanın seyrini değiştirecek kritik verileri yok etme potansiyelinin çok yüksek olduğunu belirten Ajlan, bu durumun adalet önünde eşitlik ilkesini zedelediğine dikkat çekti. Ayrıca, tutuklu olan şüphelinin mal varlığının tespit edilen devasa zararı karşılamaya yetmediği açıkça ortadayken, suça iştirak eden serbest haldeki diğer iki şüphelinin mal varlıklarına derhal ihtiyati tedbir konulmasının hukuki bir zorunluluk olduğunu ifade etti. Aksi takdirde, mağdurların birikimlerinin elden çıkarılması veya yurt dışına transfer edilmesi riskiyle karşı karşıya kalındığını vurguladı.
Çanakkale Adalet Bekliyor
Avukat Alper Yavuz Ajlan, adalet mekanizmasına çağrıda bulunarak, kaçma hazırlığında olduklarına dair kuvvetli emareler bulunan serbest şüphelilerin hiç vakit kaybetmeksizin tutuklanmasını talep etti. 'Adalet, faillerin tamamı için aynı kararlılıkla işletilmelidir' diyen Ajlan, müvekkillerinin haklarını korumak ve tüm sorumluların yargı önünde hesap vermesini sağlamak amacıyla davanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını Çanakkale kamuoyu ile paylaştı. Şehrin kalbinde yaşanan bu büyük dolandırıcılık, adil bir sonuca ulaşmayı bekleyen yüzlerce mağdurun umudu ve güveni için kritik önem taşıyor.
Haber Kaynağı: Haber Merkezi




SON YORUMLAR